Geri Dön

‘Bu eser artık hepimizindir’

15 Temmuz 1974’te Yunan cuntasının darbesine sahne olan Ada, 20 Temmuz 1974’te ise garantörlük hakkını kullanan Türkiye’nin askeri müdahalesiyle yeni bir döneme girdi. Kıbrıslı Türkler ve Rumlar, coğrafik olarak bölündü; Kıbrıslı Türkler, adanın kuzeyinde, Kıbrıslı Rumlar ise güneyinde toplandı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) 36 yaşında… KKTC, Kıbrıs’ta yüzyıllardır yaşam süren Kıbrıslı Türklerin, Rumlarla kurduğu ortaklık cumhuriyetinden dışlandıktan sonra oluşturduğu yönetimlerin sonuncusu ve en uzun ömürlüsü.

1963’te Kıbrıs Cumhuriyeti’nin trajik sonuyla başlayan süreçte Genel Komite, Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi, Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi ve Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ardından self determinasyon hakkını kullanan Kıbrıs Türkü’nün 15 Kasım 1983’te ilan ettiği KKTC’yi sadece Türkiye tanıyor.

KKTC, kurulduğu günden bu yana uluslararası toplum tarafından konulan ekonomi, ulaşım ve spor alanlardaki ambargolara karşı mücadele veriyor.

Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıslı Rumlarla ortaklaşa kurduğu Kıbrıs Cumhuriyeti, toplumlar arası çatışmaların patlak vermesiyle sadece üç yıl yaşayabildi. Özellikle Kıbrıslı Türkler için acılarla dolu geçen 11 yılın ardından 15 Temmuz 1974’te Yunan cuntasının darbesine sahne olan Ada, 20 Temmuz 1974’te ise garantörlük hakkını kullanan Türkiye’nin askeri müdahalesiyle yeni bir döneme girdi.

‘Bu eser artık hepimizindir’

Adada yeni sayfa

Adada yeni bir sayfa açan bu müdahaleyle Kıbrıslı Türkler ve Rumlar, coğrafik olarak bölündü; Kıbrıslı Türkler, adanın kuzeyinde, Kıbrıslı Rumlar ise güneyinde toplandı.

O güne kadar ada geneline yayılan Kıbrıslı Türk nüfusu, 1974’le birlikte bütünlüklü bir coğrafyaya sahip oldu ve bunun sonucunda da bir devlet ihtiyacı doğdu.

Kıbrıslı Türkler, çatışmaların başladığı 1963’te Kıbrıs Cumhuriyeti’nden koparak, yasama ve yürütme görevini yürüten Kıbrıs Türk Genel Yönetimi’ni, daha sonra Kıbrıs Türk Geçici Türk Yönetimi’ni ve Barış Harekatı’ndan sonra Kıbrıs Türk Otonom Yönetimi’ni kurdu.

Otonom Türk Yönetimi Meclisi, Barış Harekatı’nın mimarı Bülent Ecevit’in 1975’in başında adaya yaptığı ziyarette kendilerine yönelttiği “Nasıl bir anayasal yapı istiyorsunuz?” sorusu üzerine başlayan tartışmalar sonunda Türkiye’ye bağlanmayı öngören bir tasarıyı kabul etti.

4 Ocak 1975 tarihli özel meclis oturumuna getirilen öneride “yeni düzende iki ayrı bölgeye dayalı bir federal devlet şekli oluşturulması ve siyasi bir çözüm geciktiği takdirde Kıbrıs Türk devletinin ilanı zorunludur” deniliyordu. Uzun tartışmalar sonunda, nihai çözüm şekli olarak “Anavatanla birleşme ve bütünleşme” benimsenirken, asgari çözüm şekli olarak “coğrafi ayrılığa dayalı çözüm yolu” kabul edildi. Yeni anayasal düzen getirilmesi gereği konusunda da hem fikir olundu ve “siyasi bir çözüm gerektiği takdirde Kıbrıs Türk devletinin ilanı” gerekli görüldü.

‘Bu eser artık hepimizindir’

KTFD’den KKTC’ye

Otonom Türk Yönetimi Meclisi’nin Anavatanla birleşme ve bütünleşme önerisi hayata geçmese de 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu.

KTFD bildirgesinde, gelecekteki bağımsız Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasına yol açacak düzenin hukuki esasının yaratılması göz önünde bulunduruldu ve iki bölgeli bir federasyon çerçevesinde Kıbrıs Rum toplumuyla birleşilmesi halinde anayasanın Kıbrıs Federal Cumhuriyeti’nin anayasası olarak değiştirilebileceği vurgulandı.

Kıbrıs müzakerelerine de açık olmasından dolayı toplumlar arası müzakerelerin devam ettiği KTFD günleri, Birleşmiş Milletler’in 13 Mayıs 1983’te Türkiye’nin Kıbrıs’taki askeri varlığını “işgalci güç” olarak gösteren 37/253 sayılı kararıyla sona yaklaştı.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın, 1974’ten beri hayalini kurduğu bağımsız Kıbrıs Türk devleti olan KKTC, 15 Kasım 1983’te ilan edildi.

Denktaş açıkladı

14 Kasım 1983 gecesi dönemin KTFD Başkanı Rauf R. Denktaş, KTFD Meclisi’ndeki 40 milletvekilini sarayda yemeğe davet etti ve Türkiye’den beklediği kriptonun gelmesinden sonra tarihi kararı açıkladı.

Denktaş, bu karara destek vermekte tereddüt gösterenlere Türkiye Lefkoşa Büyükelçiliğini işaret ederken, hayır diyenlerin yeni dönemde mecliste yeri olmayacağı anlamına gelen sözleri de geceye damgasını vurdu.  O gece’den, KKTC’nin ilan edildiği ertesi sabaha kadar, ülkenin dünyayla her türlü iletişimi kesilmişti.

Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi, 15 Kasım 1983 Salı sabahı saat 09.00’da yaptığı olağanüstü toplantıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluş kararını ve Bağımsızlık Bildirgesi’ni oy birliğiyle onayladı ve KKTC’nin kurulduğunu tüm dünyaya ilan etti.

‘Bu eser artık hepimizindir’

‘Dağ başını duman almış yürüyelim arkadaşlar’

KKTC ilanına rağmen bildirgede federasyon tezi muhafaza edildi ve Rum tarafına barış ve çözüm çağrısında bulunuldu. Bağımsızlık Bildirgesi’nde, KKTC’nin ilanının, iki eşit halkın ve onların kurdukları yönetimlerin, gerçek bir federasyon çatısı altında yeniden bir ortaklık kurmalarını engellemediği; tam aksine bir federasyonun kurulabilmesi için gerekli ön şartları tamamlayarak bu yoldaki samimi çabaları kolaylaştırdığı kaydedildi.

Tarihi günde, sınav döneminde olan okullar tatil edildi, öğrenci ve öğretmenler yanında halkın diğer kesimleri Meclis önünde toplandı. Devlet Başkanı Denktaş Meclis’in ardından buradaki coşkulu kalabalığa da hitap etti. Özellikle gençlere hitap eden Denktaş konuşmasını “Bu eser hepinizindir. Dağ başını duman almış yürüyelim arkadaşlar” ifadeleriyle tamamladı.

Denktaş’ın Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük ve KTFD eski Meclis Başkanlarından ve Başbakanlardan Osman Örek’le birlikte halkı selamladığı fotoğraf, Kıbrıs tarihinde önemli bir enstantane olarak yer aldı.

Denktaş Nejat Konuk’u görevlendirdi

KKTC ilan edildiğinde 3. Çağatay Hükümeti görev başındaydı. 15 Mart 1982’den 13 Aralık 1983’e kadar iş başında kalan bu hükümette Dışişleri ve Savunma Bakanı Kenan Atakol, Sanayi ve Kooperatifler Bakanı İsmet Kotak, Ekonomi ve Maliye Bakanı Salih Coşar, Tarım, Doğal Kaynaklar ve Enerji Bakanı İrsen Küçük, Eğitim, Gençlik, Kültür ve Spor Bakanı Ahmet Atamsoy, Ticaret ve Turizm Bakanı Nazif Borman, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Mehmet Bayram, Sağlık ve Çalışma Bakanı Özel Tahsin, İçişleri ve İskan BakanıEşber Serakıncı ve Devlet ve Sosyal Hizmetler Bakanı İsmail Tezer yer aldı. KKTC ilanı sonrası Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından görevlendirilen Nejat Konuk, “tarafsız ve yansız bir yönetim altında halkı seçimlere hazırlamak ve genel seçimleri olanaklar ölçüsünde en kısa zamanda gerçekleştirmek” amacıyla geçici hükümeti kurdu. UBP ağırlıklı olan ve tarihe II. Konuk Hükümeti olarak geçen hükümette, Dışişleri ve Savunma Bakanı Necati Münir Ertegün, İçişleri ve Sağlık Bakanı Oktay Feridun, Ekonomi ve Maliye Bakanı Salih Coşar, Tarım, Doğal Kaynaklar ve Enerji Bakanı Nazif Borman, Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Bakanı Orhan Zihni Bilgehan, Sanayi ve Ticaret Bakan Fuat Veziroğlu, İskân Bakanı Hakkı Atun, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Mehmet Bayram, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Özbaflı, Turizm ve Sosyal Yardım Bakanı Aytaç Beşeşler yer aldı.

Türkiye hemen tanıdı

KKTC Meclis Başkanlığı, 24 Kasım 1983 tarihli gazetelerde KKTC’nin bayrağı için öneri çağrısı ilanı yayımladı. Beyaz zemin üzerine kırmızı renkli ay-yıldız ve yatay iki şeritten oluşan KKTC Bayrağı, Kurucu Meclis’in 7 Mart 1984 tarihli olağanüstü birleşiminde kabul edildi. Mevcut 40 kişilik meclise kurum ve kuruluşlardan 30 kişinin daha atanmasıyla 6 Aralık 1983’te 70 kişilik bir Kurucu Meclis oluşturularak Anayasa hazırlıklarına başlandı. Anayasa 12 Mart 1985 tarihinde Meclis’te kabul edildikten sonra, 5 Mayıs 1985’te halk oylamasına sunuldu.

Sol partilerin karşı çıkmasına rağmen halkın yüzde 70’inin onayını alan anayasa yürürlüğe girdi ve bugüne kadar hiç değişmedi. 29 Haziran 2014’te referanduma sunulan bazı değişiklikler halktan kabul görmedi. KKTC’yi hemen tanıyan Türkiye kararını BM’ye bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasındaki büyükelçiler düzeyindeki ilişkiler 17 Nisan 1984’ten itibaren başladı. KKTC’nin Ankara Büyükelçisi Peker Turgud, Cumhurbaşkanı Kenan Evren’e; Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi İnal Batu da Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a güven mektubu takdim etti. Türkiye dışında tanınmayan KKTC’de, yıllar geçtikçe bağımsız devlet ilanına karşı çıkanların argümanı gerçek oldu ve ambargolar başladı. Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın aldığı kararla, Kıbrıslı Türkler ürünlerini ihraç edemez oldu. Bu ağır darbenin etkilerini azaltmak amacıyla Şubat 1998’de Türkiye ile KKTC arasında Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması imzalandı.

4 dönem seçildi

KKTC’de ilk cumhurbaşkanlığı seçimi 1985’te yapıldı. Önce UBP adayı, ardından bağımsız aday olan Rauf Denktaş 1985 ile 2005 yılları arasında dört dönem cumhurbaşkanı seçildi. 2005’teki cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan CTP adayı Mehmet Ali Talat, KKTC’nin ikinci Cumhurbaşkanı oldu.

2010’daki seçimde UBP adayı Derviş Eroğlu üçüncü Cumhurbaşkanı seçildi.

2015’teki cumhurbaşkanlığı seçiminin galibi ise bağımsız aday Mustafa Akıncı oldu. Akıncı, KKTC’nin dördüncü cumhurbaşkanı olarak halen görevini sürdürüyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber