Geri Dön
Kültür Sanatİspanyolların gözüyle İstanbul

İspanyolların gözüyle İstanbul

İspanyol sanatçılar Rosa Cuadrado ve Jaume Marzal Canós, Barış Manço Kültür Merkezi’nde açılan “Tanınmayan İstanbul” sergisiyle şehri kendi gözlerinden anlatıyor. Sanatçılar İstanbul’un tükenmez bir ilham kaynağı olduğunu vurguluyor

İspanyolların gözüyle İstanbul

Seyhan Akıncı - Kadıköy Belediyesi ve İstanbul Cervantes Enstitüsü’nün geçtiğimiz yıl imza attıkları kültürel ve akademik iş birliği protokolü meyvelerini vermeye başladı. 15 Ekim’de Barış Manço Kültür Merkezi’nde açılan “Tanınmayan İstanbul” sergisi iki İspanyol sanatçının suluboya çalışmaları ve metinlerinden oluşuyor. 30 Ekim’e kadar görülebilecek sergi vesilesiyle İspanyol sanatçılar Rosa Cuadrado ve Jaume Marzal Canós’la konuştuk.
Alicante Üniversitesi’nin müzesinde çalışan yazar ve şair Rosa Cuadrado, “İstanbul her zaman sanatçılara ve yazarlara ilham veren bir şehir olmuştur ve olmaya da devam etmekte. İstanbul, tarihi ve edebiyatıyla beni cezbediyor. Şiirlerini bildiğim bazı Türk şairlerini çok severim. Şehrin içinde barındırdığı bu kültürlerin karışımı büyüleyici. Burası, sihirli bir şehir. Ayrıca mimarisi, ışığı, Boğazı da çok etkileyici. İçinde pek çok şehri barındıran tükenmez bir ilham kaynağı” diyor.

Alicante ve Prag arasında mekik dokuyan ressam Jaume Marzal Canós ise bundan üç yıl önce Cervantes Enstitüsü, İspanya Büyükelçiliği, Casa Mediterráneo ve Beyoğlu Belediyesi’nin sponsorluğunda “İstanbul’a Bir Bakış” ismiyle, Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi’nde koleksiyonunu sergileme fırsatı bulmuş. Suluboya İstanbul tasvirleriyle bir kez daha sanatseverlerin karşısına çıkan Canós, “Bir sanatçı olarak, her sokakta, köşede veya anıtta işlerim için ilham verici bir motif bulduğumdan İstanbul’a her zaman ilgi duydum” sözleriyle anlatıyor şehrin kendisinde uyandırdığı duyguları.

Sanat ve edebiyatın buluşması

“Tanınmayan İstanbul” sergisi, ressam Canós ve İspanya Büyükelçiliği ile yapılan söyleşilerden doğan bir fikir. Cuadrado, “Çok ilginç olabileceğini düşündüğümüz bir sanat ve edebiyat buluşması projesi. Jaume ile ben, sanatçılar ve yazarlar arasındaki bu iş birliğini çok zengin buluyoruz. Bu türden bir buluşmanın okuyucuyu her zaman şaşırtabileceğini düşünüyoruz” diyor. İkilinin İstanbul üzerine üretimleri ise devam edecek gibi görünüyor. Zira Cuadrado şimdiden gelecek yıl için heyecan verici projelerden de bahsediyor: “İstanbul’u kişisel ve farklı bir şekilde görmenin, daha az bilinen ve ilginç olan bazı yerleri ve hikâyeleri vurgulamanın bir yolu bu sergi. Bazı yerler daha çok biliniyor olabilir ama biz söz konusu bu çarpıklığı yorumumuza katarak sergiyi farklı bir ışıkta sanatseverlere sunmak istedik. İstanbul’u İspanyol toplumuna tanıtmaya devam etmenin iyi bir yolu olduğunu düşünüyoruz. Bu, sergiyle ve fırça darbeleri gibi küçük metinlerle başlayan bir proje için 2022’de de çalışacağız. 2022’nin sonunda Jaume’nin çalışmasının tamamını oluşturacak büyük bir sergi ile ona eşlik eden kitap yayınlanmasını umuyoruz.”

“Ortak bir duyarlılığımız var”

“Tanınmayan İstanbul” sergisinde çalışmalarını birlikte gördüğümüz şair Rosa Cuadrado ve ressam Jaume Marzal Canós Alicante’den birbirini tanıyan iki isim. Canós, “İspanya’da birlikte bazı projeler gerçekleştirdik, Travel Notebook sunum-sergisi ile dans, müzik, şiir ve resmi birleştirecek bir proje daha yaptık. Bu proje bizim İstanbul’a birlikte seyahat etmemize, gelecekte yazacağımız kitap için bahaneler bulmak için sokaklarını birlikte dolaşmamıza imkân tanıdı” diye anlatıyor. Cuadrado da “Birlikte çalışıyoruz ve iş söz konusu olduğunda birbirimizi çok iyi anlıyoruz. Çok iyi bir iletişimimiz var. Ortak bir duyarlılığımız var ve birbirimizin çalışma şeklimizi seviyoruz. Kişisel olarak da çok iyi anlaşıyoruz. Enerjimizin, coşku ve tutkumuzun sanatseverlere ulaşacağını umuyoruz” diye ekliyor.