Geri Dön

En değerli miras

Türkiye, tarihin ve doğanın torpil yaptığı, pek çok ülkenin kıskanacağı değerlere sahip bir ülke. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde 16 doğal ve kültürel değerimiz var. 72’si de geçici listede yer alıyor. Çoğumuzun varlığından bile haberdar olmadığı tüm bu güzellikler ziyaretçilerini bekliyor

En değerli miras

Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Türkiye, adeta açık hava müzesi. Bu topraklar, yüzyıllar öncesine uzanan tarihi eserlerinin yanı sıra dünyada eşi az bulunur doğal güzelliklere de sahip. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde, yer alan 16 doğal ve kültürel değerimizle bunu tescilledik. Üstelik 72’si de Dünya Miras Geçici Listesi’nde, kalıcı listeye girmek için bekliyor.
Peki, biz bu güzelliklerin ne kadar farkındayız? Yurt dışından ziyaretçi akınına uğrarken, pek çoğumuz bu yerlerin adını bile bilmiyoruz. Dünya Miras Listesi’nde yer alan bu değerleri tanıtalım istedik. İşte bu toprakların en güzel mirasları:
İlk kabul edilenler
1İstanbul´daki Tarihi Yerler: Roma, Doğu Roma ve Osmanlı gibi büyük imparatorluklara başkentlik yapan İstanbul 1985’te listeye 4 bölge olarak dahil edildi. Bu bölgeler, Hipodrom, Ayasofya, Aya İrini, Küçük Ayasofya Camisi ve Topkapı Sarayı’nı içine alan Sultanahmet Kentsel Arkeolojik Sit Alanı; Süleymaniye Koruma Alanı; Zeyrek Koruma Alanı ve İstanbul Kara Surları Koruma Alanı’nı içeriyor.
2Kapadokya ve Göreme Milli Parkı: 1985’te hem kültürel hem doğal miras olarak listeye giren Kapadokya, 60 milyon yıl önce Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların yağmur ve rüzgâr tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıktı. Göreme, 7-13. yüzyıllar arasında baskılardan kaçan Hıristiyanların yerleşmesiyle Hıristiyanlığın önemli bir merkezi oldu.
3 Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası: Sivas’ta bulunan eser, 1985’te listeye girdi. 1228-1229’da yaptırılan İslam mimarisinin bu başyapıtı, zengin Anadolu geleneksel taş işçiliği örneklerine sahip. Plan tipi ve süsleme olarak bir benzeri yok.
4 Hattuşa - Hitit Başkenti: 1986’da listeye alınan Hattuşa (Çorum, Boğazköy), Hitit İmparatorluğu’nun başkenti olarak Anadolu’da yüzyıllar boyu çok önemli bir merkez olmuş. Kazılarda bölgede 5 kültür katı çıktı. Bu katlarda Hatti, Asur, Hitit, Frig, Galat, Roma ve Bizans dönemlerinden kalma kalıntılar bulundu.

Tanrılara adanan bir mezar
5 Nemrut Dağı: 1987’de listeye giren dünyanın 8 harikasından biri olan Nemrut Dağı, Adıyaman’da bulunuyor. Nemrut Dağı yamaçlarında hükümdarlık yapmış olan Kommagene Kralı I. Antiochos’un tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için yaptırdığı mezarı, anıtsal heykelleri ve benzersiz manzarası ile Helenistik Dönemin en görkemli kalıntılarından biri. İyi korunmuş durumdaki dev heykeller kireçtaşı bloklarından yapılmış ve 8-10 metre yükseklikte. Varlığı bilinmekle beraber kral mezarı, henüz keşfedilemedi.

Dünyada örnekleri yok
6 Pamukkale ve Hierapolis Milli Parkı: 1988’de doğal ve kültürel değer olarak listeye girdi. Çaldağı’nın gelen kalsiyum oksit içeren suların oluşturduğu beyaz travertenler ve geç Helenistik ve erken Hıristiyanlık dönemlerine ait kalıntılar içeren Hierapolis arkeolojik kenti, antik çağlardan bugüne kadar ulaşan en çarpıcı merkezlerden biridir.
7 Xanthos-Letoon: 1988’de listeye giren bu iki kent, Fethiye’de bulunuyor. Xanthos, Antik Çağda Likya’nın en büyük idari merkezi idi. Pers, Roma ve Bizans egemenliğine giren kentte, yerleşen her uygarlığın inşa ettirdiği yapılarda, Likya, Helenistik ve Roma dönemi etkileri görülmekte. Letoon ise Likya’nın dini merkezi konumundaydı. Bu kutsal alanda Leto, Apollon ve Artemis tapınakları bulunuyor.

Ender yerler arasında

8 Tarihi Safranbolu Şehri: 1994’te UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren Safranbolu, mimari gelenekleri, özellikle yarı ahşap, üç odalı Pontian Yunan stilinde depreme dayanıklı evleriyle bütünü sit ilan edilmiş ender kentlerden biri.

9 Truva Antik Kenti: 1998’de listeye giren Truva (Troya), dünyadaki en ünlü antik kentlerden biri. Homeros tarafından yazıldığı sanılan iki manzum destandan biri olan İlyada’da bahsi geçen Truva Savaşı’nın gerçekleştiği antik kentteki 9 katman, kesintisiz olarak 3000 yıldan fazla bir zamanı göstermekte.
10 Selimiye Camii ve Külliyesi: Edirne’de bulunan eser 2011’de listeye girdi. 16. yy’da Sultan II. Selim adına Mimar Sinan’a yaptırılan cami, teknik mükemmelliği, boyutları ve estetik değerleriyle döneminin ve sonraki zamanların en muhteşem eseridir.
11 Çatalhöyük Neolitik Kenti: 2012’de listeye girdi. Yerleşik toplumsal hayata geçişle birlikte, tarımın başlangıcı ve avcılık gibi önemli sosyal değişim ve gelişmelere tanıklık eden Çatalhöyük, günümüzden 9 bin yıl önce iskân edilmiş, çok geniş bir Neolitik Çağ ve Kalkolitik Çağ yerleşim yeridir.
12 Bergama Antik Kenti: 2014’te listeye giren Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı, Helenistik ve Roma Dönemlerine ait pek çok istisnai örneği içerisinde barındırıyor.
13 Cumalıkızık Köyü: Bursa’da bulunan Cumalıkızık, 2014’te listeye girdi. Kuruluşu 1300’lü yıllara uzanan köyde, Osmanlı erken döneminin kırsal kesim sivil mimari örnekleri günümüze ulaşmayı başarmıştır.
14 Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri: 2015’te listeye girdi. 7 bin yıllık tarihsel varlığını sürdüren Diyarbakır Kalesi’nin yanı sıra kaleyle bağlantısı olan Hevsel Bahçeleri şehrin yiyecek ihtiyacını karşılayan önemli bir doğal alandır.

En değerli miras

Önemli bir hac mekânı
15 Efes Antik Kenti: İzmir Selçuk’ta bulunan Efes, 2015’te listeye girdi. Antik dönemin en önemli merkezlerindendi ve tarih öncesi dönemden başlayarak Helenistik, Roma, Doğu Roma, Beylikler ve Osmanlı dönemleri boyunca yaklaşık 9000 yıl kesintisiz yerleşim gördü. “Dünyanın Yedi Harikası”ndan biri olan Artemis Tapınağı, günümüzde Hıristiyanlar tarafından hac mekanı olarak kabul edilen Meryem Ana Evi ve beylikler döneminde inşa edilen İslam yapıları ile Efes, aynı zamanda dini tarih açısından da bugün hâlâ ayakta olan benzersiz bir tarihi birikim sunmakta.

En değerli miras

Kültürlerin buluşma yeri
16 Ani Arkeolojik Alanı: 2016’da listeye giren Ani, Kars’ta, Türkiye-Ermenistan sınırında yer alıyor. Erken Demir Çağı’ndan 16. yüzyıla kadar yerleşimin sürekli olduğu Ani, Orta Çağ’ın şehircilik, mimarlık ve sanat açısından gelişiminin, tüm zenginlik ve çeşitliliğinin bir arada görüldüğü, çok kültürlü bir İpek Yolu yerleşimi. Ermeni, Gürcü, Bizans ve Selçuklu kültürlerinin buluşma noktası olan Ani, bu kültürlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkan mimari özellikleriyle daha sonra Anadolu ve Kafkasya’ya yayılan Ani’ye özgü bir mimari dilin oluşmasında etkili olmuş.

Çocuğa cinsel istismar iddiası ilçeyi ayağa kaldırdıErzurum'un Narman ilçesinde bir kişinin 11 yaşında bir erkek çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiası ortalığı karıştırdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber