Geri Dön

Koleksiyondan bir seçki…

Türkiye’nin ilk özel müzesi olan Sadberk Hanım Müzesi’nin koleksiyonundan oluşan bir seçki, müzenin 40’ıncı kuruluş yıl dönümü kapsamında Meşher’in İstiklal Caddesi’ndeki mekânında sanatseverlerle buluşuyor

Koleksiyondan  bir seçki…
Gizem Çetimen

Türkiye’nin ilk özel müzesi olan Sadberk Hanım Müzesi’nin koleksiyonundan 19 bini aşkın eserden oluşturulan bir seçki, müzenin 40’ıncı kuruluş yılı kutlamaları kapsamında Meşher’in İstiklal Caddesi’ndeki mekânında sanatseverlerle buluşuyor. Bu seçkide yer alan eserler, izleyicisini Anadolu uygarlıklarından Osmanlı dönemine doğru uzanan bir zaman yolculuğuna davet ediyor. “Mâziyi Korumak: Sadberk Hanım Müzesi’nden Bir Seçki” adını taşıyan serginin önceki gün Zoom üzerinden gerçekleştirilen basın toplantısına serginin küratörü ve Sadberk Hanım Müzesi Müdürü Hülya Bilgi ile Meşher Direktörü Bahattin Öztuncay katıldılar. Bilgi sergiyi şu sözlerle anlattı: “Anadolu uygarlıklarını temsil eden eserler, bunun yanında Osmanlı dönemine ait eserler müzemizde kronolojik olarak sergileniyor. Bu eserlerden oluşan küçük bir seçki, ama aynı zamanda da Anadolu uygarlıklarını kesintisiz olarak gösterebilecek bir sergi olduğunu da söyleyebilirim. Koleksiyonumuzu belli bir disiplin içerisinde zenginleştirme, bilimsel yayınlarla tanıtma ve koleksiyondaki eserleri en iyi koşulda muhafaza ederek gelecek kuşaklara aktarma çabamız devam ediyor. Özellikle sergiye ‘Maziyi Korumak’ ismini bu nedenle verdik.”

‘Ömer Koç’un fikriydi’

Toplantıda basın mensuplarına bilgi veren Bahattin Koç, sergi fikrinin Ömer M. Koç tarafından ortaya çıktığının altını çizdi. Ömer M. Koç’un müzenin 40’ıncı yılının çarpıcı bir şekilde kutlanmasını istemesiyle serginin Vehbi Koç Vakfı kurumları bünyesinde olan Meşher’de açılmasına karar kılınmış. Meşher’in binasının her bir katına yayılan sergideki eserler, ait olduğu döneme ışık tutarak MÖ 6. bin yıldan 20. yüzyıla uzanan geniş bir zaman diliminin öyküsünü sanatseverlere aktarıyor. İzleyiciler, 5 bin yıl önce Anadolu’da ilkel aletlerle yontulmuş bir mermer figürü, 450 yıl öncesinden günümüze ulaşan ve İznikli bir seramik ustasının yaptığı tabağı ve Osmanlı döneminden kalma kadın kıyafetlerini bu sergi kapsamında görme şansı yakalıyor. Ayrıca sergide, erken İslam dönemi eserlerinin yanında, hat sanatından ipekli dokumalara kadar Osmanlı sanatının en seçkin örnekleri de var.

Sergi süresince Meşher ve Sadberk Hanım Müzesi’nin ortaklaşa hazırlayacağı çevrimiçi etkinlik programı da yapılacak. Pandemi sebebiyle alınan önlemler kapsamında sergi kapsamında düzenlenecek atölyeler, seminerler ve çocuklar için yapılan etkinlikler Meşher’in dijital platformları aracılığıyla evlere konuk olacak. Sergi kapsamında bir de, Hülya Bilgi ve Arkeolog G. Senem Özden Gerçeker’in metinlerini kaleme aldığı bir kitap Türkçe ve İngilizce olarak yayımlandı.

Yazlıktan müzeye

Hülya Bilgi’ye göre Sadberk Koç, el işlerine ve el sanatına duyduğu tutku ile bir araya getirdiği koleksiyonunu, kendi adını taşıaycak bir müzede sergilenmesini arzulamıştı. Sadberk Koç’un 23 Kasım 1973’teki vefatının ardından ise başta eşi Vehbi Koç ve çocukları onun bu dileğini yerine getirmek için çalışmalara başladı. Müze, Koç Ailesi’nin 1950’de yazlık olarak aldığı, Sarıyer’in Büyükdere semtindeki Azaryan Yalısı’nda 14 Ekim 1980 tarihinde Sadberk Hanım Müzesi ismiyle açıldı. Türkiye’nin ilk özel müzesi olma özelliğini taşıyan müzede, Sadberk Koç’un toplayıp sakladığı el sanatları eserlerinden oluşan kişisel koleksiyonu sergileniyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber