Geri Dön
GündemKarısını aldatan yandı! Yargıtay'dan şok karar

Karısını aldatan yandı! Yargıtay'dan şok karar

Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kendisine şiddet uygulayan kadınla, eşini aldatan erkeğin eşit kusurlu olduğuna hükmeden mahkeme kararını bozdu. Yüksek Mahkeme, davacı erkeğin kusurlarının, eşine şiddet uygulayan davalı kadına nazaran daha ağır olduğunun kabulü gerekirken, tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulünün doğru olmadığına hükmetti.

Karısını aldatan yandı! Yargıtay'dan şok karar

İddiaya göre; agresif ve kıskanç bir karaktere sahip kadın, kocasına şiddet uygulayıp onu bıçakladı. Öfkeli kadın, başka kadınlarla gezerek kendisini aldattığı iddiasıyla bıçakla yaraladığı kocasını tehdit etti. Eşinden şiddet gördüğünü öne süren koca 1. Aile Mahkemesi'ne boşanma davası açtı. Mahkemede ifade veren davalı kadın, davacı erkeğin ise başka kadınlarla gezdiğini, bir kadınla kendisini aldattığını öne sürdü, ailesine maddi destekte bulunmadığını söyledi.

Kadının tazminat talebini de reddeden mahkeme, tarafları eşit kusurlu kabul ederek boşanmalarına karar verdi. Davalı kadın temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Davacı erkeğin dilekçeler aşamasında yalnızca davalı kadının şiddet uyguladığı vakıasına dayandığına dikkat çekilen Yargıtay kararında, "Tarafların dayanmadığı vakıaların hükme esas alınması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacı tarafça usulüne uygun şekilde süresince ileri sürülmeyen ve dayanılmayan şiddet dışındaki vakıaların davalı kadına kusur olarak yüklenilmesi usul ve kanuna aykırıdır. O halde mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen davacı erkeğin kusurlarının, eşine şiddet uygulayan davalı kadına nazaran daha ağır olduğunun kabulü gerekirken tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır. Boşanmaya neden olaylarda davacı erkek ağır kusurlu olup, gerçekleşen kusurlu davranışları, boşanma sebebiyle mevcut ve beklenen menfaatleri haleldar olan kadın yönünden aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olduğu ortadadır. Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuştur. Bu duruma göre davalı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. Davalı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru değildir. Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur. Kararın bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir." denildi.

Bakan Koca'dan aşı açıklamasıSağlık Bakanı Fahrettin Koca, Uğur Şahin ile gerçekleştirdiği görüşmede Haziran ayı için 30 milyon doz BioNTech aşısı sözü verildiğini belirtti. Bakan Koca, "Biz opsiyonel olarak 30 milyona gelecek şekilde anlaşma yapmıştık. Uğur Hoca, Türkiye'ye aşı gönderme konusunda büyük gayret sarf ediyor. 'Haziran ayı için 30 milyon doz aşıyı şimdiden söz verebilirsin' dediler." ifadelerini kullandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet