Geri Dön

Serdar Coşgun: Hüznün benim hayatımda da etkisi büyüktür

Geçtiğimiz aylarda Hercai Gönlüm adını taşıyan teklisini ve ardından da bu parçanın klibini yayımlayan Serdar Coşgun, geleneksel Türk ezgileriyle dinleyicilerin gönlüne dokunuyor. Geleneksel müziğimizin dünya müziğinin ilerlemesi hususunda tarih boyunca önemli yer teşkil ettiğini vurgulayan Serdar Coşgun ile hem son çalışması hem de genel manada müzikal yolculuğunu konuştuk.

Serdar Coşgun: Hüznün benim hayatımda da etkisi büyüktür

İhsan Dindar - milliyet.com.tr / ihsan.dindar@milliyet.com.tr

 

Bir süre önce Hercai Gönlüm tekliniz ve klibi yayımlandı. Şarkıda en çok hissettiğim hislerden biri hüzün oldu. Hüznün hayatınızdaki yeri nedir?

Şöyle cevap vermek isterim ki,  maalesef ve şükür ki, duyarlı her insanın hayatında şüphesiz hüznün büyük bir etkisi vardır. Maalesef dedim çünkü, bu hal ile kendileri üzerinde negatif bir etki oluştursalar da, şükür ki genel vaziyet içinde ki aşırı pozitif enerji yükünü, ve aşırılığın getirdiği vurdum duymazlığı nötrler. Yani bir nevi topraklama görevi ile dengeler, insanı tabii olana, özüne dönme, düşünme ve idrak etmeye meylettirerek, dengeyi hasıl ederler; aslında hüzünlü diye gördüğümüz insanlar. Başkalarının yaşadığı acı, sıkıntı ve dertleri hissedebilme ve ona ortak olup, yardım etme bilincini tetiklerler bir nevi. Bunun bir gereklilik olduğu fikri ile, hüznün benim  hayatımda da etkisi büyüktür.

 

Bu bağlamda şarkının hikâyesini merak ediyorum. Oradan devam etmek isterim...

Efendim bu şarkının hikayesi aslında hepimizin hikayesidir. Maalesef ölümün ve ondan daha da acısı, kaybetme duygusu, yani ayrılık etkisinin, insanoğlunu büyük ölçüde etkilemesinin bir yansımasıdır aslında ortaya çıkış hikayesi. Ne olursa olsun, aslında özünde tüm insanlar, iki şey için çabalar, ve hepsi,  özünde ona hasrettir. Bu ise,  sevmek ve sevilmek arzusudur! Ve bu bir arayıştır, Ve bunun köprüsü de, bineği de aşktır! İşte şarkının hikayesinde ana rahminden bu misal alemine düştüğümüz andan itibaren, içine düştüğümüz firkat, yani ayrılıktan, vuslata, yani kavuşmaya yönelik çabanın hikayesidir vesselam. 

 

Şarkıya dair son olarak mutfaktaki isimleri öğrenebilir miyiz?

Eseri yapmamda destek olan, değerli aranjör, Semih Gönder ve saygı değer besteci Erol Özdamar’a buradan sevgi ve selamlar.

Serdar Coşgun: Hüznün benim hayatımda da etkisi büyüktür

Geleneksel Türk ezgileri şarkılarınızın ayrılmaz bir parçası. Müzikal yolculuğunuzda belli ki bu kökler sizi çok besliyor...

Türk makam ve ezgilerinin etkisi sadece bizim üzerimizde değil, dünya müziğinin ilerlemesi hususunda  tarih boyunca önemli yer teşkil etmiştir. Eğer bundan yüzlerce, hatta binlerce yıl önceleri iyi takip edilirse, dünyanın hemen her yerinde, Türk makam ve ezgileri ile karşılaşılacaktır. Bu yüzden bu tamamiyle, bu büyük mirası ve kültürü  hatırlatma ve yaşatma çabasıdır.

 

Zor bir süreçten geçiyoruz. Salgın tüm dünyayı etkiledi. Neler düşünüyorsunuz bu yaşananlar hakkında? Sizde ne gibi izler bıraktı?

Tarihin hemen birçok döneminde zorlu ve sıkıntılı süreçler olmuştur. Hatta bundan daha da zorları olmuştur! Fakat bizler tevhid ve birlik bilinci ile hareket eden bir milletiz. Her zorlu dönemi bu bilinç sayesinde aştık ve aşacağız şüphesiz. Her ne kadar söylenilen gereklilik üzere, bu süreç bir sosyal mesafe gerekliliğini doğursa da lakin, gönülsel ve fikirsel birliği, bağı asla koparmamamız gerekli diye düşünüyorum. Özellikle tüm dünyanın içinde olduğu bu zorlu zamanda, birleştirici bir maya etkisi olan kültürümüze daha fazla sahip çıkılmalı. Ve bu hususta özellikle müziğin uygun koşullar aracılığı ile icra edilerek, ruhsal ve psikolojik  motivasyon açısından  daha fazla gerekli olduğu kanısındayım.

 

Bu zor sürece rağmen müzikal üretiminiz devam ediyor. Bu üretim devam edeceği bir süreç mi bu?

Zaten daha önce arz ettiğim üzere, yine şöyle cevap vermek isterim ki; bir söz vardı müzik ruhun gıdasıdır diye. Düşündüm bu sözü ve dikkat ettim, nefsin gıdası, yada bedenin gıdası dememiş! Ruhun gıdasıdır demiş! Yani Efendim, zaten zor ve sıkıntılı bir süreç diye sizde arz ettiniz, ve tüm dünya böyle, madem ki öyle, o zaman bilakis asıl şu anda daha gereklidir; gerek fiziksel, gerekse ruhsal; çünkü hasta varsa doktor vardır, ve Yunus Emre’nin dediği gibi ışkın, yani aşkın,  gerekliliği, bilakis  karanlıkta daha fazladır. Saygılarımla.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber