Geri Dön
Milliyet ExecutiveCEO’ya rehber: Enerji faturası nasıl düşer?

CEO’ya rehber: Enerji faturası nasıl düşer?

Enerji krizine yeşil çözüm mümkün. Fiyat avantajı, yerlileşme, ihracat; yenilenebilir enerjiyi teşvik ediyor. Küçük çaplı bir rüzgâr santrali yaklaşık 4, güneş enerjisi santrali ise kendini 3 yılda amorti edebiliyor

CEO’ya rehber: Enerji faturası nasıl düşer?

MİTHAT YURDAKUL

Fosil kaynaklardan enerji üretimi son dönemde artan fiyatlar nedeniyle sanayi üzerinde büyük bir maliyet baskısı oluştururken, alternatif yenilenebilir enerjide aranıyor. Yenilenebilir enerji ekipmanında yerlilik oranının artması, üretimde verilen teşvikler ve Avrupa’ya ihracatta getirilen yeni karbon kıstasları, sanayici ve ihracatçıları daha fazla yenilenebilir enerji kullanmaları için teşvik edecek.

Petrol fiyatlarının ve buna bağlı olarak doğal gaz piyasasının yükselişe geçtiği son dönemde, doğal gazdan üretilen elektriğin sanayiye yansıması maliyet artışı yaratıyor. Pandeminin etkisi, çip krizi gibi sebeplerle maliyetlerini düşürmeye çalışan sanayiciler, enerjide de çıkış yolu arıyor. Pandeminin maliyetlere etkisinin dışında, son birkaç yıllık dönemde yenilenebilir enerji ekipmanlarındaki ucuzlama, yenilenebilir enerjiyi üretici için de alternatif haline getiriyor. Küçük çaplı bir rüzgâr santrali yaklaşık 4, güneş enerjisi santrali ise kendini 3 yılda amorti edebiliyor. Rüzgârda kıyı kesimleri; güneşte ise Kahramanmaraş ve Gaziantep gibi kentler, yenilenebilir enerjide öne çıkıyor. Son dönemde üretim sektörü, operasyonlarını yenilenebilir enerjiye kolay ulaşabilecekleri yerlere kaydırmak için formüller üzerinde çalışıyor. CEO’lar, orta vadede elektrik ihtiyaçlarını yenilenebilir enerji ürettikleri santrallerden, Türkiye’nin farklı yerlerine iletmek için projeler üzerine kafa yoruyor.

Yerlilik oranı giderek artıyor

Halihazırda, inşası ve kabulü tamamlanmış ve sisteme bağlı olduğu halde bağlantı kapasitesinde yer almayan 1700 MW’ı aşkın rüzgâr ve güneş gücü mevcut. Kapasite artışı verilmesi beklenen bu tesislerin aktif hale gelmesiyle, önemli oranda yenilenebilir enerjinin devreye girmesi bekleniyor. Özellikle rüzgâr santrallerinin yarıdan fazlasının yerli olanaklarla üretilir hale gelmesi, yerli enerji üretimini kur farklarından koruyan bir unsur.

Sanayide ‘enerjini kendin üret’ dönemi

Güneş ve rüzgâr enerjisinde Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması’nın (YEKDEM) etkinleştirilmesi beklentileri olsa da, yenilenebilir enerji yatırımcıları için halihazırda önemli teşvikler mevcut. Bu kapsamda, rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımlarına yüzde 18’lik KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti gibi mevcut desteklerin kapsamını genişleterek, lisanssız elektrik üretimlerinin dördüncü bölge desteklerinden yararlanmasının önü açıldı. Destekler sayesinde güneş ve rüzgâr enerjisi yatırımcılarına ilave olarak yüzde 30 vergi indirimi, 6 yıl boyunca sigorta prim işveren hissesi desteği sağlanacak. Destek mekanizmasıyla artacak yerli üretimin, panel ve türbin ithalatını azaltmasının, yenilenebilir enerjiye ulaşımı artıracağı ve başta sanayi olmak üzere elektrik fiyatlarına olumlu yansıyacağı hesaplanıyor. Önümüzdeki dönemde sanayicinin, kendi ürettiği elektrikle fabrikalarını beslemesi, başta organize sanayi bölgeleri olmak üzere önemli bir avantaj haline gelebilir.

İhracatta uyum şart

Yerli sanayici için yenilenebilir enerjide bir diğer önemli nokta da Avrupa Birliği’ne ihracat. AB’ye ihracatta öngörülen Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması’yla, karbon emisyonunun yüksek olduğu sektörlerde, yenilenebilir enerji kullanımının öne çıkarılması gerekecek. Mekanizmanın ilk etapta demir-çelik, çimento, gübre, alüminyum ve elektrik sektörlerini etkilemesi bekleniyor. Bundan 4 yıl sonra yürürlüğe girecek düzenleme ile AB’yi ihracat yapan şirketler karbon emisyonlarına karşılık gelen sertifikalar alacak, sertifikaların maliyeti, üretimde açığa çıkan karbondioksit üzerinden hesaplanacak. Düzenlemeye uyum sağlayamayıp, üretimlerinde yenilenebilir enerji payını artıramayan üreticiler, AB’ye ihracatta geriye düşecek.

Daha çok yatırım yapmak şart

CEO’ya rehber: Enerji faturası nasıl düşer

CEM ÖZKÖK / Yenilenebilir Enerji Yatırımcıları Derneği (GÜYAD) Başkanı

“Rüzgâr, güneş, jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynakları bir ülkenin öz kaynakları arasında çünkü bunları temin etmek için ülkemizde pek bulunmayan doğal gaz, petrol benzeri yakıtlarda olduğu gibi para vermeniz gerekmiyor. Rüzgâr her yerde esiyor, güneş her yerde ışıyor. Yer altı sıcak su kaynakları sayesinde jeotermalden enerji üretiyor, hidrolik kaynakları devreye alabiliyorsunuz. Dolayısıyla yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim ülkelerin enerjide başka ülkelere bağımlı olmalarını çok büyük ölçüde azaltıyor; bir yandan da enerji arz güvenliğini sağlıyor. Burada gerekli olan bir diğer bacak depolama. Burada da gelişmeler devam ediyor, hem dünyada hem de ülkemizde. Dolayısıyla yenilenebilir kaynaklardan enerji üretimi alanına yakın ve orta vadede çok daha fazla yatırım yapıp bu yatırımları hızla hayata geçirmemiz gerek.”

Her yüzde 1 artış 250 milyon $

CEO’ya rehber: Enerji faturası nasıl düşer

İBRAHİM ERDEN / Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı

“Enerji bağımsızlığı yalnızca kaynak tedariki açısından değil bu kaynakları tedarik etmek için harcamamız gereken para yani cari açık sorunu açısından da son derece önemli bir konu. Keza ülkemizde yenilenebilir enerji alanında üst düzeyde yetişmiş insan kaynağı ve çok güçlü bir sanayi varken bizim bu alanlarda yatırım hamlemizi herkesten daha kararlı bir şekilde hızlandırmamız gerekir. Özellikle güçlü rüzgâr sanayimiz ve gelişmeye devam eden güneş sanayileri yenilenebilir enerji hamlemizi daha ileri noktaya taşımaya destek olabilir. Kamu bir yandan YEKA ve benzeri kapasite ihalelerini yaparken bir yandan da büyük tüketicilerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için güneş ve rüzgâr yatırımı yapabilmesi amacıyla çatılarda ve arazide öz tüketim yatırımlarını kolaylaştırmaya çalışıyor. Kurulu gücümüzdeki her yüzde 1 yenilenebilir enerji artışı 250 milyon dolarlık yabancı kaynak ithalatına engel olacak ve cari açığın bu ölçüde azalmasını mümkün kılacaktır.”

Sahada maç, çatıda enerji...

CEO’ya rehber: Enerji faturası nasıl düşer

Enerjisa Enerji tarafından Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadı’nın çatısına kurulan güneş enerjisi santralinin Galatasaray’a 25 yılda 1 milyar TL’den fazla katkı sağlaması bekleniyor. 10 bini aşkın güneş paneli ile Aralık 2021’de üretime başlayan santral 40 bin metrekare alana kuruldu. Tesisin yaklaşık 20 milyon lira tutarındaki yatırım finansmanın tamamının Enerjisa Enerji tarafından sağlandığı açıklandı. Performansa Dayalı İş Modeli ile kurulan güneş enerjisi tesisi sayesinde stadyum kendi elektriğini kendi üreterek enerji tasarrufunda da rol model olacak.

‘Bir numaralı çıkış noktası belli’

CEO’ya rehber: Enerji faturası nasıl düşer

HAKAN YILDIRIM / Sanko Enerji CEO’su

“Kaynak açısından Türkiye’de güneşlenme süreleri de rüzgâr verimliliği de iyi durumda. Güneşlenme süresi bizim yarımız olan Almanya’nın güneşte yaklaşık 60 GW’lık kurulu gücü var. Almanya, 2030’da 200 GW solar kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Danimarka’da toplam elektriğin yarıdan fazlası tek başına rüzgârdan sağlanırken bu oranın 2035’e kadar yüzde 85’e çıkarılması gibi iddialı bir hedef mevcut. Tüm bunlar, hibrit de dahil olmak üzere yenilenebilire hiç hız kesmeden daha fazla yatırım yapma mecburiyetimizi bir kez daha vurguluyor. İklim krizinde ve şu an devam eden, enerji dengelerini ciddi ölçüde etkileyen bölgesel savaşlar gibi krizlerde ‘yenilenebilir enerji dönüşümünün’ bir numaralı çıkış noktası olduğuna inanıyoruz.”

Depolama için fabrika

CEO’ya rehber: Enerji faturası nasıl düşer

SAMİ ASLANHAN / Kontrolmatik Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı

“Hem dünya genelinde hem de ülkemizde gerçekleştirmemiz gereken enerji dönüşümünün ana nirengi noktası yenilenebilir kaynakların sisteme daha fazla dahil olmaları zorunluluğu. Ülkemizde YEKA adıyla uygulanana benzer yarışmalar açılması yoluyla düzenli kapasite açıklanması yaklaşımı ilk bakışta çok hızlı gerçekleşecek süreçler gibi görünmese de yapısal olarak daha doğru yaklaşım. Belki ilk etapta mevcut kurulu güce daha hızla eklemlenebilecek hibrit sistemlere yönelinebilir ki şu anda düzenleyici kuruluşların bunu yaptığını görüyoruz ama eninde sonunda çıkışı yenilenebilir kaynaklardan çok daha büyük ölçeklerde yararlanmakta bulacağız. Bu noktada bizim sunduğumuz ‘enerji depolama’ çözümleri de hayati rol oynayacak tabii. 2022’nin son çeyreğinde ilk fazı olan 350 MWh teorik kapasiteli lityum-iyon batarya hücresi ve enerji depolama sistemleri fabrikamız ile öncelikle ülkemizin paralelde de diğer ülkelerin enerji depolama ihtiyaçlarına stratejik çözümler sunmuş olacağız.”