Geri Dön
GündemBayram sofrasında aman dikkat! Körlüğe kadar gidebilir

Bayram sofrasında aman dikkat! Körlüğe kadar gidebilir

Oruç sonrası Ramazan Bayramı'yla birlikte yeme alışkanlıklarının yeniden değişmesi başta sindirim olmak üzere pek çok sorunu da beraberinde getirebiliyor. Bayram süresince kontrolsüzce tüketilen tatlı ve yemeklerin özellikle diyabet, hipertansiyon gibi rahatsızlıkları olanlar için büyük bir tehlike yarattığını söyleyen uzmanlara göre sonuç körlüğe kadar gidebilir!

Pandeminin başından beri bir araya gelip kutlanılamayan bayramlardan sonra koronavirüsün de etkisini yitirmesiyle ziyaretlerin coşkulu şekilde yaşanması bekleniyor. Uzmanlar ise duyulan bu özlemin bayram sofralarına yansımasından endişeli. Bayramda 'hayır' demek zor olsa da Uzman Diyetisyen Olcay Barış, bayramda sağlıklı ve doğru beslenmesiyle ilgili yapılabilecekleri sıraladı.

Ramazan ayı boyunca iki öğün olan beslenme düzeninin yerini daha sık besin tüketimine bırakacağını söyleyen Olcay Barış, "Bir ay boyunca yavaşlayan metabolizmayı yavaş yavaş harekete geçirmek gerekir. Eğer hızlı bir şekilde öğün tüketimi ve aşırılığa kaçma olursa midede hazımsızlık, gaz, şişkinlik, reflü, gastrit şikâyetleri başlayabilir" dedi. Ramazan ayının ardından dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın kahvaltıyı atlamamak olduğunun altını çizen diyetisyen Barış, düzenli yapılan ve protein içeriği yüksek bir kahvaltının ardından uzun süre aç kalınmaması ve ara öğünlere yer verilmesi gerektiğini de söyledi.

Bayram sofrasında aman dikkat Körlüğe kadar gidebilir

"Özellikle yaz aylarında çeşitleri ve renkleri bol olan sebze-meyve grubunu günlük olarak mutlaka tüketmeye özen göstermek gerek. Porsiyonuna dikkat ederek tüketeceğiniz meyvelerden kırmızı-mor renkte olanlarının antioksidan özelliği yüksek" ifadelerini kullanan Olcay Barış, suyun günde 10-12 bardak tüketilmesi gerektiğine dikkat çekti. Barış, gün içerisinde sıklıkla çay ve kahve tükettikten sonra dirüetik (idrar söktürücü) etkiden dolayı suya ihtiyaç duyulacağını, bu sebeple çay-kahveyi günde 4-5 fincandan fazla tüketmemeye özen gösterilmesi gerektiğini söyledi. "Ramazan sonrası beslenmenizde olduğu kadar hareket etmeye de özen göstermelisiniz. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği haftada 150 dakika orta tempoda hareketi hayatınıza katmayı unutmayın" uyarısında da bulundu.

EN ÇOK BU YANLIŞLAR YAPIYORUZ!

Bayramlarda insanların genellikle özlem duyduğu yiyecek ve içecekleri fazla tüketip yeterli sıvıyı almadıklarının altını çizen Barış, "Pişirme yöntemleri arasından kızartmayı daha çok tercih etmek, hamur işine yönelmek, tatlıyı fazla kaçırmak en çok yapılan yanlışlar arasında" dedi. Bunlardan kaçınmak için gün içerisinde et, tahıl, süt ve sebze ürünlerini ihtiyacımız doğrultusunda tüketmemiz gerektiğini de aktardı. Barış, "Uzun süre aç kalmadan tatlıya yönelmeyi engelleyebilir, yeterli su tüketerek gazlı içecek ve meşrubat tüketiminin önüne geçebiliriz" tavsiyesini paylaştı.

Bayramın vazgeçilmezlerinden biri de şerbetli tatlılar. Hemen her evde ikram edilen tatlılar için dikkat edilmesi gereken noktaları Olcay Barış şu şekilde anlattı:

"Yedikçe daha çok yeme isteği oluşturan tatlılar kan şekeri düzensizliğine neden olabiliyor. Bu yüzden öncelikle kan şekeri dengesini ayarlamak için ana ve ara öğünlerden oluşan beslenme programını hayatınıza katmalı, uzun süre aç kalmamalısınız. Kan şekeri dengeleyici tarçını süt-yoğurt-meyve grubu ile birlikte tüketebilir böylece tatlı ihtiyacınızı bastırabilirsiniz."

Bayram sofrasında aman dikkat Körlüğe kadar gidebilir

KÖRLÜKLE SONUÇLANABİLİR

Bayramda yemeği fazla kaçırıp hazım problemi çekenler için rezene çayını öneren Barış, "Hem gaz gidericidir hem de mideyi rahatlatır. Aynı zamanda probiyotik etkisiyle kefir de sindirim sorunlarının önüne geçmek için birebir. Baharatlardan kimyon çok fazla tüketilmediği sürece mideye iyi gelir” ifadelerini kullandı. 

Diyabet, kalp hastalığı, hipertansiyon gibi kronik hastalıkları olanların bayram ziyaretlerinde yağ, şeker ve basit karbonhidratlardan kaçınmanın oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Olcay Barış, "Bayram ikramlarına dikkat etmek, misafirliğe gitmeden önce hafif bir ara öğün ile (kuru meyve + ceviz gibi) açlığı yatıştırmak bir sonraki öğünde fazla tüketimin önüne geçmek için etkili bir yöntem. Bayramda sık sık az az yemeye özen göstermeli, sindirim sistemini yormayan sağlıklı besinler tüketilmeli. Aynı zamanda hafif tempolu yürüyüşler gibi fiziksel aktiviteleri de unutmamak gerek" diye konuştu.

DHA’ya konuşan Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Selim Bölükbaşı ise, bu dönemde özellikle diyabet hastalarına dikkat etmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi. Bölükbaşı, “Özellikle diyabet hastaları, Ramazan Bayramı’nda fazla şeker tüketimi yüzünden diyabetik retinopati riski taşır. Diyabetik retinopati retinada geri dönüşümü olmayan ve ciddi hasarlar bırakan kronik bir hastalık. Bazı diyabet hastalarında körlükle dahi sonuçlanabiliyor" bilgisini verdi.