Geri Dön
Kültür SanatOkumaktan vazgeçmiyoruz

Okumaktan vazgeçmiyoruz

Türkiye’de geçen yıl 68 bin 120 kitap yayımlandı. Pandemiye rağmen hız kesmeyen yayıncılar toplam satışlarını artırdı. Okurun tercihi ise yine klasiklerden yana oldu

Okumaktan vazgeçmiyoruz

Seray Şahinler -  Bir süredir kâğıt kriziyle mücadele eden, ardından gelen pandemiyle yayın planları sekteye uğrayan yayınevleri her şeye rağmen kitap yayımlamakta geri adım atmadı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre; geçtiğimiz yıl Türkiye’de 68 bin 120 kitap yayımlandı. Bu rakam umut verici çünkü yayımlanan materyallerin sayısı 2020’de, 2019’a göre yüzde 14,5 arttı ve 78 bin 500’e ulaştı. 2020’de yayıncılar tarafından 68 bin 120 kitap, 523 elektronik kitap, 8 bin 917 web tabanlı elektronik kitap, 494 konuşan kitap ve 446 diğer olmak üzere toplam 78 bin 500 materyal için ISBN alındı.

Yayınevlerine göre, pandemi nedeniyle evde geçirilen zamanın artması kitapla olan etkileşimi artırdı. Her ne kadar kitabevleri uzun süre kapalı olsa da çevrimiçi satış platformları bu boşluğu doldurdu. Haliyle okurun kitapla arasına girebilecek engeller ortadan kalktı. Yayıncılardan edindiğimiz bilgiye göre bu süreçte en çok klasikleri okuduk!

‘Eski kitaplar okundu’

Cem Erciyes, Doğan Kitap Yayın Direktörü: Türkiye’de, dünyada olduğu gibi kitap dünyası  pandemiye rağmen çok fazla kan kaybetmedi. Sosyal hayat ve kültür alanındaki diğer faaliyetlerini azaltan insanlar evde geçirdikleri sürenin bir kısmını kitaplara ayırdı. Ama tabii kitapçı dükkânlarına uğrayamadılar internete yöneldiler ve bu da kitap alma davranışlarının değişmesine neden oldu. Biz de Doğan Kitap olarak bir kayıp yaşamadık, hatta toplam satışlarımızı artırdık. Olabildiğince edebiyat, inceleme araştırma ve diğer türlerin dengelerini korumaya, inandığımız güzel ve nitelikli kitapları yayımlamaya gayret ettik. Benim gözlemim son bir yıl içinde klasiklere olan ilgi arttı, tanınmış yazarların eski kitapları daha çok okundu. Çok satan ünlü yazarlar biraz geciktirdiler kitaplarını, ama bu yıl arka arkaya onların da yeni kitaplarını okuma olanağı bulduk. Edebiyat dışı kitaplara da ilgi arttı, özellikle psikoloji ve eğitim üstüne kitapların daha çok okunduğunu söyleyebilirim. Biz de bu alanda yayın sayımızı artırdık. Kitapçıların olmaması yeni yazarlar için önemli bir engel teşkil ediyor. Genç ve yeni yazarların okurlarını bulması için bir an önce pandeminin etkisini kaybetmesini ve okurların kitapçılara daha fazla gidip gelmeye başlamasını bekliyorum.

“Deneme türüne ilgi”

Saadet Özen, Everest Yayınları Yayın Yönetmeni: Everest’te pandeminin etkisini en çok çalışma düzeninde gördük, editörlerimiz, düzelt menlerimiz, grafikerlerimizle uzaktan çalışacak şekilde yapımızı dönüştürdük. Kitap satışlarında ise herhangi bir olumsuzluk olmadı. Hatta aksine, okurun bazı türlere ve baskı şekillerine ilgisinin arttığını gözlemledik. Öncelikle Türkçe edebiyatta, yeni yazarlar için bunu söyleyebiliriz. Bunun dışında ‘deneme’ dizimizin bazı kitapları, eskiye oranla daha çok ilgi gördü; bir-iki ay içinde yeni baskıya geçecek duruma geldiklerimiz oldu. Bir de klasiklere olan ilgi arttı. Bu elbette bahsi geçen yapıtların mutlaka “çok satanlar” listelerine girdikleri anlamına gelmiyor, fakat büyüyen bir ilgiye işaret ediyor. Bir de, okurun kitabın teknik ve estetiğine daha fazla dikkat ettiğini söyleyebiliriz: Kaliteli kâğıda, ciltli baskılar aynı kitabın farklı baskılarına göre daha fazla ilgi çekiyor. Tüm bunları göz önüne alarak sonbahara yeniliklerle girmeyi planlıyoruz.

“Edebi kitaba yönelim’

Çağlayan Çevik, Kırmızı Kedi Yayınevi Yayın Koordinatörü: İlk kapanmanın yaşandığı Mart ayında internet üzerinden gerçekleşen kitap satışlarında büyük bir artış oldu. Salgının ilk döneminde hem ne yapacağını tam olarak bilemeyen hem de bu belirsizlikten bunalan insanlar güvenilir bir liman olarak gördüğü kitaplara sığındı. Kesin olarak bir tür ayrımında bulunamasak da, okurların bu süreçte edebi kitaplara daha çok yöneldiğini söyleyebiliriz. Kırmızı Kedi etiketiyle yayımlanan kitaplar arasında en büyük ilgiyi Jose Saramago’nun eserlerinin gördüğü de bir gerçek. Bilhassa “Körlük,” konusu itibariyle de “bir salgın” metaforunu kullandığı için oldukça yüksek rakamlara ulaştı. Yine her ne kadar daha öncesinde başlatmış olsak da, pandemi sürecinde hız verdiğimiz “Kırmızı Kedi Klasikler” dizisi de bu süreçte okur tarafından bir hayli ilgi gördü. Pandeminin ilk                 aylarında güncelliği olan kitaplar hariç, kimi inceleme-araştırma kitaplarına gösterilen ilgi eskiye göre azalmıştı. Ancak 2020 yılının ikinci yarısı itibariyle, bilhassa ekim-kasım aylarında inceleme-araştırma kitaplarımız da yeniden okurlarımızın yoğun ilgi gösterdiği kitaplar oldular.

 

bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler