Geri Dön

Soykırım iddialarını çürüten belgeler

İtalyan ve Fransız parlamentolarının 24 Nisan’ı sözde Ermeni Soykırımını Anma Günü ilan etmesi 104 yıldır bitmeyen tartışmaları yeniden gündeme taşıdı Prof. Dr. Hülagü, “Tarihimizde soykırım yok” derken Prof. Dr. Karacakaya ise “1914-1921 arasında 516 bin Müslüman katledildi. Belgeler var” açıklamasını yaptı

Soykırım iddialarını çürüten belgeler

Soykırım iddialarını çürüten belgeler
1. Dünya Savaşı sırasında zorunlu iskan olarak tanımlanan ‘tehcir’ kararının 27 Mayıs 1915 alınmasına rağmen sözde Ermeni soykırımını dile getirenler 24 Nisan’ı sembol bir tarih olarak kabul ediliyor. Oysa ki, arşiv kayıtlarında 24 Nisan tarihi, ne Ermeni ahali, ne de ‘Tehcir Kararı’ ile doğrudan ilintili. Belgelere göre 1894’teki Sason ayaklanmasından, 15 Nisan 1915 Van isyanına kadar gelen olaylar neticesinde 24 Nisan 1915’de, Ermeni komitelerinin kapatılması, belgelere el konularak, örgüt liderlerinin tutuklanması talimatı veriliyor. Tarihsel bu gerçeğe rağmen 24 Nisan 1915, Türkiye karşıtları tarafından ısrarla sözde soykırımın başlangıcı olarak öne sürülmeye devam ediyor. 104 yıldır devam eden meselenin tarihsel ve hukuki boyutunu ise, alanında uzman isimlerle belgeler ışığında masaya yatırdık. 1.Dünya Savaşı sırasında Anadolu’da iki halk arasında karşılıklı çatışma ve kırımların yaşandığını dile getiren uzmanların ortak mesajı şu: “Gelin, bakın, araştırın, inceleyin. Tarihimizde soykırım yok. Arşivleri açalım, gerçekler ortaya çıksın.”

Türkiye, 104 yıldır sözde Ermeni soykırım iddiaları ile suçlanıp, köşeye sıkıştırılmak isteniyor. Bu iddialar Ermeni yurttaşlar ve Ermenistan’dan ziyade; ABD, İlgiltere, Fransa, Rusya, Almanya, İtalya’daki diaspora Ermenileri tarafından gündeme getiriliyor. Son olarak İtalyan ve Fransız parlamentolarının 24 Nisan’ı sözde Ermeni Soykırımını Anma Günü ilan etmesi 104 yıldır bitmeyen tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Diasporanın tezleri, batılı ülkelerde ilgi görüyor olsa da, Türkiye’nin haksız yere suçlandığını ve karşılıklı kırımların yaşandığı söyleyen önemli yabancı uzmanlar da var. Örneğin Louisville Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Justin McCarty, 1915 ve sonrasında, her iki taraftan binlerce insanın hastalık, açlık, çeteler ve kış şartlarından yaşamını yitirdiği görüşünde. Prof. McCarty’e göre yaşananlar aslında kardeş iki halkın savaşıydı ve ‘1.5 milyon Ermeni katledildi’ söylemi gerçek olmayan politik bir slogan. ABD Chicago Üniversitesi Siyaset ve Tarih profesörü Prof. Dr. Ronald Grigor Suny de, belgeler ışığında soykırım değil, karşılıklı kırımların yaşandığını ortaya koyan uzmanlardan. Prof. Dr. Suny, özellikle 1916-1917 yılları arasında Ermeniler tarafından binlerce Türk’ün öldürüldüğüne ve karşılıklı kırımlar yaşandığına dikkat çekiyor. ABD’li tarihçiye göre Osmanlı yönetimi olası Rus ve İngiliz müdahalesini önlemek için tehcir planını devreye soktu.

‘Tarihimizde yok’

Sorularımızı yanıtlayan Türk Tarih Kurumu (TTK) eski Başkanı Prof. Dr. Metin Hülagü, “Bu konu resmen kabak tadı verdi. Karanlıkta kiminle savaştığımız belli değil” dedi. Fransa ve İtalya’nın son dönemde meseleyi kaşıdığını dile getiren Hülagü, “Soykırım iddiaları, Batılılar tarafından tehdit unsuru olarak kullanılıyor. 1880’den 1914 yılına kadar geçen sürede imparatorluğun her yerinde Ermeni isyanları yaşandı. Osmanlı, 1.Dünya Savaşı’nda Ermenilerle de savaşmak zorunda kaldı. Oysa, Ermeniler Osmanlı’nın sadık vatandaşlarıydı” diye konuştu.

Soykırım iddialarını çürüten belgeler

Ermeni meselesinin emperyalizmin mirası olarak Türkiye’ye intikal ettirildiğini de vurgulayan Hülagü, “Tarihimizde soykırım yok, böyle bir kültürümüz yok. İstanbul’un fethinden sonra Ermenileri kente yerleştiren, Ermeni Kilisesi’nin kurulmasını sağlayan Osmanlı Devleti. Arşivlerimiz açık ancak Ermenistan ve ABD’deki arşivler bize kapalı. 1. Dünya Savaşı’nda, Van’ı yakıp, yıktılar. Van, Ermenilerin olsa, biz de Van’ı yakmış olsaydık, birkaç film yapılmış, burayı merkez haline getirmiş olurlardı” ifadelerini kullandı.

Yok öyle yağma

O döneme ait teyit edilmeyen rakamların havada uçuştuğunu söyleyen Hülagü, “Teyit edilmeyen rakamlar havada uçuşuyor. En az Ermeniler kadar katledilen Müslüman ahali var. TTK arşivlerinin tümüne dayanarak diyorum ki, soykırım değil yerelde karşılıklı çatışmalar, hastalıklar ve göçün getirdiği sefaletler yaşandı. Tüm dünyaya diyoruz ki, gelin, bakın, araştırın, inceleyin. Bizim tarihimizde soykırım yok. Ortak müzakere yapalım. ‘Gelmem, konuşmam, arşivlerimi göstermem, delil ibraz etmem, ama siz suçlusunuz’ diyorsanız, Yok öyle yağma!” dedi.

‘605 bin Müslüman katledildi’

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Karacakaya ise 1.Dünya Savaşı sırasında Trabzon, Erzurum, Bitlis, Van ve çevresindeki bölgelerde Ermeni mezaliminden kaçarak Anadolu’nun iç kısımlarına iltica eden Müslüman sayısının 1 milyon 236 bin olduğunun belgelerde yer aldığını söyledi. 605 bin kişinin yollarda ve kaçtıkları bölgelerde, açlık, susuzluk, salgın hastalıklardan yaşamını yitirdiğini dile getiren Karacakaya, “1914-1921 arasında 516 bin 105 Müslüman katledildi. Belgeler yerli, yabancı arşivlerde yer alıyor. Örneğin Ermeni çeteler, Hakkari’ye bağlı Dir Kasabası’nda Müslüman erkekleri katledip, en büyüğü 3 yaşında olan 1000’den fazla çocuğu kılıç ve kamalarla parça parça ediyor. Yetmiyor, çocuk cesetlerinden siper yapıyorlar. 400’e yakın Kürt kızına tecavüz ediliyor. Van’dan Sabit Jandarma Alay Kumandanı olan Ali Vasıf Bey tarafından Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiyye Müdüriyeti’ne gönderilen 24 Mayıs 1916 tarihli rapor suretinde Van’a bağlı Mirgehi köyündeki 57 nüfusun tamamen hayvan keser gibi boğazladıkları rapor ediliyor. Müslüman ahaliye yönelik böylesi yüzlerce hadise var” diye konuştu.

‘Kararlar siyasi’

Emekli Büyükelçi ve Uluslararası Hukuk Uzmanı Pulat Tacar, “Yabancı ülke meclislerinde alınan kararların tamamı siyasi. Soykırım eyleminin mahkemede hüküm giymesi için, eylemin bir fiil kendisi veya özel kasıt bulunması gerekir. Hukuki açıdan bugüne kadar aleyhimize çıkan bir mahkeme kararı bulunmuyor. AİHM’deki İsviçre-Perinçek davasında görüldü. Hukuk çerçevesinde kalındığı takdirde 1915’te yaşanan trajik olaylara soykırım denmesi yalandan öte bir anlam ifade etmiyor. Yargı kararları soykırımın tarihsel gerçek olmadığı ortaya koydu. Holokost meselesi le Ermeni, soykırım iddialarını örtüştürmeye çalışanların tezi doğru değil. 1915 olayları ile ‘Holokost’ arasında paralellik kurulması da mümkün değil. Türk hükümetleri, 1915’te trajik olaylar yaşandığını inkar etmiyor. Ancak Osmanlı mahkemelerinde Ermenilere yönelik suistimal veya suç işleyen binlerce insan yargılanıp mahkum edildi. İki halk arasında karşılıklı katliamlar yaşandı. Savaş durumunda, bir ayaklanma olduğunda devletin bu ayaklanma ile ilgili orantılı, orantısız tedbir alma yükümlülüğü var.”

YARIN

Tehcir edilen Ermeni nüfusu 700 bin katledilen Müslüman nüfusu 500 bin

Kurbağa adamlar Eskişehir'de kaybolan küçük Yusuf'u arıyorEskişehir’de dünden bu yana kayıp olan Irak uyruklu Yusuf Gurubi’yi arama çalışmalarına başlandı. Çalışmalar için özel olarak Ankara Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliğinden gelen ‘kurbağa adamlar’ tarafından Yusuf’un en son görüldüğü sulama kanalı didik didik aranıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber