Geri Dön

Ege Soley yeni kitabını anlattı: Daha sakin yaşamak mümkün

Yavaş yaşam ve yavaş tasarım anlayışlarını destekleyen Slow Public’in kurucusu ve yazar Ege Soley “Yakın” adlı kitabında okurlara, sakinliğin kıymetini anlatıyor...

Ege Soley yeni kitabını anlattı: Daha sakin yaşamak mümkün
Gizem Çetimen

Türkiye’de sadece kadınların ürettiği tasarım ürünlerinin satıldığı, yavaş yaşam ve yavaş tasarım anlayışlarını destekleyen Slow Public’in kurucusu ve yazar Ege Soley, önceki günlerde Doğan Kitap etiketiyle yayımlanan “Yakın” adlı kitabıyla okurlarını hayata dair bir yolculuğa çıkarıyor. 2019 yılında çıkan “Sakin” kitabıyla okurlarını her anın içindeki gizli sakinlik adalarına davet eden Soley, yeni kitabıyla dünyanın gürültüsünden ve hayatın hızından uzak kalmanın yollarını aktarıyor ve yalnız kalmanın kıymetine değiniyor. Soley, yeni kitabını anlattı.

‘Yakın’ için ‘Sakin’in devam kitabı diyebilir miyiz?

‘Sakin’i yazdıktan sonra aslında onun bir devamı olması gerektiğini hep düşünüyor ve istiyordum. Ufak ufak yazmaya başlamıştım ama açıkçası bu yaza yetişebileceğini hiç tahmin etmiyordum. Tam o süreçte pandeminin ve evlere kapanmamızın gündeme gelmesiyle bu süreç bir şekilde hızlandı. Hem kendi duygu ve düşünce durumumda hem de dünyanın gidişatındaki bu büyük değişim ve aslında her gün bize başka etkileri olan durumlar yazmamı hızlandırdı.

Yalnızlık günümüzde çoğu insanın en çok korktuğu şeylerden biri. Kendimizle baş başa kalmak bizi neden bu kadar ürkütüyor?

En basit tanımıyla, yalnız kaldığımızda aklımızın içinde duyacağımız seslerden, fikirlerden, duygulardan ve düşüncelerden korkacağımızı düşünüyor, hatta içten içe biliyoruz sanki. Çevremizi hep insanlarla, seslerle, oyalanmalarla dolduruyoruz, aklımızın içinden bize konuşmak, kendini duyurmak isteyen bir sürü sesi susturabilmek için. Akşam eve geldiğimizde izlemeyecek bile olsak ‘ses olsun’ diye televizyonu açıyor, hiç içimizden gelmese de sürekli kendimize program üstüne program ayarlıyoruz. Oysa yalnızlık, bana sorarsanız bazen acı da söylese gerçekten çok iyi bir dost. Bence insan sosyal olması gerektiği kadar, içine dönüp biraz yalnız ve sessiz kalıp kendini analiz edebilecek kadar gelişmiş bir varlık. Bir nevi yazık ediyoruz bence bu becerimize. Bana sorarsanız başta zor da olsa, insan bir kere o kendisiyle paylaştığı anların tadını aldı mı, bir daha kendini oyalamakla uğraşmak zorunda kalmıyor.

Bu korkuyu yenmenin yolu kendimizi daha iyi tanımaktan mı geçiyor sizce?

Tanımaya çalışmak, buna izin vermek ve kendimizi dinlemekten geçiyor bence. Sadece kendimiz ‘olmaya’ izin verebilmek, başkalarının çizdiği resimlere sığmaya çalışmadan varlığımızı tanımak için çaba göstermek hem yalnızlıkla, hem hayatla, hem bence savaştığımız her şeyle barışmanın ilk adımı.

Hem ‘Sakin’de hem de ‘Yakın’da yavaş bir yaşamı destekliyorsunuz. Pandemi sürecinde, hayat yavaşladığında birçok insan da kendine döndü. Sizce bu yavaşlamanın insan ilişkilerine bir yansıması olacak mı?

Geçtiğimiz bu süreç bence çoğumuza eskisi kadar koşmamız gerekmediğini, bir sürü toplantının, koşturmanın, adet yerini bulsun diye yapılan şeylerin ne kadar gereksiz olduğunu ve onlarsız da hayatın ve ilişkilerimizin işleyebildiğini gösterdi. Bence bu bile çok değerli ve önemli bir kazanım. Biraz daha sakin, biraz daha kendimizi önemseyerek yaşamak mümkün. Bunu nasıl yapacağız sorusu ise bana çok sorulan bir soru. Herkesin hayatı, motivasyonları, ritmi ve tarzı çok başka. Fakat kendimize zaman ayırmanın yolu mutlaka bir şekilde bulunuyor. Hep söylediğim gibi, her gün en azından 10 dakika sessiz sakin bir yerde oturmak, hiçbir şey dinlemeden düşünmeden sadece durmanın bile insanın hem bedenine hem zihnine hem ruhuna ne kadar iyi geldiği artık bilimsel bir gerçek.

Yavaş yaşam nedir?

Yavaş Hareketi’, ilk kez 1986 yılında İtalyan aktivist ve yazar Carlo Petrini tarafından yavaş gıda hareketiyle başladı. Time dergisine göre Petrini, o dönemde Roma Piazza di Spagna’da açılan McDonald’s restoranını protesto etmişti. Sonrasında ise bu hareket yavaş yaşam, yavaş seyahat, yavaş ebeveynlik gibi pek çok kavrama öncülük ederek modern tüketim kalıplarına karşı bir duruş sergiliyor.


Ege Soley yeni kitabını anlattı: Daha sakin yaşamak mümkün

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber