Geri Dön
Kültür SanatEngelleri kaldırmak için istemek yeter!

Engelleri kaldırmak için istemek yeter!

Bir müzeyi keşfetmek için tek ihtiyacımız olan "görmek" değil elbette. İzmir Karşıyaka'da kapılarını açan "İzmir Dokunulabilir Engelsiz Modern Sanatlar Müzesi" engelleri kaldırıyor ve farklı deneyimler sunarak sanatı herkesin erişimine açıyor.

Engelleri kaldırmak için istemek yeter!

Seyhan Akıncı - Pandemi bizi bir müzeyi fiziki olarak gezip görme keyfinden mahrum bıraktığında bunun hayatımızda neye dokunduğunu daha iyi anlamıştık. Peki, farklı engelleri olanların bu keyfi yaşaması için neler yapılabilir diye düşündünüz mü hiç? İzmir Engelsiz Platformu tam da bu sorunun peşinde koşup yanıtları hayata geçiriyor. 7-14 Ocak Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası, biz de bu vesileyle “Engelsiz İzmir” diye yola çıkıp "İzmir Dokunulabilir Engelsiz Modern Sanatlar Müzesi"ni yaratan Neptün Soyer ve müzenin küratörü Nihat Özdal ile bu anlamlı girişimi konuştuk.

Engelsiz İzmir Komisyonu’nun hayata geçirdiği son çalışmalardan biri “Dokunulabilir Engelsiz Müze” oldu. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?

Neptün Soyer: 2015'te İdol Seramik Atölyesi sanatçısı Nuray Erden’in TÜRGÖK (Türkiye Görme Engelliler Kitaplığı) ile iş birliğinde yaptığı sergiyi ziyaret etmiştim. Seramik eserler görme engellilerin dokunarak keşfedeceği şekildeydi. Sergide akademinin diğer sanatçılarının eserlerinin yanı sıra eserleri anlatan Braille alfabesi ile yazılmış tanıtımlar da vardı. Örnekköy’de ANAHTAR Bütüncül Hizmet Merkezi'nde bu serginin daha geliştirilmiş bir hâlini nasıl yaparız diye Nuray Erden ile görüştüğümüzde onlar da çok heyecanlandı. Bu sergi fikrini İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer ile paylaşınca bir sergiden çok müzenin daha etkili olacağını, daha çok insana dokunabileceğimizi söyleyince yola koyulduk.

Nihat Özdal: Herkesin sanatı deneyimleme hakkı olduğunu, bir müzeyi keşfetmek için tek duyunun “görmek” olmadığını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yeni bir farkındalık merkezi oluşturma projesini öğrenince de başka bir müze mümkün felsefesiyle neler yapılabilir diyerek Neptün Soyer, Levent Köstem ve Engelsiz İzmir Komisyonu'ndaki arkadaşlarla çalışmaya başladık.

Sanatseverleri neler bekliyor bu müzede, neler deneyimleyebilecekler?

Neptün Soyer: Sergi salonundaki eserlere dokunabiliyorsunuz. Engelleri kaldırmanın bir yolunun da sanattan geçtiğini düşünüyorum.

Nihat Özdal: Müze görme engellilerin farklı dönemlerden sanatçıların eserlerini, dokunarak tecrübe edecekleri eserlerin yanı sıra ülkemizden ve dünyadan pek çok mimari yapının üç boyutlu yazıcılarla hazırlanan dokunulabilir minyatürlerinin olduğu bir koleksiyona sahip. Müzede bir parkur düzeni kuruluyor ve görme engeli olmayan bireylerin de gözleri bağlanıp bu eserleri dokunarak tecrübe etmeleri sağlanıyor. Ayrıca müze içinde bir “karanlık oda” bulunuyor. Karanlık Oda içerisinde öğrenci ve ziyaretçi gruplarıyla atölyeler yapılıyor.

Müzede hangi eserler yer alıyor?

Nihat Özdal: Müzede  Claude Monet, Edgar Degas, Paul Cezanne, Paul Gauguin, Paul Signac, Vincent Van Gogh, Henri de Touluse-Lautrec, Henri Matisse, Edvard Munch, Wassily Kandinsky, Salvador Dali,  Pablo Picasso, Diego Rivera, Joan Miro, Gustav Klimnt gibi  önemli isimlerin eserleri seramik sanatçıları tarafından boyut katılarak yeniden yorumladı. 

Bu müzede nelere dikkat edildi, kimlerle çalı??ld? do?ru eserlerin ve do?ru formlarda yer almas? konusunda?

Nept?n Soyer: şıldı doğru eserlerin ve doğru formlarda yer alması konusunda?

Neptün Soyer: İdol Seramik Atölyesi’nin daha önceki tecrübesi doğru eserler ve formlar noktasında işimizi kolaylaştırdı. TÜRGÖK’ün de desteğini aldık. Engelsiz İzmir Komisyonu'ndaki başkanımız Levent Köstem ve kurul üyesi arkadaşlarımızın özverili çalışmalarıyla, Nihat Özdal küratörlüğünde bu müzeyi İzmir’e kazandırdık. Her zaman olduğu gibi dayanışma içinde ve ortak akılla ortaya konulan çalışmalarda doğru ürünler çıkarıyor.

Nihat Özdal: Çoğu kişi için geleneksel bir müze ziyareti kendini dışlanmış hissettirecek camekânlardan oluşmakta. Camın arkasındaki nesneler eksik bir tecrübe çağrışımı kurduğu gibi görme engeli olan bireyler için tecrübe imkânsız hale geliyor. Bu müzede camekânlar yok. Sesli kılavuzlar, giriş, karşılama, eserlerin Braille alfabesi ile künyelerinin oluşturulması gibi pek çok enstrüman daha samimi, ulaşılabilir ve anlaşılabilir bir müze tecrübesi yarattı.

Engelleri kaldırmak için istemek yeter

“Görme Engelli Tiyatrosu provalara başlayacak”

Buna benzer farklı müzeler var mı ülkemizde yoksa bir ilk mi?

Nihat Özdal: Farkındalık oluşturmak bağlamında Diyalog Müzesi var fakat Dokunulabilir Engelsiz Müze farkındalığın yanı sıra sanat ile ilgili başka bir tecrübe vaat ediyor. Bu anlamda bir örneği yok.

Görme engeli olan ve olmayan ziyaretçiler için neler planlıyorsunuz?

Nihat Özdal: Ebru Atilla’nın yönettiği Görme Engelli Tiyatrosu müze içerisinde provalarına başlayacak. Buradan çıkacak bir oyunun Müze’nin bahçesinde sergilenmesini umut ediyorum. Müze içinde bulunan birimlerden Karanlık Oda’da “Karanlık Oda Buluşmaları” gibi bir atölye dizisi planlıyorum. Karanlık herkesin eşitlendiği, hiyerarşinin olmadığı özel bir durum, karanlıkta yemek pişirmek, yemek, müzik yapmak, dinlemek, bir şeyler yazmayı ve söyleşmeyi denemek gibi…