Geri Dön

Diğerlerine benzemeyen dergi: Postkolik

Postkolik, yayın hayatına başlar başlamaz ilgiyi kendi üzerine çekmeyi başarmış bir dergi.

Diğerlerine benzemeyen dergi: Postkolik

İstanbul'da hemen hemen bir çok mekanda karşılaşacağınız Postkolik, okuyucularına dünyada neler olup bittiğini sunmanın derdinde. Bu ay 4. sayısını çıkaran Postkolik'i kurucu isimlerinden biri olan Orhan Meriç'ten dinliyoruz.

Dergiyi hazırlamaya ne zaman karar verdiniz ne kadarlık bir süreçte hazırlandı?

Postkolik, Birinciblog.com ekibi tarafından hazırlanan bir dergi. Birinciblog’u, 15 kişilik bir ekiple, geçtiğimiz Nisan ayında kurduk. Zamanla ekip genişledi ve sayımız 18’e çıktı.

BirinciBlog’u kurarken hedefimiz son derece güncel bir blog yaratmaktı. İlk yılımızda 1300’ün üzerinde yazı kaleme alarak bunu da başardık. Türkiye’de bu kadar verimli olan çok az blog var. Takipçi sayımız aylık 60 bini geçti. Okuyucularımızla son derece güzel bir iletişim kurduk. BirinciBlog’un bir dergisinin olması aslında uzun zamandır kafamızdaydı. Üzerinde uzun zamandır kafa yoruyorduk. 1 Şubat itibariyle de ilk sayımızı çıkardık.

Dergi nasıl bir ihtiyaçtan doğdu, neden böyle bir dergi çıkarmak istediniz?

Hepimiz restoranlara, kafelere, spor merkezlerine gidiyoruz. Uzun zamandır bu tip mekanlarda okunacak doğru düzgün bir şeyler olmadığını gözlemliyorduk.

Tabii ki bir şeyler var, ama mevcut yayınlar o kadar eski kaldı ki, klasik habercilik anlayışıyla dünyadaki değişimi yansıtamıyorlar. Dünyanın dört bir tarafında yaratıcı insanlar, gerçekten inanılmaz işlere imza atıyorlar. Sokak sanatı hiç olmadığı kadar popülerleşti. Tasarımda, modada, müzikte enteresan gelişmeler yaşanıyor. Postkolik, okuyucularına bu gelişmeleri aktarmak için kuruldu.

Günümüzün en temel gerçeği insanların artık içeriğe, müziğe para vermek istemiyor oluşu. Biz ‘freepaper’ yayıncılığın daha da gelişeceğini düşündüğümüz için, Postkolik’i ücretsiz bir dergi olarak konumlandırdık.

Diğerlerine benzemeyen dergi: Postkolik

Postkolik nerelerde bulunuyor?

Şu an önceliğimiz İstanbul ama zamanla diğer şehirlere de girmek istiyoruz. Postkolik 15 bin adet basılıyor ve İstanbul’un her iki yakasındaki popüler noktalara dağıtılıyor. Şu an yaklaşık 700 noktadayız. Hedef kitlemizin olduğu her yerde olmayı istiyoruz. Tüm kahve ve restoran zincirlerinde, MAC ve ClubSporium gibi spor merkezlerinde, müzik mağazalarında, sanat galerilerinde, Taksim, Nişantaşı, Cihangir, Bağdat Caddesi gibi merkezlerdeki yüzlerce kafede varız. Her geçen gün de dağıtım kanalımızı geliştiriyoruz. Şu an bile benzer freepaper’ların çok daha ilerisinde bir dağıtım ağına sahibiz.

Sayfa düzeni ve tasarımınıza nasıl karar verdiniz?

Açıkçası klasik dergiciliğin biraz dışına çıkmak istedik. Kendimizi belli kalıpların içine sokmayı doğru bulmadık. Bizim için önemli olan derginin rahat okunması ve zengin bir içeriğe sahip olması. Postkolik’te herhangi bir hiyerarşi yok. İçerik komün bir çalışmayla hazırlanıyor. Bu yüzden bizde editör yazısı da yok. Postkolik’i, BirinciBlog ailesinin dergisi olarak görüyoruz. Bu yüzden de editör ya da muhabir gibi ayrımlara girmedik. Şunu da söylemeliyim, üçüncü sayımızdan itibaren Postkolik’e okuyucularımız da dahil olmaya başladı. ‘Derginizi çok sevdik nasıl yardımcı olabiliriz’ diyen birçok mail alıyoruz. Hem içerik hem de dağıtım teklifleri katkısı geliyor. Bazı genç arkadaşlarımız bizden dergi alıp okudukları üniversitelerin kafe’lerine bırakmaya başladı.

Ekibiniz kimlerden oluşuyor? Kısaca bahsedebilir misiniz?

Aslında çok enteresan bir ekibe sahip olduğumuzu söyleyebilirim. Hem BirinciBlog’ta hem Postkolik’te bu kadroyu Emrah Gürkan bir araya getirdi. İçimizde uzun yıllardır dergicilikle, televizyonla uğraşan arkadaşlar da var, iş adamları da. Evet, doğru duydunuz birkaç arkadaşımız tanınan sanayi şirketlerinin ikinci ya da üçüncü kuşak yöneticileri. Bir arkadaşımız Londra’da Bloomberg’te çalışıyor mesela. Bir arkadaşımız ise tenis öğretmeni. İçimizde metin yazarı da var, müzisyen de. Hepimizin ortak noktası eğlenmeyi bilmemiz ve dünyayı takip etmemiz.

Postkolik'te neler okuyacağız, nasıl planlarınız var?

Her yeni sayıda çok daha eğlenceli ve iyi bir dergi yapma hedefimiz var. Dünyanın dört bir tarafındaki yaratıcı insanlarla, tasarımcılarla, grafiticilerle, sokak sanatçılarıyla röportajlar yapmaya başladık. Bu tip röportajları daha da arttıracağız. Aslında fazla da planımız yok. “Tanrıyı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset” demişler ya, biz biraz da işin gidişatına göre yönümüzü belirlemek istiyoruz. Şu ana kadar her şey istediğimiz gibi gitti. Sponsorlarımızın sayısı sürekli artıyor. Reklam verenlerin dikkatini çekmeyi başardık. Her sayıda reklam gelirimizi arttırıyoruz. Şimdilik hedeflediğimiz doğrultuda gidiyoruz…

Basılı yayında internet QR Code'ları bu şekilde kullanma fikri nereden çıktı?

Özgün içeriğimizin dışında Postkolik’in beslendiği yer bloglar. Yaratıcı insanların blog’larını takip edip, onların içeriğini de kullanıyoruz. Temel mantığımız okuyucularımızın çok fazla vaktini almadan hap bilgiyi sunmak. Haberlerin yanına QR Code koyma sebebimiz de bu zaten. O konuyla ilgilenen, daha fazla detay almak isteyen okuyucularımızı QR Code sayesinde o haberlere yönlendiriyoruz. Postkolik’te yapmak istediğimiz şey, analog dünyayı ve interneti bir araya getirmek. Facebook sayfamızı çok aktif kullanıyoruz. Şimdiden 6 binin üzerinde beğeni aldık. Samsung andoid’de varız. Yakında ipad versiyonumuz da olacak.

Amsterdam'la bağlantınız nedir?

Okuyucularımıza iyi içerik yanında iyi görsel de sunmak istiyoruz. Özellikle kapak konularımızla farklılaşmayı amaçlıyoruz. Bu yüzden de Amsterdam’da kurulu CT Photography ajansıyla anlaştık. Ajansın kurucusu Cihan Turhan çok yetenekli bir fotoğrafçı. Yaptığı işler Hollanda’da giderek ses getirmeye başladı. İkinci sayımızdan başlayarak kapak fotoğraflarımızı Cihan’a emanet ettik. Yakında Postkolik’te Cihan’dan çok güzel çalışmalar göreceksiniz. Aslında sadece CT Photography değil, birçok farklı ülkede yaratıcı insanlarla işbirliği içindeyiz. Örneğin Postkolik’te çizgi roman ve çizgi dizi konularını Kanada’da Emily Carr University of Art and Design’da animasyon okuyan bir arkadaşımız hazırlıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber