Geri Dön
Gündem‘Bugün olsa Atatürk nakille yaşardı’

‘Bugün olsa Atatürk nakille yaşardı’

Dünyanın önde gelen organ nakli otoritelerinden biri olarak kabul edilen ve ‘Karaciğer nakli yapan ilk Türk doktor’ unvanına sahip Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, dolu dolu yaşadığı yılları ‘Hatırda Kalanlar’ kitabında anlattı. İlk nakil heyecanından, Sadri Alışık’ın da aralarında bulunduğu ünlü isimlerle anılarına kadar yaşamından kesitler aktaran Prof. Dr. Kalayoğlu ‘Atatürk bugün kurtarılabilir miydi?’ sorusunu ‘Nakille yaşardı’ diye yanıtladı.

‘Bugün olsa Atatürk nakille yaşardı’

 

MELTEM GÜNAY İstanbul - Karaciğer nakli yapan ilk Türk doktor unvanına sahip olan, dünyanın en iyi cerrahları arasına ismini yazan ve “Dünyada yaşayan en yenilikçi 20 çocuk cerrahı” listesinde yer alan Türkiye’nin “Altın neşteri” 80 yaşındaki Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, dolu dolu yaşadığı yılları kendi kaleme aldığı “Hatırda Kalanlar” isimli kitabında anlattı. Remzi Kitabevi’nden çıkan kitabında gelecek nesillere ilham olacak anılarını anlatan Prof. Dr. Kalayoğlu, Türk siyasi hayatının karmaşa dönemlerinde geçen gençlik yıllarını, Ankara, New York, Pittsburgh, Madison, İstanbul hattındaki yaratıcı ve üretken meslek yaşamını kaleme aldı.

Mühendislik olmayınca...

Prof. Dr. Kalayoğlu eşine az rastlanılan “Münci” isminin “kurtarıcı” anlamına geldiğini paylaştığı kitabında, ölümden döndüğü bebeklik döneminde yaşadıklarını da anlattı. Öğretmen annesi ve savcı babasıyla ilgili anıları da kaleme alan Prof. Dr. Kalayoğlu, tıp fakültesi okumasına yol açan yaşanmışlıkları şöyle aktarıyor:

“Mühendis olmak istiyordum. İstanbul Teknik Üniversitesi’nin sınavına girdim ancak matematiğim çok iyi olduğu halde heyecandan 625’in karekökünü 25 yerine 15 yazmışım. Kazanamadım Teknik Üniversite sınavını. Annem ‘Fen Fakültesi’ne git’ dedi. Ben de matematik bölümüne kaydoldum. Bir hafta sonra babam geldi, Tıbbiyeye gitmiş bakmış. Bu sefer de babam tıp okumamı istemiş, sınavların gününü öğrenip bana ‘Yazılı imtihan var, hemen git kaydol’ dedi. Ankara Tıp Fakültesi sınavına girdim. En yakın arkadaşlarım mühendisliği kazanmışlardı, bir nevi depresyondaydım. O kafayla tıp fakültesi sınavına girdim. Yazılı imtihana 150 kişi girdi, 50 kişi alıyorlardı. Bir gün babam geldi ‘Gel bir öpeyim seni’ dedi. Meğer her gün Tıp Fakültesi’ne gidip sınav sonuçları asıldı mı diye bakıyormuş. O gün 49’uncu sırada Tıp Fakültesi’ni kazandığımı görünce koşa koşa eve gelmiş. Tıp Fakültesi’ne kaydoldum. Bir tek annem ağlıyordu ‘Bu çocuk zayıf bir çocuk. Kan, irin görünce dayanamaz, asabı bozulur, kaldıramaz’ diye. Ne bilsin annem o zamanlar oğlu dünyanın en kanlı ameliyatlarını yapacak, iki eli neredeyse bir kan gölünün içinden çıkamayacak.”

‘Hayatımdaki tek hırsızlık’

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okurken yaşadığı ekonomik sıkıntıları da yazan Prof. Dr. Kalayoğlu, hayatındaz ilk ve tek hırsızlığını “Okuldaki iskeleti alıyoruz evde çalışıyoruz, olmuyor. Ayhan’la bir gün Mamak’a gittik. İki tane kafatası çıkardık. Kese kâğıtlarına koyup getirdik. İyice yıkadık, sabunladık, tertemiz ettik. 28 tane kemik var kafatasında, sağlı sollu onlar ayrılıyorlar. Anatomi dersinin en zor kısmı kafatası delikleri. Onların hepsini öğrendikten sonra kafatası bulamayan arkadaşlarımıza veriyoruz” diye anlatıyor. O sınavdan çok iyi not aldığını söyleyen Kalayoğlu, fakülteyi bitirdikten sonra Hacettepe Tıp Fakültesi’nde ihtisasa başlaması ve sonrasında girdiği ilk karaciğer ameliyatı ile Amerika’ya gidişi de detaylandırıyor. Amerika’da İngilizcesi çok iyi olmadığı için zorlandığında Türkiye’ye dönmeye karar verdiğini ama ailesinin desteğiyle bu engeli de aşmak için çabaladığını anlatan Prof. Dr. Kalayoğlu, Türk kahvesinin lisan öğrenmeye katkısıyla ilgili de “Lisanı ilerletmekte, herkesle bilhassa kadınlarla bir anda arkadaş olmamın da etkisi büyük oldu. Bu kapıyı da Türk kahvesi açtı” diyor.

İlk nakil heyecanı

Amerika’da çalıştığı hastanede yaşadığı ilginç olayları da detaylarıyla dile getiren Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, Türkiye’deki akademisyenlik yıllarını, evliliğini ve Pittsburg’a ikinci gidişine kitabının ikinci bölümünde yer veriyor. Prof. Dr. Kalayoğlu, kitapta ilk başarılı karaciğer naklini yapan Dr. Thomas Starzl ile nasıl çalışmaya başladığını da anlatırken, Dr. Starzl ile Atlanta’dan aldıkları ve Pittburgh’a getirerek naklettikleri karaciğerin hikâyesini de detaylarını kitabından öğreniyoruz. İki yıl boyunca, 168 kez uçakla karaciğer almaya gidip Pittburgh’a döndüğünü ve Dr. Starzl’ı asiste ettiğini söyleyen Prof. Dr. Kalayoğlu, 1983 senesinde Wisconsin’de organ nakli bölümünü kurdu. Nakledilecek organların korunmasında önemli rol oynayan Wisconsin Solüsyonu’nu insanlarda ilk kez kullanan Prof. Dr. Kalayoğlu, kitapta, dünyada bir ilk olan ve çok ender hastalığa yakalanan 14 aylık bebeğe aynı anda karaciğer ve ince bağırsak operasyonunu ve yine dünyada ilk kez domuz karaciğerinin insan yaşamını kurtarması operasyonunu da anlatıyor. Prof. Dr. Kalayoğlu, kitabında, Güney Amerika’da yaptığı karaciğer naklini, başarılı geçen operasyon sonrasında başka bir doktorun verdiği yanlış ilaç nedeniyle hastanın ölümünü ve sonrasında yaşananları da dile getiriyor. Kitapta birbirinden ilginç ve önemli vakaları anlatırken Prof. Dr. Kalayoğlu’nun Amerikalı doktorları “tespih çekmeye” nasıl alıştırdığını da okuyucusuyla paylaşıyor.

‘Atatürk yaşardı’

Prof. Dr. Münci Kalayoğlu’nun kitabında ‘Atatürk bugün kurtarılabilir miydi?’ sorusununun yanıtını da bulmak mümkün. Kalayoğlu, bu soruya kitabında “Atatürk’ün karaciğeri küçülmüş, sirozunun Hepatit’ten kaynaklanma ihtimali var. Ama bundan daha önemlisi Atatürk bugün hasta olsaydı karaciğer nakli yapılır ve yaşardı. Yani bugünkü imkanlarla kurtulurdu” yanıtı veriyor.

Ameliyathanede Tatlıses

Ünlü cerrah kitabında hayatına neşe katan anıları da bizlerle paylaşıyor. ABD’de ameliyat sırasında müzik dinleyen ekibine yaptığı sürprizi Prof. Dr. Kalayoğlu şöyle anlatıyor:

“Ameliyat benim için ibadet gibidir, ameliyathane ise mabet. Bizim gençler bazen ameliyat sırasında müzik dinlemek isterler. Şöyle klasik müzik falan dinleseler neyse, istedikleri müzik rap tarzı müzikler. Ses çıkarmam ben de onlarla birlikte dinlerim. Ancak Wisconsin’de olay artık yüksek sesle ve izin almaksızın her an her tarz müzik dinlemeye dönünce bir gün evden bir kaset getirdim ve tam müziğe koyacakları sırada ‘Çocuklar bugün müzik benden, ben de sevdiğim kaseti getirdim, biraz da benim sevdiği müzikler çalınsın’ dedim. O gün ameliyathanede ameliyat boyunca İbrahim Tatlıses çaldı. Hiç seslerini çıkarmadan işlerini yaptılar. Ameliyat son derece başarılı geçti ancak bir daha benim ameliyatlarımda tam bir sessizlik hakim oldu, ameliyathanede müzik dinlemek kimsenin aklının ucundan bile geçmedi.”

‘Çok çalışmalı, iyi lisan bilmeliyiz’

Kitabını Kovid-19 pandeminde yazan ve BioNTech aşısını geliştiren Türk asıllı bilim insanları Prof. Dr. Özlem Türeci ve Prof. Dr. Uğur Şahin’e teşekkür eden Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, gençlere şu öğütlerle yol gösteriyor:

“*Genç arkadaşlarıma devamlı çalışmalarını öğütlerim. Çünkü öğrenmenin yaşı yok. Çok çalışmalıyız. Çok iyi lisan bilmeliyiz. Yenilikleri anında öğrenip ülkemizde uygulamaya geçmeliyiz. Bildiklerimizi yeni nesillere aktarmalıyız. Öğrenmekten öğretmekten korkmamalıyız. ‘Ben ben’ dememeliyiz. O kadar çok öğretilecek ve öğrenilecek yenilikler var ki eğer insana yatırım yaparsak ileride çok kazancımız olur. Her sabah kalktığımda ameliyata girmek beni mutlu ediyor. Ameliyata girmesem de en azından hastanede olmak. Başka ne yapmak isterim ki. Ben, sabah geç kalkıp golfe giden insanlardan olamam. Bütün bilgilerime yazık olur. Bilgilerimi o veya bu şekilde yeni hekimlere aktarmam gerekiyor.”

‘Bugün olsa Atatürk nakille yaşardı’

Sadri Alışık’tan ‘Bir Münci’ şiiri

Sinema yıldızı Sadri Alışık’a başarılı bir operasyonla karaciğer nakli yapan Prof. Dr. Kalayoğlu şöyle anlatıyor:

“Sadri Bey’e sordum, ‘Şimdiye kadar ne kadar içtiniz’ diye. ‘Hani şu mazot taşıyan tankerler vardır bilir misin? İşte o tankerleri dolduracak kadar, 20 ton falan’ dedi. Gerçekten hastaya baktım, yüzüne baktım, tetkiklerini gördüm ve oradaki hocalara, benden konsültasyon isteyen abilerime fikrimi söyledim. Sadri Alışık ‘Bir ‘Münci’ (kurtarıcı) geldi, beni kurtardı’ diye şiir yazmış. Sonra ben Amerika’ya döndüm. Tekrar kötüleşmiş, komaya girmiş. Alışık’a Wisconsin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 7 saat süren bir ameliyat sonucu karaciğer nakli yaptık.”

altın fiyatları masaüstüaltın fiyatları mobil
THY yolcularını meme kanseri konusunda bilgilendiriyorMisafirlerinin seyahat sağlığı ve güvenliğini en ön planda tutan bayrak taşıyıcı havayolu Türk Hava Yolları 15 – 31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştireceği 160 uçuşta meme kanseri riskine dikkat çekecek. Kabin ekiplerinin pembe kurdele takacağı ve özel anons ile yolcuların bilgilendirileceği uçuşların ilki İstanbul’dan Ankara’ya gerçekleşti.
bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler