Geri Dön
ŞiirlerErgenekon şiiri - Ziya Gökalp

Ergenekon şiiri - Ziya Gökalp

Ziya Gökalp, Türkçülük, turancılık düşüncelerinin fikir babalarından birisidir. Gökalp dile büyük önem vermiştir. Batı dillerinden alınan sözcüklerin karşılığı olarak yeni sözcükler icat etmiştir. Türkçe karşılığı olan Arapça ve Farsça sözcüklerin Türkçeden atılması gerektiğini savunmuştur. Türkçülüğün Esasları kitabında Türk milliyetçiliğinin esaslarını ve işleyiş tarzını açıklamıştır. Genç Kalemler dergisinde yayımladığı “Turan” şiiri ile Turancılık düşüncesini benimsediğini ortaya koymuştur. Ergenekon şiirinde Ziya Gökalp, Türk milletinin yeniden var olmak için dağları erittiği Ergenekon destanını işlemiştir.

Ergenekon şiiri - Ziya Gökalp

ERGENEKON

Biz Türk Han'ın beş oğluyuz.
Gök Tanrı'nın öz kuluyuz,
Beşbin yıllık bir orduyuz,
Turan yurdu durağımız!

Ak ordumuz sola gitti,
Üç hakanlık tesis etti,
Med, Sümer-Akad, Hit'ti
Bu üç şanlı oymağımız!

Birincisi Azerbaycan,
İkincisi Geldanistan,
Üçüncüsü Arz-ı Ken'an,
Fışkırdı üç kaynağımız!

Gök ordumuz sağa vardı,
Çin'i baştan başa sardı:
Hiyong-no'lar bu Hanlar'dı;
Sed olmadı tutağımız!

Kara ordu gitti İskit
Ülkesinde yaptı bir çit;
Attila ol, Şalon'a git,
Sözü oldu adağımız!

Kızıl ordu dağlar aştı;
Efganlar'la çok savaştı;
Bir alayı Hind'e taştı:
Sind oldu bir ırmağımız!

Sarı ordu tekin durdu:
Şehir yaptı, çiftlik kurdu.
Uygurlar'ın bu iç yurdu
Kaldı ana toprağımız!

Yüce Tanrı, Oğuz Han'ı
Göndererek Türk Hakanı,
Birleştirdi beş Turan'ı...
Doğdu güneş sancağımız!

Oğuz Han'dan sonra Hanlar
Kazandılar yüce şanlar,
Bilinmek için bu hoş anlar
Şehname'dir sorağımız

Yıllar geçti: Bir an geldi,
Türk tahtına İlhan geldi;
Sağdan, soldan düşman geldi,
Kurulmuştu tuzağımız!

Verilmedi bir dem soluk,
Kanlar aktı oluk oluk;
Öldü bütün çocuk-çoluk,
Han, bey, çeri, uşağımız!

Yalnız Nüküz ile Kayan
İki kızı alıp yayan
Bir sarp dağa attılar can,
Bunlar oldu kaçağımız!

Dağdan dağa hep gizlice
Yürüdüler beş-on gece,
Bir tan vakti gayet ince
Bir iz oldu uğrağımız!

Bu iz, yolu çok uzattı;
Sonra alageyik çattı,
Bir dik yardan bizi attı;
Kanadı her bucağımız!

Bir de baktık: Yeşil bir bağ!
Her tarafı bir yüce dağ!
Geniş, fakat sıkı bir ağ!
Dedik, ne hoş bu ağımız!

Alageyik çayır yerdi,
Yavrusunu emzirirdi,
Bizi gördü meme verdi...
Oldu ana kucağımız!

Dört yüz sene burada kaldık,
Geyik arttı, biz çoğaldık;
Çıkamadık; işe daldık,
Pek şenlendi konağımız!

Elma, erik çoktu, yedik,
Demir bulduk, örs işledik,
"Bir gizli yol bulsak!" dedik:
Dağ delerdi bıçağımız!

Kurt'tan hali iken bu yurt
Birgün peyda oldu bir kurt,
Bir geyiğe attı avurt,
Gördü çoban yamağımız!

Kurt bir delik buldu, gitti;
Bir demirci takip etti;
Ocak yaktı, taş eritti;
Açıldı yol kapağımız!

Büyük sevinç, büyük müjde!
Bayram yaptık kentte, köyde:
Torun, oğul, baba, dede,
Büyüğümüz, ufağımız!

Demirciye BOZKURT dendi;
Han tanıldı, taç giyindi;
Yoldan önce kendi indi:
Sağ elinde BAYRAĞIMIZ!

Börteçine kurdun adı,
Ergenekon yurdun adı,
Dört yüz sene durdun, hadi,
Çık, ey yüz bin mızrağımız!

 

Oldu sana Kaf bu eşik,
Tarih kaldı delik deşik;
Artık yeter, bu taş beşik
Oldu körpe yatağımız!

Uzaklarda boş ülkeler,
Issız yurtlar seni bekler!
İşte Kıpçak, İşte Kaşgar!
Tâ karşıda gök dağımız!

Tarhandağı gözler seni,
Tanrı, orada sözler seni,
Dört asırdır özler seni
Tukin dağda otağımız!

TURAN eski toprak bize,
Hind, bir altun konak bize,
Çin köşkleri kışlak bize,
Tuna boyu yaylağımız!

Yunus gibi çıktık: Hut'tan!
Büyük yurda küçük yurttan
Geyik girdik, doğduk kurttan;
Kılıç oldu orağımız!

Sart'lık gitti, Uygur'landık;
Soyumuzla gururlandık,
Şamanlarla uğurlandık,
Pirler oldu yardağımız!

İlk yayıldık: Beşbalığ'a!
Karakurum, Elmalığ'a!
Çin başladı zorbalığa,
Ezdi onu tokmağımız!

Sağa sola gitti ordu;
Hind'e, Rum'a bir baş vurdu;
Altun yurtta düzen kurdu
Yine eski yasağımız!

Alplerimiz girdi harbe,
Düşmanlara attı darbe,
Şimal, cenup, şarka, garbe,
Akın etti kısrağımız!

Türk ayağı hangi yurda,
Basmışsa baş eğdi Kurd'a!
Gökhan orda, Akhan burda,
Dedik gitti ayağımız!

Tumen, Çin'e akın etti,
Efrasiyab, Rum'a gitti,
Tomris adı göğe yetti,
Husrev oldu tutsağımız!

Teleler'i, Aktürkman'ı
Toplamıştı Soğd'un Hanı;
Çapul etti Eşkaniyan'ı
Sevinç adlı soğdağımız!

İlhan Mokan, Bilge Kağan,
Gaznevi'den Mahmud Sultan,
Selçuklar'dan Alparslan Han,
Birer şanlı koçağımız!

Askerliği gördü tatsız,
Harzem Şah'ı oldu Atsız,
Bu gün hakan, dün bir adsız,
Böyle kayar kızağımız!

Tonguz, Çin'e hakan oldu,
Hıtay Türk'ü uryan oldu,
İlk düşünen Gûr Han oldu:
Birleşmeli ocağımız!

Cengiz bunu tasarladı,
Dört bucağa ılgarladı,
Türk soyunu toparladı,
Turan oldu öz bağımız!

Oğuz Han'dan beri mühmel
Kalmış idi Büyük emel,
Yüce dilek uzattı el.
Ele geçti arağımız!

Gökten yüce yıldızımız,
Bir devr açtı her hızımız,
Attila bir Kırgızımız,
Temurleng bir Kazağımız!

Fatih aldı İstanbul'u,
Babür, Hind'e eğdi yolu,
Nadir sarstı sağı, solu,
Oldu bir son taslağımız!

Bundan sonra talih döndü,
Yıldızımız yine söndü,
Karşımızda Rus göründü...
Kesildi yurt ortağımız!

Kırım,Kazan heder oldu,
Tuna Kafkas beter oldu,
Türkistan'da neler oldu,
İşitmedi kulağımız!

Yurd girince yad eline,
Ergenekon oldu yine,
Çıkmaz mı bir Börteçine?
Nurlanmaz mı çerağımız?

ZİYA GÖKALP