Geri Dön
GündemAK Parti Sözcüsü Çelik'ten CNN TÜRK'te flaş açıklamalar

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten CNN TÜRK'te flaş açıklamalar

Son dakika haberine göre Joe Biden'ın skandal açıklamasından sonra AK Parti Sözcüsü Çelik, CNN TÜRK canlı yayınında sert açıklamalarda bulundu. Çelik, "Tabii ki bu kararın siyasi sonuçları olacaktır." dedi. AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş da "Kalkıp bize en son ders verecek ülkenin ABD olduğunu hatırlatmak isterim." ifadelerini kullandı.

Ömer Çelik'in açıklaması şöyle: Bu karar her sene tartışılan ama hiçbir şekilde bu noktaya varmamış bir ifadeyle ortaya çıktı. Biz bu kararı baştan aşağıya gayrimeşru buluyoruz. Bu kararı şiddetle kınıyoruz. Hiçbir şekilde tarihsel dayanağı olmayan bir karar. O zamanki tarihi gerçeklerden hiç haberi olmayan bir karar. Biden'ın açıklamasında 1,5 milyon Ermeni'nin öldürülmesi gibi bir rakamın verilmesi esasında birebir bu kararın Ermeni tezlerinin kes kopyala yapıştır şeklinde önümüze geldiğini gösteriyor. Bölgedeki normalleşmeyi, Türkiye Ermenistan, Azerbaycan Ermenistan arasındaki normalleşme süreçlerini tamamen sabote etmiştir. Türkiye'nin normalleşme ile ilgili attığı kademeli adımlar vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından söylenen karşılıklı olarak arşivler açılsın beraber tartışsın tarihçiler ve çıkacak sonuca herkes saygı duysun. Ermenistan tarafı bu meseleyi engelledi buna girmedi. Arkasından çok önemli bir karar alınmıştı yıllar evvel. Karşılıklı güven adımları atılacaktı bunun eylem planı da yapılmıştı. Bu çıkarılan eylem planını maalesef Ermenistan Anayasa Mahkemesi iptal etti. Üçüncü bir aşamaya gelince aslında büyük bir fırsat vardı Karabağ savaşı sonrası bölgedeki normalleşme için bir mekanizma oluşturuluyordu. Nereden bakarsanız bakın tarihi bir tezi yok, hukuki bir temeli yok. Hem Türk ABD ilişkilerine zarar veren hem bölgedeki normalleşmeye zarar veren hem de yeni gelişmeleri engelleyen bir karar oldu. Bu kararın siyasi sonuçları olacaktır.

Müttefik olmamıza rağmen birtakım güvensizlik alanlarımız var. PKK'ya verdiği destek. İkincisi FETÖ'ye yönelik himaye devam ediyor orada, F-35 konusundaki tutumları... Biden dönemi bu negatif ajandaların elenmesi açısından bir şanstı. Ama bu kararla birlikte negatif ajandayı radikalleştirmiş oldu. Kafkasya'daki barış ile ilgili olarak atılacak adımları sabote etti. Arşivlerin açılması meselesi var... Her seferinde bundan kaçan Ermenistan tarafı. Ermenistan'ın kendi politikası da diasporanın elindedir. Diasporadaki bu radikal yaklaşımının Ermenistan'ı da böyle izole bir ülke olduğu herkes tarafından tespit ediliyordu. Biden'ın bu radikal Ermeni çevrelerinin radikal politikasına destek vererek normalleşmeyi engelleyen bir adım attığını görüyoruz. Biden dönemi pozitif değişim için bir şanstı. Bu kararın ne kadar yanlış olacağını değerlendirecek olan aslında Amerikan güvenlik sistemidir. Ama görüldüğü kadarıyla Biden yönetiminde siyasi kararların çok derinlemesine değerlendirilmeden alınacağı bir döneme girmiş oluyor.

Bunca yıl boyunca başkanların ekiplerinin Türkiye'nin değerini bilmesi; Türkiye'nin değerini konumunu takdir etmesiyle bu engellendi. Netice itibariyle Türkiye'nin attığı normalleşme adımları her zaman takdir edildi. İlk defa bir ABD Başkanı bu normalleşme adımlarını sabote eden bir adım atmış oluyor.

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş'un açıklamaları şu şekilde; Bunu şiddetle kınıyoruz. Bizim için bir sürpriz olmadı zaten her sene 24 Nisan geldiğinde acaba 'Büyük felaket mi denecek soykırım mı denecek?' diye her sene bunlar konuşulur. Burada Sayın Biden'ın tutarsızlığı dün Sayın Cumhurbaşkanımız ile bir telefon görüşmesi yapmış ve yeni dönemde Türk-Amerikan ilişkilerinin daha iyi bir noktaya gitmesi için çalışılacağı yönünde karşılıklı fikirler beyan edilmişken bunun bugün bu şekilde açıklanması bir kere her şeyden evvel büyük bir saygısızlıktır. İçeriği itibarıyla da asla kabul etmediğimiz, bütünüyle reddettiğimiz ve Amerikalılara bunu iade ettiğimiz bir ithamdır. Tamamıyla siyasetin oyuncağı olmuş bir düşüncedir. Biz bu tür tarihi olayların asla siyasetin konusu olmaması gerektiğini düşünüyoruz ama maalesef ABD Başkanı seçim kampanyası sırasında da özellikle Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanımız karşıtı fikirleriyle gündeme geldi. F-35'dir, S-400'dür, bu tartışmalar üzerinden Türkiye-ABD ilişkilerinin gerildiği bir döneme girdik. Bu sonuçları itibarıyla da Türk-ABD ilişkilerinin yepyeni bir döneme girdiğinin işaretidir. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bizim asla kabul etmeyeceğimiz, doğru bulmadığımız bir durumla karşı karşıya kaldık. İçeride belki ABD iç siyasetinin gereği olarak burada bazı Ermeni lobilerinin gönlünü hoş etmek için de bunlar söylenmiş olabilir. Bu kadar büyük problemlerin yaşandığı bu bölgede Türkiye gibi çok kuvvetli bir ülkeyi direkt karşılarına almak Amerikalılar bakımından da akıldışı bir iştir. ABD'nin milli menfaatlerine uygun bir durum değildir. Bütün bunların üstünde de şunu hatırlatmak isterim. Eğer bir soykırımdan bahsedilecekse şöyle dönsünler kendi tarihlerine baksınlar. ABD'nin kurulduğu Amerika kıtasının esas sahipleri olan yerlilerin nasıl soykırıma tabi tutulduklarını en iyi kendileri biliyorlar. Eğer insanlığa karşı işlenen suçlardan bahsedeceksek Vietnam'daki insanlık suçlarına baksınlar, Hiroşima'daki Nagazaki'deki Japon halkını yok ettikleri sadece o gün yaşayan insanları değil sonraki nesilleri de mahvettikleri o atom bombası saldırılarını hatırlasınlar. Kalkıp bize en son ders verecek ülkenin ABD olduğunu hatırlatmak isterim.

Bizimle ABD arasında Orta Doğu'ya ve bizim yaşadığımız bu coğrafyaya bakışta çok temel stratejik bir farklılık var. Biz bölge ülkelerinin daha fazla birleşmesinden, daha fazla iş birliği yapmasından yanayız. Maalesef ABD ise bu bölge halklarının daha fazla bölünmesi, daha fazla parçalanmasından yanadır. Bunu nereden görüyoruz işte PYD'ye YPG'ye bu binlerce TIR silah herhalde başka bir yerden gelmiyor. Bunlara hem silah destekleri hem askeri destekler hem siyasi destekler veriyorlar. ABD'nin bölgedeki ulusal menfaati bölge halklarının daha fazla bölünmesinden yanadır. Bizimse daha fazla birlikten yanadır. Bu açıklama bizim için yok hükmünde bir açıklamadır. Türkiye'nin tarihinde asla utanacağı bir şey olmamıştır. Ermeni soykırımı tamamen bir safsatadan ibarettir. Batılı bazı ülkelerin de gündeme getirmiş olduğu Türkiye karşıtı bir iddiadır. Bu iddianın maalesef ABD Başkanı tarafından tekrarlanmasını da kabul etmemiz mümkün değildir.

Biz de Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak çok tecrübeli bir devletiz. Bu coğrafyanın ana unsuruyuz. En üst perdeden Türkiye'nin çıkarlarını korumak için gereken cevaplarını Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde ortaya koyarız. Türkiye burada yapılacak işlerin altında kalmaz. Buradaki büyük haksızlığın karşısında gereken cevabı vereceğiz.

Bu söylediklerini gitsinler de şerefli Müslüman Kürt halkına anlatsınlar. Bizim kardeşlerimize nasıl eziyet yaptıklarını onlardan dinlesinler. Türkiye böyle bir saldırıyla karşı karşıya kalırken Türkiye ile az bir gönül bağı olan herkesin aynı safta ortak bir noktada durması gerekir. HDP'nin yaptığı bu açıklama akla ziyan bir açıklamadır. Kabul edilemez, doğru değildir. Gitsinler oradaki Kürt kardeşlerimizin annelerine babalarına sorsunlar. Bizim bu topraklarda Müslümanlar ve Ermeniler bir arada yaşadılar, ne oldu da birbirlerine düşman ettiler. Bugün PYD'nin arkasında duranların o gün nasıl o Ermeni çetecilere destek verdiklerini görsünler.

Kızını parka götüren baba ölmüştü! Şehir eşkıyaları böyle çatıştıŞişli'de kızını parka götürmek isteyen kişinin ölümüyle sonuçlanan çatışmaya ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde eli silahlı kişilerin rast gele ateş açtığı ve mahalledeki bir kişinin vurulduğu görülüyor. Sıkılan kurşunlarla araçların camları da patlıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet