Geri Dön
Kültür SanatMüziğin diliyle anlaşıyoruz

Müziğin diliyle anlaşıyoruz

Evrim Ateşler ile “Dialogos” albümüne imza atan Yunan besteci Konstantinos Plousios, “Müziği sevenler ve dinlemekten zevk alanlar sanatı politik suçlamalara karıştırmaz” diyor.

Müziğin diliyle anlaşıyoruz

Seyhan Akıncı - Fazla yakınlığın getirdiği uzaklığı anlamak için belki de Türkiye ve Yunanistan’a bakmak yeterli. İki ülkenin müziğinden sofrasına gelen yemeklere kadar öylesine bir benzerlik var ki baklavadan dolmaya kimin neyi önce bulduğu hâlâ tatlı bir tartışma konusu. Ama tartışmak yerine birlikte üretmeyi ve diyalog kurmayı tercih edenler de yok değil. Exelixi etiketiyle müzikseverlerle buluşan “Dialogos” albümü işte böyle bir çabanın ürünü. Türkiye-Yunanistan kültür sanat projeleri yönetmeni müzisyen Evrim Ateşler ile Yunan besteci ve söz yazarı Konstantinos Plousios bir araya gelerek Türk-Yunan ortak yapımı bir albüme imza attılar. “Dialogos”un Türkçe sözleri Ateşler tarafından yazılırken besteleri Plousios’a ait. Ateşler ve Plousios ile iki halkın kültür ve sanat aracılığıyla artık birbirini daha iyi anlayıp anlamadığını konuştuk.

“Dialogos”un tuhaf, hüzünlü ve nostaljik bir yanı var…  Nasıl bir hikâyesi var albümün? 

Evrim Ateşler: Türkiye ile Yunanistan arasında dünden bugüne kültür ve sanat etkileşimlerinin tarihsel boyutlarıyla ilgili projeler yöneten İzmir âşığı bir müzisyenim. Asıl dokunmak istediğim ve yola çıkış amacım İzmir’in ruhuydu. 2007’den bugüne uzanan bu süreçte, tanıdığım, etik ve sanatsal değerleri karakterimle örtüşen, önemli bir müzik insanı Konstantinos Plousios. “Monologos-Monolog” kendi eklektik bestelerine yer verdiği birçok projesinden birinin ismiydi. Madem iki ülke arasında güzel bir etkileşim yaratmak istiyoruz o hâlde albümümüzün ismi “Dialogos-Diyalog” olsun dedik.

Müziğin diliyle anlaşıyoruz

Evrim Ateşler’e göre bu albüm iki  ülke adına güzel bir etkileşim.

Şarkıların sözleri size, besteler ise Konstantinos Plousios’e ait… İki yakanın insanını birleştiren çok şey var elbette. Albümden dinleyicilere geçen duygudaşlığı nasıl sağladınız?

Evrim A.: Bu durum sanat dünyası çalışanları için biraz karakterle ve biraz da sanatsal tavırla ilgili sanırım. Çalışmalarını titizlikle yöneten, duyguya önem veren, “insanlar dinlediğinde/gördüğünde ne hissedecek?” düsturunu hep ön planda tutan kişiler, aralarındaki güzel sinerjinin kendiliğinden doğduğunu hissederler. Bu da başarı getiriyor doğal olarak. 

Konstantinos Plousios: Müziği sevenler ve dinlemekten zevk alanlar, sanatı milletlere ve politik suçlamalara karıştırmazlar. Onlar sadece kültürler arasındaki ortaklığın keyfini çıkarırlar. Bu sebeple, bu projeyi dinleyen insanlar kendilerini iyi hissedecek çünkü müziğin bütün olduğunu ve ortak ifadede bir köprü olabileceğini fark edecekler.

İki kültürün harmanlandığı bir projede yer alma fikrinde sizi en çok heyecanlandıran şey neydi? “Dialogos”u dinlediğinizde sizde neler uyandırıyor?

Konstantinos P.: Georgia’yla ve bu projeyi ortaya atan Evrim ile pandemide karantinada, hiçbir şey yapmazken albüm fikrini tartıştık. Birlikte oturup coşkumuzu ortaya koyduk. Hem benim Evrim’e bir sanatçı olarak duyduğum, hem de onun benim müziğime ve şarkılarıma olan minnetine dayalı bir projede çalışma fırsatımız oldu. Bu albüm tamamen ortak takdire ve zor zamanlarda sanat yapma çabamıza dayanan bir çalışma oldu.

Birlikte üretim sürecinde neler deneyimlediniz?

Konstantinos P.: Evrim bu proje için çok fazla sevgi ve coşku ortaya koydu. Ayrıca, Georgia da bu projede büyük ölçüde yer aldı. Evrim ile aramızda bir iletişim köprüsü kurdu ve iki tarafın da birbirini tam olarak anlamasını sağladı. Genel olarak sonuçtan oldukça memnunum ve eminim ki bu koşullar altında tekrardan böyle bir proje yapacağız. Bu albümün insanlar tarafından dinlendikten sonra, yapılan işin ruhunu ve yaratılış yolunu anlayacaklarını düşünüyorum.

Türkiye-Yunanistan kültür ve sanat projeleri yönetmenisiniz. Bu birbirine çok yakın ve çok uzak iki halk kültür ve sanat aracılığıyla artık birbirini daha iyi anlıyor mu?

Evrim Ateşler: İki ülkenin ve insanlarının hayatlarında büyük dönüm noktaları var. Benim ve ekip arkadaşlarımın ortak fikri, geçmişte yaşanan ve gelecekte yaşanacak olan durumlara kaçıncı yüzyıl düşünme tarzıyla baktığımızdır. Sanat danışmanımız Georgia Papadopoulou’nun bu konuda tüm ekibi etkileyen düşüncesi: “Yaşadığımız zaman diliminde, her iki tarafta var olan herkes bir farkındalık yaratmaya çalışıyor, biz bunu 21. yüzyılda bir kez daha sanatla yapıyoruz” şeklinde. Kanaatimce müziğin iyileştirici gücüne inanan insanlar artık azınlık değil. Dolayısıyla birbirini anlamak isteyenler çok uzun zamandır birbirlerini anlıyor zaten, “Dialogos” iyi bir örnek bence.