Geri Dön
GündemOsmanlı’da tartışıldı Cumhuriyet hayata geçirdi

Osmanlı’da tartışıldı Cumhuriyet hayata geçirdi

Latin alfabesine geçişin Osmanlı’da da 1850’lerden itibaren tartışıldığını belirten Erol Köroğlu, Harf Devrimi’nin eğitimi kolaylaştırmak kadar sekülerleşmede de işlevsel bir rol oynadığını belirtiyor. Harf Devrimi’nden hemen önce yayımlanmaya başlayan Köroğlu gazetesini inceleyen Köroğlu, bu gazetenin dilini ve içeriğini günümüzün “sosyal medyası”na benzettiğini belirterek, gazetenin yeni harfleri okurlarına öğretmek için kampanyalar yaptığını, promosyonlar verdiğini anlattı.

Osmanlı’da tartışıldı Cumhuriyet hayata geçirdi

Bugün Harf Devrimi’nin 92 yılı. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Doç. Dr. Erol Köroğlu ile 1 Kasım 1928’de gerçekleşen Harf Devrimi’ni ve nisan 1928’de yayın hayatına başlayan Köroğlu gazetesinin yeni harflere geçiş sürecindeki yayın politikasını, okurlarına yeni harfleri öğretmek için yaptığı çalışmaları konuştuk.

Osmanlı’da Latin harfleriyle ilgili tartışmalar ne boyuttaydı?

1850’lerden itibaren Osmanlı’da yazı meselesi tartışılmaya başlanıyor. Bu tartışmalarda iki meselenin ön planda olduğunu görüyoruz. Birincisi; özellikle batılılaşma yanlıları bunu istiyor. Abdullah Cevdet, Hüseyin Cahit Yalçın bu isimlerden. Kültürü de batıya uygun kılma çabası var. Bu, cumhuriyetteki yazı devriminin de önemli bir parçası olacak. Bir de pratik bir nokta var, okuryazarlığın artırılması. 1928’de temel nedenlerden biri; Arap alfabesini öğretmek zor. Pratik bir doğruluk olduğunu düşünüyorum. Avrupa’da ilkokullaşma oranı daha 1914’te yüzde yüzlere ulaşmış durumda.

Özellikle aydınlar alfabenin değişmemesini istiyor. 1928 başında Mustafa Kemal’in etkisiyle hükümet bunu ele alana kadar aydınlar, hem de orta katman aydınlar diyebileceğimiz öğretmenler, memurlar buna karşı çıkıyor. Onlar bir defa Arap harflerini öğrenmişler.

Cumhuriyet’in Harf Devrimi’ndeki motivasyonu neydi?

Tarihle ilgili bir münazara kültürüne hapsolmuş durumdayız. Harf devrimi yararlı mı, zararlı mı, olmalı mıydı, olmamalı mıydı diye sürekli tartışıyoruz. “Harf Devrimi”, yeni yazıya geçiş dediğimiz şey, bir nesne değil, bir an değil, bir süreç. Aynı zamanda dil devriminin de başlangıcı. Hatta bunun ilk adımı Latin rakamlarının kabulü. Bunun arkasından harfler, bunun arkasından da dil çalışmaları geliyor. Dolayısıyla “Atatürk devrimleri”nin ve sekülerleşmenin ayrılmaz bir parçası.

Osmanlı’da tartışıldı Cumhuriyet hayata geçirdi

3 ayda geçildi

Bir yandan da Osmanlı modernleşmesinin devamı niteliğinde...

Kesinlikle öyle. Meydana gelen reform ya da devrimlerin büyük kısmı 1908 sonrası temelde İttihatçı hükümet tarafından başlatılmış ya da o dönemde tartışılmış şeyler. Tabii farklar da var. Ziya Gökalp ve arkadaşları sadeleşme taraftarı. Atatürk’ün başını çektiği dil devrimi, öz Türkçe, özleşme hareketidir, tasfiyeciliktir. Benzerlikler de var, farklar da var.

Yeni harflere geçiş sürecinde neler yaşanıyor?

Dil Encümeni önce bir rapor hazırlıyor: “Biz bu alfabeye geçeceğiz ama bu geçiş 15 yıl içinde olacak.” Tedrici, iki sistemin yan yana gideceği bir şey görüyoruz. Mustafa Kemal “Biz bu işi ya üç ayda yaparız ya da hiç yapamayız” diyor. Ondan sonra bir seferberlik başlıyor.

1923 sonrasında daha otoriter bir cumhuriyet rejimi kurulmuş durumda. Dolayısıyla gazeteler ve aydınlar da buna uymak zorunda. Üç ay içinde bu geçişi yapıyorlar. Aydınların kabul etmesinde bir faktör daha var, ilkokullaşma oranını arttırma çabası. Okuma yazma oranı çok düşük. Yeni alfabe daha basit bir alfabe. Aydınlara zorluklar getiriyor ama yeni öğrenen, eğitimli olmayan halkın işini görecek.

Yeni alfabenin öğrenilmesi için Millet Mektepleri açıldı. 16 yaşından 40 yaşına kadar olanların buraya kaydolması zorunluydu. Askeriyede de yeni alfabeyi öğretmek kolaylaşıyor. Okuryazar nüfusu artırmada en önemli etkenlerden biri erkeklere askerde verilen eğitim.

İlk etapta tirajlar düştü

Köroğlu, yeni harflere geçişte yaşanan tiraj kaybı hakkında şunları söyledi: “1 Aralık 1928’de bütün gazete ve dergiler, kitap basımı Latin alfabesine geçmek zorunda. Bir gün önce gazete tirajları 50-60 bin civarında. Harfler değiştikten sonra hızla düşmeye başlıyor. 2-3 gün sonra tiraj yarı yarıya azalıyor. Yeni harflerle gazete okumayı denemişler ve hoşlarına gitmemiş. Konsolosluk raporlarında bunu görüyoruz. Eğitimli bir Türk’le konuşuyorlar. ‘Fransızca bir gazeteye 20 dakikada göz gezdirebiliyorum ama yeni harflerle basılmış bir Türkçe gazeteyi okumak 3 saatimi alıyor’ diyor.”

‘İlk milyoner Türk  romancısı’nın gazetesi

Bu dönemde harf devrimine destek veren Köroğlu gazetesi nasıl bir gazeteydi?

Nisan 1928’de yayımlanmaya başlıyor. Sahibi ve başyazarı Burhan Cahit Morkaya. Bugün çok hatırlamadığımız bir yazar. Halbuki 1930’larda hem aşk romanları, hem bugün tarihsel diyebileceğimiz romanlar yazıyor. O kadar ünlü oluyor ve çok satıyor ki “milyoner olan ilk Türk romancısı” diye anılıyor. Ama entelektüel olarak ön planda değil.

Haftada iki gün, çarşambaları ve cumartesileri çıkan, iki ya da dört yapraklı, fotoğraf ve karikatür kullanan bir gazete. Yeni yazıya geçildikten sonra fotoğraf kullanımı artacak, yazıları da kısaltacaklar.

Köroğlu, İstanbul’da yayımlanıp hem İstanbul hakkında haberler verip, hem Türkiye ve dış politika hakkında “haberimsi” diyebileceğimiz içerikler yayımlayıp, aynı zamanda taşraya hitap etmeyi hedefliyor. Taşrada Köroğlu’nun dağıtanlar fotoğraf çekip kendi alanlarında meydana gelen olayları aktarıyorlar.

Sosyal medya figürü gibi

Destan kahramanı Köroğlu ve yardımcısı Ayvaz, gazetenin manşetinde yer alıyor. Her kapakta mutlaka Köroğlu’nun yer aldığı bir karikatür oluyor. Gazetenin bütün haberleri, Köroğlu ağzıyla, bir kabadayı, yiğit bir erkek sesiyle çıkıyor. Rejimin mesajlarını halka halkın anlayacağı tarzda ulaştırıyor. Bana öyle geliyor ki Köroğlu, bugün bir Facebook hesabı, bir sosyal medya figürü haline gelirdi. O açıdan özel bir yayın.

Ödüllü yarışmalar

Köroğlu gazetesi, ağustos 1928’den itibaren okurlara “Harfler budur, bunları ezberleyin haftaya Latin harfleriyle yazı koyacağım, göreceksiniz çok kolay” diyor. Bir aydan sonra durumun vahametini fark ediyorlar. Belli bir noktadan sonra daha sık yüklenmeye başlıyorlar. Yeni yazıyı özendirme, promosyon çabaları artıyor. Ödüllü yarışmalar düzenliyorlar. “Buraya Latin harfleriyle yazdığımız yazıyı Arap harfleri ile yazıp bize yollayın çekiliş yapıp 100 kişiye şunu vereceğiz” diye... Yeni yazıyı öğrenenlerin fotoğrafları yayımlanıyor. Başlangıçta 1 satır veya 1 başlık Latin harfleriyle veriliyor. Sonra bunlar artmaya başlıyor. Sonlara doğru 3-4 haber Latin harfleriyle diziliyor.

 

 

Milliyet'te Gündem (2 Ağustos 2021)İşte Türkiye'de ve dünyada gündemin öne çıkan haber başlıkları;

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet