Geri Dön
Ekonomi‘Uzay hem gurur hem ticari fayda’

‘Uzay hem gurur hem ticari fayda’

Uzay programının medeniyet yarışı olduğunu belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Milli gurur tarafı var ama biz bunu sadece gurur için yapmıyoruz” dedi. Varank, bu yarışta ticari olarak Türkiye’nin ekonomik fayda elde edeceğini söyledi

‘Uzay hem gurur hem ticari fayda’

MİTHAT YURDAKUL, ASLIHAN ALTAY KARATAŞ Ankara

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Milli Uzay Programı’nın bir medeniyet yarışı olduğunu belirterek, “Milli bir sahiplenmeye ihtiyaç duyuyor. Partilerle iktidarlarla hiçbir alakası yok” dedi. Uzay yarışının teknoloji ve maliyete odaklandığını ifade eden Varank, “Yarışın tipi değiştiği için biz aslında geç kalmadık” ifadesini kullandı. Milliyet Ankara Bürosu’nu ziyaret eden Varank, Milli Uzay Programı hakkında bilgi verdi. Varank, özetle şunları kaydetti:

GEÇ KALMADIK: Dünya bu yarışa erken başladı. Teknoloji değişiyor ve dönüşüyor. “Daha mikro uydular üretmek, buralarda kuracağı istasyonlarla uzayda insanı daha fazla görebilir miyiz?” Şu anda buna odaklanılmış vaziyette. 1960, 70, 80’lerde bir roketi uzaya ulaştırmak 10 birimlik maliyetse şu anda 1 birimlik maliyet ama bunu şu anda nasıl daha aşağıya çekebiliriz, nasıl daha uygun bir şekilde uyduları ulaştırabiliriz bunun yarışı var. Yarışın tipi değiştiği için biz aslında geç kalmadık.

‘Uzay hem gurur hem ticari fayda’



BAYRAKTAKİ AY, AYDAKİ BAYRAK: Tabii ki milli gurur önemli. Türkiye’nin bunu başarıyor olabilmesi çok önemli. Ülke ismi önemli değil, bunlar uzay, ay hedeflerini ilan ettiklerinde, programın başındaki kişi şöyle bir cümle kurdu: ‘Bazı ülkelerin bayraklarında ay var, bazı ülkelerin ayda bayrakları var. Kimin bayraklarında ay var? İslam dünyasının, Müslüman ülkelerin. Çünkü biz hilale önem veriyoruz. Yani şunu diyor: İslam dünyasından hiçbir ülke bu işi başaramayacak, biz bunu başaracağız. Bu aslında bir medeniyet yarışı aynı zamanda. Burada bir milli gurur tarafı var ama biz bunu sadece gurur için, dünyaya teknolojimizin ne kadar geliştiğini göstermek için yapmıyoruz. Bu yarışta ticari olarak da Türkiye’nin ekonomik fayda elde edebileceğini göstermek için yapıyoruz. Milli bir sahiplenmeye ihtiyaç duyuyor. Partilerle iktidarlarla hiçbir alakası yok.

SAVUNMAYA YANSIMASI OLACAK: Türkiye Uzay Ajansı’nan yaptığı bütün faaliyetler uzayın barışçıl amaçlarla kullanılmasıyla ilgili faaliyetler. Tabii ki burada geliştirdiğiniz kabiliyetlerin savunma sanayi alanında, sanayinin bütün alanlarını ilgilendiren yansımaları olacaktır. Uzay için geliştirdiğiniz bir malzeme, size dünyada üreteceğiniz bir üründe çok büyük avantajlar getirebilir. Burada yetiştirdiğimiz insan kaynakları ilerde savunma sanayinde de çalışmak isteyebilir. İnşallah kendi yerli ve milli metre altı çözünürlükteki gözlem uydumuz İmece’yi 2022’de biz uzaya fırlatacağız. Bugün siz İHA’larla gözlem yapıyorsunuz. Bunların gidebileceği menziller, sınırlar belli. Ama uzayda yeterince uydunuz olsa, herhangi bir sıkıntı çıktığında çok rahat anlık herhangi bir noktadan görüntü alabilirsiniz. Ama Türkiye Uzay Ajansı’nın hedefleri askeri hedefler değil.

UZAY HUKUKU: Uzay hukuku alanında çok aktif şekilde çalışıyoruz. Birleşmiş Milletler nezdinde çok sıkı takip içerisindeyiz. Bugün uzaya bir cisim fırlattığınızda bunların kayıt altına alınması, buradaki özellikle yörünge haklarının kullanımı, bunlarla ilgili büyük tartışmalar var. Şu anda Space X firması dünyanın başka hiçbir ülkesine sormadan mini uydular fırlatıyor. Sadece kendi ülkesine haber veriyor, ABD bunları kayıt altına alıyor. Yarın bir gün bu fırlattığı uydularla Türkiye Cumhuriyeti devletine belki internet satacak.

UZAYA KİM GİDECEK?: Ben gitmeyeceğim. Bir Türk vatandaşının uzaya gitmesi önemli bir husus. Türkiye burada geç kalmış diyebiliriz. Turistik seyahat gibi tasarlamak istemiyoruz. Ya bir bilim insanımızı ya bir havacılık ile ilgili insanımızı yetiştirip uluslararası uzay istasyonuna göndermek istiyoruz. Bu doğa bilimleri ile ilgili bir deneysel çalışma da olabilir, bir malzeme bilimiyle ilgili, bir malzemenin oraya götürülüp orada radyasyona, ışığa tabi tutulup test edilmesi de olabilir, hatta küçük, mini uyduları oraya kadar götürülüp bizzat uzay istasyonundan uzaya salınması da olabilir. Tabii ki bunun çok zorlu testleri var, su altında test yapıyorlar. Yer çekimsiz ortama benzer ortamda testler yapıyorlar. Bunları da kaldırabilecek bir vatandaşımızı bir çağrıyla başvurular arasından seçme gibi bir niyetimiz var. İnşallah bu senenin sonuna kadar bunların hepsini netleştirmiş olacağız. Burada kimle çalışacağımıza da karar vermemiz lazım. Şu anda uzaya insanlı araç gönderebilen iki ülke var, ABD ve Rusya. İkisiyle de görüşüyoruz.

Cep telefonu devlerinin Türkiye ilgisi

Uluslararası telefon devlerinin Türkiye’de üretime geçmesini de değerlendiren Varank, şunları kaydetti:

“Global markaların Türkiye’ye büyük bir ilgisi var. İlk kez Oppo’yu, Türkiye’de deneme üretimlerine başladıklarını ilan etmiştim. Bugün de Xiamoi’nin deneme üretimlerine başladığını ilan ettik. Türkiye’de Xiamoi ve Salcomp yine teknoloji tedarikçisi bir firmayla, global bir markayla anlaşmış. Avcılar’da fabrikalarını şu an kuruyorlar, deneme üretimlerine başladılar. Diğer markaların da Türkiye’de üretim yapmakla ilgili çalışmaları devam ediyor. Önümüzdeki dönemde o markaları da duyuracağız. Sadece bunlar değil, yerli firmalarımız da bu dönemde tekrar yatırım yaparak, ‘acaba bir Türk markasını çıkarabilir miyiz’ diye; piyasada bir oyuncu olmak için yatırım yapmaya başladılar. Dolayısıyla akıllı telefon pazarında, Türkiye büyük bir oranda Türkiye’de üretilmiş telefonları tüketmeye, önümüzdeki dönemde başlayacak. Diğer global markaları da biz, biraz da zorluyoruz, gelsinler, Türkiye’de yatırım yapsınlar, üretim yapsınlar.”

Çok önemli bir referans

UZAY ARACININ ÜZERİNDE İSMİNİZ OLSUN İSTEMEZ MİSİNİZ?: Milli Uzay Programı’nda da seferberlik ruhunu yakalayacağız. İnsanlar çok istekli. Bu işi ilan ettiğimizde, profesyoneller bu işten çok etkilendiler ve isimlerinin orada olmasını istiyorlar. 2023 yılında ay ile temas edecek bir uzay aracının üstünde siz isminizin olmasını istemez misiniz? ‘Bak bu projenin şu kısmını ben Aselsan olarak yaptım, ben Roketsan olarak yaptım, ben Baykar olarak yaptım’ demek istemez misiniz? Çok önemli bir referans.

Fotoğraf:  Yavuz Özden Milliyet

Fatih'te kumaş yüklü kamyon tramvay yoluna devrildiFatih'te gece saatlerinde kumaş yüklü kamyon, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu demir korkuluklara çarparak tramvay yoluna devrildi. Kamyonun kasanda bulunan kumaş yüklü çuvallar yola savrulurken, sürücü de hafif şekilde yaralandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler