Geri Dön

"Albüm yaptığınızda dinleyici sizi daha iyi tanımış oluyor"

Duygu Soylu geçtiğimiz haftalarda Kara Elmas adını taşıyan ilk albümünü yayımladı. Prodüktörlüğünü Kenan Doğulu'nun üstlendiği albümde, Duygu Soylu'nun güçlü vokali dikkat çekerken funk, caz, R&B gibi farklı türler de bir araya geliyor. Tüm dünyayı sarsan ve uzun bir süre hayatı durma noktasına getiren pandeminin etkileri devam ederken müzikal üretimine ara vermeyen Duygu Soylu, albümü Kara Elmas ve bu süreçte yaşadıklarını anlattı.

"Albüm yaptığınızda dinleyici sizi daha iyi tanımış oluyor"


İhsan Dindar - milliyet.com.tr

Öncelikle albümünüz hayırlı olsun. Albüme geleceğim ama öncelikle malum olduğu üzere tüm dünyayı kasıp kavuran bu salgınla başlamak istiyorum. Bu süreçte günleriniz nasıl geçiyor? Neler yapıyorsunuz?

Mümkün olduğunca üreterek, spor yaparak ve kendi iç sesimi dinleyerek, olumsuz düşüncelerin beni ele geçirmesine izin vermeden aksine umutla, heyecanla çalışarak geçiyorum diyebilirim.

 

Böylesine zor bir süreçte müzikal üretimin devam etmesi çok önemli. Siz de buna katkı sunanlardan birisiniz. Duygusal olarak kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz tam da bugünlerde?

Özellikle böylesi bir dönemde sizin de belirttiğiniz gibi hem müzikal, hem de sanatın her dalında yapılan ve yapılacak olan üretimler çok çok önemli. İçinde bulunduğumuz bu süreci atlatmanın en iyi yollarından birisinin de birbirimize moralman iyi gelecek daha kalıcı, sürdürülebilirliği yüksek, zamansız işler, üretimler, projeler, ortaya koymanın olduğuna inanıyorum.

Albüm yaptığınızda dinleyici sizi daha iyi tanımış oluyor

Geçtiğimiz günlerde Kara Elmas adını taşıyan ilk albümünüzü yayımladınız. İsterseniz ilk olarak albümün hikayesiyle, oluşum süreciyle, içinde yer alan isimlerle başlayalım...

Albüm hikayemizi kısaca anlatmam gerekirse, başta Kenan Doğulu olmak üzere albümde çalan müzisyen dostlarımızla Kanlıca’daki stüdyoda bir araya gelip 20 gün boyunca hepimizin var gücümüzle çalıştığımız zaman diliminde önce şarkılara karar verdik. Şarkı sözlerini düzenledik ve akabinde de aranjmanlar üzerinde çalıştık. Bu süre zarfında bize desteğini esirgemeyen çok kıymetli isimler de oldu tabi ki. En uğraş verdiğimiz şarkılarımızdan birisi olan ’Senlensem Ya’’ bir Evrencan Gündüz bestesi olup, Ceylan Ertem, Tuğrul Cerrahoğlu, Sadettin Dayıoğlu ve Kenan Doğulu’nun sözlerini birlikte yazarak tamamladıkları bir şarkı. ‘’İncilerin Dökülür’’ isimli şarkımızın nakarat sözlerini ise sevgili Fikri Karayel yazıp şarkımızı bambaşka bir boyuta taşımıştır.

 

Bu noktada şunu da sormak istiyorum: Günümüzde hızlı bir tüketim söz konusu. Hal böyle olunca da müzisyenler genellikle single yayınlamayı tercih ediyor. Albüm yayınlamak bu noktada sizce cesur bir adım mı?

Eğer ilk çıkışınız ise zaten single yapmak bana oldukça anlamsız geliyor. Hızlı tüketimi desteklemekten başka bir işe yaramadığını düşünüyorum. Aksine emek verdiğiniz bir çok şarkıyı üzerinde çalışıp en azından 5 ya da 6 şarkıya tamamlayıp albüm yaptığınızda, dinleyici sizi hem daha iyi tanımış, hem de ne anlatmak istediğinizi daha iyi sezmiş oluyor. En önemli artılarından birisi de kendi sahnenizde kendi şarkılarınızı daha çok söyleme şansı elde ediyorsunuz. Bu durumda single yapmanın no-name bir isim için değil, aksine profesyoneller için olduğunu düşünüyorum. Yani kendinizi iyice tanıtmış ve bilinirliğinizi arttırdıktan sonra çıkardığınız single’ınızın, daha da bir anlam kazandığı kanısındayım.

Albüm yaptığınızda dinleyici sizi daha iyi tanımış oluyor

Funk, caz, R&B gibi farklı türlerleri bir arada barındıran albüm var karşımızda. Son yıllarda Türkiye'de alternatif müziklerin yükselişi söz konusu. Albümdeki parçaları şekillendirirken müzik dinleme alışkanlıklarındaki bu dönüşüm daha rahat hareket etmenizi sağladı mı?

Aslında o kadar da bilinçli yaptığımız bir şey değil bu farklılıklar. Zaten her birisi içimizde barındırdığımız bizi mutlu eden ve severek uğraştığımız türler. ‘’Pop’’ dediğimiz tarzın da aynı zamanda içinde oldukça fazla çeşit barındırdığını bilmeliyiz. Alternatif diye adlandırdığımız tarzın da pop müzikten türediğini düşünürsek, pop-rock, elektronik, funk, soul, punk, reggae-dub, triphop ve daha nice müzik türlerini de pop müziğin içinde bulabiliriz.

 

Müziğin içinde olan biri olduğunuz için geleceğine dair de öngörülerinizi merak ediyorum. 90'lar popun yükselişine tanıklık etmişti şimdiyse uzun bir durgunluk devri yaşıyor. Sizce alternatif seslerin yükselişi devam edecek mi?

90’lar, daha çok aranjörlerin, prodüktörlerin ve plak şirketlerinin yönlendirmeleriyle işlerin yürüdüğüne şahit olduğumuz bir dönemdi. Şimdi ise, herkesin her şeyi bireysel yaptığı zamanlardayız. Bu durum insanı hem kişisel yönden geliştirirken bir yandan da işinin başında duran birisi olarak kişi, kendisini daha da profesyonel bir konuma oturtmuş oluyor. Biz de çıkardığımız “Kara Elmas” albümümüzde her ne kadar ortaklaşa bir prodüksiyona girmiş olsak da bu durumu zevkli hale getiren en büyük unsurun aynı 90’lardaki gibi şarkıların canlı çalınmış olmasıdır diye düşünüyorum.

Yine günümüze döndüğümüzde, dijital dünyanın neredeyse hayatımızı tamamen ele geçirdiği şu zamanlarda tercihen analog kayıtların çok daha samimi olmalarının yanı sıra, dijital kayıtları havada karada dövdüğü kanısındayım. Buradan çıkartacağımız sonuca göre de müzisyen arkadaşlarıma tavsiyem, tamamen elektronik bir albüm yapmıyorlar ise şarkılarında en azından yarı-analog soundlar kullanıp hem kendilerini hem de dinleyicilerini daha hoşnut etme yoluna girmeleridir.

 

Bu süreçte konserlerin düzenlenememesi hepimiz için kanayan bir yaraya dönüştü. Şu noktada sosyal mesafeli konserler konusunda bizimle paylaşabileceğiniz bir gelişme var mı?

Bildiğiniz gibi Park Et Seyret konserleri adı altında bir çok konser, film gösterimi ve tiyatro gösterisi başarıyla yapıldı. Bunun yanı sıra açıkhava konserleri devam ederken, en son İngiltere’de Newcastle upon Tyne’de Gosforth Park’ta inşa edilen Virgin Money Unity Arena konserleri gerçekleşti. Açıkhava olmalarının verdiği rahatlıkla yapılan bu konserlerden sonra şimdi de gözler doğal olarak kapalı alandaki mekanlara döndü. Bu konudaki kişisel fikrim ise mümkün olduğunca mekanların tavan kısımlarının yeniden restore edilip açılır-kapanır hale getirilmesi. Aynı zamanda saat değişiklikleri nedeniyle de konserlerin,  daha erken başlayıp gece 00:00’da bitecek şekilde olması da, alınan önlemlerden birisi. Bir süreliğine daha bu kurallar çerçevesinde hareket edip bu zor zamanların üstesinden geleceğimize inanıyor, hepinize sevgilerimi yolluyorum.

ihsan.dindar@milliyet.com.tr

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber