Geri Dön

“Kentlerden kırsala doğru bir değişime gireceğimize inanıyorum”

Ben Fogle dünyanın en ünlü gezgin ve belgeselcilerinden biri. Vahşi yaşamın kalbine doğru yıllardır yaptığı yolculuklarla bilinen Ben Fogle, BBC Earth'te yayımlanan "Return to the Wild" belgeselinin ikinci sezonuyla izleyicinin karşısına çıkıyor. Her çarşamba yayımlanacak olan yeni bölümlerle Avustralya ve Yeni Zelanda gibi uzak coğrafyalarda izole yaşamı seçen ailelere konuk olan Ben Fogle ile bu yolculukları, yalnızlık ve izolasyon üzerine konuştuk.

“Kentlerden kırsala doğru bir değişime gireceğimize inanıyorum”

İhsan Dindar - milliyet.com.tr / ihsan.dindar@milliyet.com.tr

 

Corona virüs izole yaşamı hayatımıza daha fazla dahil etti. Siz aslında izole yaşam teması uzun süredir belgesellerinizde işliyorsunuz. İzole bir yaşam fikri size neler hissettiriyor?

Tecrit, yalnızlık ve tenhada yaşamak arasında bir fark vardır. Ziyaret ettiğim kişilerin çoğu yalnızlık içinde yaşıyor ama yalnız değiller. İzolasyon, farklı insanlar için farklı şeyler ifade eder ve hepsi görecelidir. Sanırım artık daha fazla insan kendi kendine yeterliliği ve kendine daha fazla güvenmek için alana sahip olmayı düşünüyor.

 

BBC Earth'te yeni bir belgesel dizisiyle izleyiciye görünmeye hazırlanıyorsunuz. İlk rota Yeni Zelanda'dır. Vahşi doğanın kalbi. O ülke hakkında ne söyleyebilirsin?

Yeni Zelanda'yı çok seviyorum. Yıllar boyunca birçok kez ziyaret edecek kadar şanslıydım. “Long Ailesi”, vahşi doğada ziyaret ettiğim ilk ailelerden biriydi ve vahşi yaşam için şablon olmaya devam ediyorlar. Mutlak izolasyon içinde yaşayan çok güzel bir aile. Yeni Zelanda, vahşi doğada yaşamak için gezegendeki en önemli yerlerden biri olmalıdır.

“Kentlerden kırsala doğru bir değişime gireceğimize inanıyorum”

Pandemi sürecinde yolculuklarda sorunlar yaşıyor musunuz peki?

Çoğu kişi gibi ben de eve hapsolmuştum. Bu, seyahat etmediğim en uzun zaman dilimiydi. Ama aile olarak bundan en iyi şekilde yararlandık.

 

İnsanlığın izole bir hayata kolayca adapte olabileceğini düşünüyor musunuz? Özellikle de bu salgın esnasında...

Biz sosyal varlıklarız. Bu yüzden her zaman etkileşime ihtiyacımız olacağını düşünüyorum. Ancak yaşamımıza gelince; onun kentlerden kırsala doğru bir dönüşüme gireceğine inanıyorum.

 

Misafiri olduğun bu izole ailelerin hikayeleri sizi nasıl etkiliyor?

Kendi hayatımı değiştirmek için sık sık umut ve özlemlerle dönüyorum. Bir keresinde İskoçya'da ıssız bir adada bir yıl yaşadım. Her zaman geri dönmeyi umuyordum ve yakın zamanda gelecek yıl kendi kamaramı inşa edeceğim başka bir ada buldum.

“Kentlerden kırsala doğru bir değişime gireceğimize inanıyorum”

Belgeselleriniz ve Instagram paylaşımlarınız insanlara ilham veriyor. Doğada bir macera ya da izole bir hayat yaşamak isteyenlere ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz?

Hiç durmasınlar! Çoğu zaman gerçekte olduğundan daha göz korkutucu ve tehlikeli görünebilir. Fakat vahşi doğa çok iyileştirici bir ortam.

 

Son olarak bundan sonra sizi hangi rotalarda göreceğiz? Yeni rotalar veya yeni bir kitap projesi var mı?

Everest’in zirvesi ve Atlantik kıyıların vahşi doğasından ilhamla yola çıktığım bir kitap projem var. Bu kitap kişisel anılarımın, kendi başımın çaresine bakmam ve vahşi yaşama dair aşkımı içeren mektuplarla dolu olacak. Öte yandan “Where the Wildmen are” serisi için yeni çekimleri sürdürmekteyim.

 

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber