Geri Dön

‘Doğa bize birlik olmamızı söyledi’

Mehmet Sinan Kuran, yeni sergisi “Posthumous”ta birlikte olma kavramına vurgu yapıyor. Sanatçının dünyanın gidişatı konusundaki kaygılardan yola çıkarak oluşturduğu Anna Laudel Gallery’deki sergisi 29 Ağustos tarihine kadar görülebilecek...

‘Doğa bize birlik olmamızı söyledi’
Gülden Öktem

Mehmet Sinan Kuran’ın yeni sergisi “Posthumous”, Anna Laudel Gallery’de ziyarete açıldı. Sanatçının farklı davranmamız ve düşünmemiz gerektiği fikrinden yola çıkarak tasarladığı “Posthumous” sergisi, “birliktelik” kavramı etrafında şekilleniyor. Sergiye adını veren Latince kelime posthumous “Öldükten sonra gerçekleşen” anlamına geliyor ve bununla Kuran ziyaretçilere, hâlâ hayattayken, eskisinden daha duyarlı olmayı ve yeni şeyler öğrenmemiz gerektiğini hatırlatıyor.

Birlikteliğe önem veren sanatçı, sergisini ziyarete gelenlerle sergi turu yapmaktan da asla kaçınmıyor. Espri yönü kuvvetli işlerini tek tek anlatan sanatçı, “Randevu sistemiyle sergi gezilebiliyor ama eğer sokaktan geçen biri de galeri boşken gelip görmek isterse geri çevirmiyoruz ve ona eşlik ederek sergiyi geziyoruz,” diyor. Zoom ile yaptığımız röportaj boyunca, elinde telefonu, 3 kata yayılan sergiyi birlikte gezdiğimiz Kuran, “Kimseyi geri çevirmek istemiyorum, beraber çalıştığımız bir ekip var ama ben gelen insanları ağırlamak istiyorum,” diyor ve bana de yeni normal şartlar altında bir sergi turu yaptırıyor.


‘Doğa bize birlik olmamızı söyledi’



Epey yoğun geçiyor anladığım kadarıyla...

Evet, evet. Epey gelen oluyor, galerinin yakınlarından geçerken sergiyi görenler de gelip gezmek istiyor. Sırada kimse yokken onları da alıyoruz ve birlikte sergi geziyoruz.

En fazla kaç kişi gezebiliyor şu anda?

En fazla beş kişi aynı anda galeride sergi gezebiliyor. Daha önce bir sergim için bir ay diye başladık ve 3 aya uzattık. 3 ay boyunca da oradaydım ve hemen her ziyaretçiyle birlikte sergi gezdim.

“Posthumous” serginiz de birliktelik temasına vurgu yapıyor.

Önceden dayanamadığım sesleri, insanları artık sevebiliyorum. Doğa, bize bir bütün, bir birlik olmamızı söyledi; hayvanlar, bitkiler, insanlar, tüm canlılar olarak... Dünyayı yok etmeye, her ne kadar sürekli tüketen bir varlık olsa da, insanın gücü yetmez ama biz birlik olmazsak kendimiz yok olacağız.

‘Sergide 240 eser var’

Bu sergide gençlerle de çalıştınız. Kaç kişi vardı ekipte?

Bir önceki sergimi genç sanatçılarla birlikte hazırlamıştık. Zaten onun tadını alıp da artık başka bir şekilde çalışmak pek mümkün değil. Gençlerle birlikte paylaşıp üretmeyi çok seviyorum. İnsan gerçekten çocuklarla ve gençlerle birlikte proje üretirken çok besleniyor. Çocuklarla duvar resmi, gençlerle birlikte üç boyutlu heykeller yaptık. 240 tane eser var ve yarısı benim yaptıklarım diğer yarısı da cam, ahşap, kumaş, porselen gibi gençlerle birlikte ürettiğimiz işler. Dolayısıyla 32 kişilik bir ekiple çalıştık.

Yaş aralığı kaç?

20-30 yaş arası genç sanatçılarla çalıştık. Bir de marangozlar, cam ustaları vs. var. Onları da katarsak 50’yi buluyor.

Az önce de söylediğiniz; ahşap, kumaş, porselen gibi farklı malzemelerden üretilen karışık teknikte işler var bu sergide. Daha önceki serginizde de farklı malzemeler kullandınız.

Benim farklı malzemelere karşı takıntım var. Kendime yeni ifade yolları arıyorum.

‘Çeşitli ifade biçimleri anlatıyı zenginleştirir’

Sergi üç kata yayılıyor ve her kat bir evreden oluşuyor. İlk kat “Deve”, ikinci kat “Aslan”, üçüncü kat “Çocuk”.

Nietzsche’nin üstün insan olma yolunda yaşam evreleri şöyle sıralanır. Deve, aslan ve çocuk. Deve; bilgi toplama yaşını, yani gençliği simgeliyor. Kişisel sınırlarımızı belirleyip onları geliştirme çabası içindeyiz bu süreçte. Aslan da o edindiğimiz bilgilerle savaşıp, benim şu anda yaptığım gibi, gidişatı değiştirme sürecini temsil ediyor. Çocuk ise yaşlanıp çocuk olmak gibi düşünülebilir, ama bence bu tecrübe ve birikimlerle artık belli bir bilinç düzeyine gelip çocukluğa dönmeyi simgeliyor. Herhalde ruhun yaşayabileceği en ayrıcalıklı evre bu.

Sergideki işlerin esprili yönü oldukça kuvvetli. Sıkıcı sergilerden şikâyet ediyorsunuz ve sergilerde humorun önemini vurguluyorsunuz...

Çeşitli ifade biçimleri anlatıyı zenginleştiriyor ve bence karşı tarafın ilgisini daha çok çekiyor. Yurt dışında sürekli sergi geziyorum, fakat gerçekten eğlendiğim ve ilgimi çeken sergi sayısı çok az. Bu şekilde olmaması için hep kafa yoruyorum.

Fotoğraflar:  HÜSEYİN ÖZDEMİR Milliyet

Magazin Haberleri Bülteni (10 Temmuz 2020)İşte magazin gündeminin öne çıkan başlıkları...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber