Geri Dön

23 Nisan oturumunda 16 Nisan gerginliği

Meclis’te 23 Nisan dolayısıyla yapılan özel oturuma 16 Nisan referandumu damga vurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da izlediği oturumda TBMM Başkanı Kahraman ve Başbakan Yıldırım, CHP lideri Kılıçdaroğlu ile karşılıklı atıştı

23 Nisan oturumunda  16 Nisan gerginliği

TBMM’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı özel oturumu, referandumda kabul edilen başkanlık sistemini getiren anayasa değişiklik paketi tartışmalarına sahne oldu. Gergin geçen oturuma, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki tartışma damgasını vurdu. Kılıçdaroğlu’nun, YSK’nın dahi TBMM’nin çıkarttığı kanunlara uymadığını belirterek, “Cumhurbaşkanı’na TBMM’yi fesih yetkisinin” verildiğini, “Cumhurbaşkanı’na atanmış bir ismin vekalet edecek olmasının meşru olmadığını” söylemesi Genel Kurul’da tansiyonu artırdı. Yıldırım, Kılıçdaroğlu’nu 16 Nisan öncesinde kalmakla suçlarken, Kahraman da “Millet düzenlemeyi kabul etti, enseyi karartmayın” dedi.

Özel oturumu izleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tartışmaya ilişkin soruya “Tartışmalar üzerine değil, barış üzerine bina edin” yanıtını verdi.

‘Hepimizin görevi’

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle TBMM Genel Kurulu’nda Kahraman’ın yönettiği özel oturumda, tüm siyasi partilere 10’ar dakikalık konuşma süresi verildi. Kürsüye ilk olarak Başbakan Yıldırım geldi. Yıldırım, “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bütün kalbimle kutluyorum. Bu güzel günün Mübarek Miraç Gecesi’ne denk gelmesi bizi ayrıca mutlu etmiştir... Milli mücadelemiz Meclis öncülüğünde, Gazi Mustafa Kemal liderliğinde bir halk mücadelesidir. Meclisimiz bu mücadeleyi başarıyla yürüterek cumhuriyeti kurmuştur” diye konuştu.

Milli iradeyi zayıflatmaya yönelik girişimlerin gayrimeşru olduğunu vurgulayan Yıldırım, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan gibi açık ve örtülü müdahalelerin yaşattığı acıların zihinlerde olduğunu belirterek, “Milli egemenliği çiğnetmemek, Meclis’in hukukunu ve milletin egemenliğini korumak bu yüce Meclisin, hepimizin görevidir. Yüce Meclisimiz 15 Temmuz’da milli iradeye karşı kalkışılan FETÖ ihanet şebekesinin darbe girişiminde dimdik durmuş ve milli iradeyi alçaklara teslim etmeyeceğini bir kez daha göstermiştir” dedi.

‘Soru soramayacağız’

Demokrasiye ilk darbenin 1960’da vurulduğunu, 27 Mayıs’ın darbelerin anası olduğunu ifade eden Yıldırım, “Darbe sonrası hazırlanan anayasaların demokrasi dışı müdahaleleri önlemediği de tecrübeyle sabit olmuştur. Milletimiz bu değişiklik yönünde kararını vermiş ve böylece Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin önümüzdeki genel seçimden itibaren devreye girmesi benimsenmiştir” dedi.

Yeni yönetim sistemini eleştiren Kılıçdaroğlu ise Gazi Meclis unvanına sahip TBMM’nin kurulduğu ilk günden itibaren hükümeti denetleme görevini kararlıkla yerine getirdiğini anımsatarak, “TBMM’nin değerli üyeleri, Kurtuluş Savaşı’nın en kritik dönemlerinde dahi denetim sorumluluklarından ödün vermedi. En zor koşullarda bile TBMM, denetleme görevini yapmış ve kimse, ‘Memleket savaş halinde siz soruları niçin soruyorsunuz?’ diye sormamıştır” ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Bu milletvekilleri, denetim görevlerini yaparak parlamentoya saygınlık kazandırmışlardır. YSK tarafından meşruiyeti tartışılır hale getirilen mühürsüz seçimle milletvekilleri bu kürsüye çıkıp, bakana sözlü soru dahi soramayacağız. Soruyu sorsak dahi, bakan bizlerin sorularına cevap verme tenezzülünde bulunmayacaktır. Yaratılan bu acı tabloyu vicdanı sızlayan herkesin iyi duymasını isterim.”

Kılıçdaroğlu, 1924 Anayasası’nda TBMM’yi fesih yetkisini öngören 25. maddenin görüşmeleri sırasında dönemin milletvekillerinin fesih yetkisine karşı çıktığını belirtirken, Saruhan Mebusu Reşat Bey ile Mahmut Esad Bey’in konuşmalarından bölümler okudu. Ak Parti milletvekillerin laf atmaları üzerine Kılıçdaroğlu, “Rahatsız olduğunuzu, vicdan azabı çektiğinizi, milli iradeye saygı göstermediğinizi biliyorum ama beni dinlemek zorundasınız. Milli irade milli irade diyorsunuz, milli iradeyi satıyorsunuz. Hiçbir makam, hiçbir mevki,
hiçbir kişi, hiçbir sınıf, TBMM’yi feshedemez, nokta. Ben bu meclisin itibarını korumak, aldığım her oyun hakkını vermek, milli iradeye saygı göstermek zorundayım” ifadesini kullandı.

‘Dramatik tablo’

Kılıçdaroğlu, “TBMM köklü geçmişine, kurucu değerlerine sahip çıkmak yerine Meclisi fesih yetkisini, bir kişiye üstelik hiçbir gerekçe göstermeden verilmesini istemiştir” diye konuştu. Mevcut anayasada Cumhurbaşkanı’na vekalet yetkisinin TBMM Başkanı’nda olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, “Üzülerek ifade edeyim ki, yeni tek adam rejiminde siz Cumhurbaşkanına vekâlet edemeyeceksiniz. Daha acı olanı ise, Cumhurbaşkanına vekâleti seçimle gelen bir kişi değil atama ile gelen bir başkan yardımcısı yapacaktır. Bizim tarihimizde bu durum, darbe dönemlerine özgü bir uygulamadır. Devlette liyakat sisteminin kurallarını hep Meclis belirlemiştir. Üzerine YSK tarafından şaibe düşürülen mühürsüz seçimle bu yetki TBMM’nin elinden alınmıştır. Böylece devlet yönetiminde liyakat değil, keyfi yönetim anlayışının egemen olmasının yolu açılmıştır. Bir parlamentonun bu duruma düşmesi dramatik bir tablodur” diye konuştu.

‘Lütfen enseyi karartmayalım’

Yeniden açıklama yapan TBMM Başkanı Kahraman, piyanosunun akordu bozulan bir piyanist ile akordistin hikayesini anlatarak, “Akort düzeltildiğinde de piyanist, ‘ne yaptın eski sesini seviyordum’ demiş. Demokrasi çareleri tükenmeyen bir rejim. Millet tarafından kabul edilen, Meclisin kabul ettiği, prosedürü yerine getirilmiş bir hadise var. El ele olacağız, çok iyi günlere geleceğiz. Çetin Altan’ı hatırlıyorum, enseyi karartmaya gerek yok, lütfen enseyi karartmayalım” dedi.

Söz isteyen Adalet Bakanı Bozdağ da, “fesih” kelimesini kullanmasının gerekçesi olarak, “Cumhurbaşkanının parlamento seçimlerini yenileme yetkisi hususunda tartışmalar var ve fesih üzerinden sorular soruldu. Geçen zaman içerisinde bu tartışma farklı bir boyuta gitti; sanki Cumhurbaşkanı Parlamentoyu feshedecekmiş, ben de bu fesih yetkisi var, bunu doğruluyormuşum gibi bir noktaya getirildi. Anayasamızda fesih kavramı yok” ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Gök de, “Sayın Bakanın sürekli aynı konuyu farklı biçimlerde anlatmasına alıştık. Ama kendisi bizi doğrulamaktadır, bizim açımızdan maksat hasıl olmuştur” dedi.

‘Barış üzerine bina edin’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulundaki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı özel oturumunu izledikten sonra TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın makamına geçti. Erdoğan, daha sonra Kahraman tarafından tören kıtası ile uğurladı. Erdoğan, Genel Kurul toplantısında, Başbakan Yıldırım ile CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu arasındaki tartışmaya ilişkin soruya, “Tartışmalar üzerine değil, barış üzerine bina edin” yanıtını verdi.

23 Nisan oturumunda  16 Nisan gerginliği

‘Fesih yok demekten dilimizde tüy bitti’

Başbakan Yıldırım da, “Canlı örneğini söylüyorum: Numan Kurtulmuş Başbakan Yardımcısı olarak tayin edildiğinde milletvekili değildi ve Başbakana vekâlet etti, seçilmemişti. Yürütme görevini yapan Cumhurbaşkanı, vekaletini istediği çalışma arkadaşlarından birine verebilir. Yeni değişiklikte bu da Cumhurbaşkanı yardımcısıdır. Milli egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Cumhurbaşkanını seçen de millettir, millet. İkinci düzeltmek istediğim husus, Meclisin feshedilmesi meselesidir. Dilimizde tüy bitti, böyle bir şeyin olmadığını, Meclis seçimlerini ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini karşılıklı yenilemek olduğunu anlattık. Bu kadar açıktır. Kılıçdaroğlu, hala 16 Nisan’ın öncesinde” dedi.

Yeniden söz alan CHP lideri, “Kurtulmuş’un vekalet etmesi, reddettiğimiz bir olay değil. Çünkü hükümet parlamentodan güvenoyu aldı. Kim olursa olsun, ister muhtar, ister belediye başkanı, ister milletvekili, ister başbakan, ister cumhurbaşkanı, gücünü milli iradeden almıyorsa, reddediyoruz.

Adalet Bakanı burada, 9 Ocak’ta bu kürsüde açıklama yaptı, niye tutanaklara bakmıyorsunuz. Meclisi fesih yetkisi vardır diyor, sizin bakanınız. Diyorsunuz ki fesih yetkisi yok. Çocuk mu kandırıyorsunuz, Allahaşkına? Bal gibi fesih yetkisi var ve buna karşıyız” dedi.

‘Sıkıntıyı biliyorum’

CHP’lilerin “Yetkiniz yok” itirazlarına rağmen söz alan Meclis Başkanı İsmail Kahraman, “Meclis Başkanı olarak yürütmenin de içinde olmanın verdiği sıkıntıyı bilenlerdenim. Ben yasamanın başındayım, yürütmenin değil, bu anayasa hakkındaki tartışmalara girmiyorum. Ben parlamentoyu yönetirken Cumhurbaşkanı’na vekalet ettiğim notu geldi, oturumu yönetmeyi başkanvekiline bırakmak zorunda kaldım” dedi.

‘Kabul edemeyiz’

Tekrar kürsüye gelen Kılıçdaroğlu, “Türkiye’yi seçimle gelenlerin yönetmesini isterim. Cumhurbaşkanı seçimle gelmiştir. Seçimle gelenin yerine vekalet edecek kişinin seçimle gelmesi lazım. Seçimle gelmiyorsa milli iradenin saygınlığına gölge düşmüştür. Ancak ve ancak darbe dönemlerinde seçimle gelmeyenler Türkiye’yi yönetmiştir. Seçimle gelmeyenlerin Türkiye’yi yönetmesi bir gün, bir saat, bir dakika, bir saniye bile olsa kabul edebileceğimiz bir anlayış değildir, nokta” ifadesini kullandı. Tekrar söz alan Kahraman, “Bu sıralarda bakanlarımız oturuyor. Peki, hepsi seçimle mi geliyor? Dışarıdan seçilen, getirilen yok mu?” dedi.

‘Kimse sokaktan medet ummasın’

MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli de konuşmasında şu mesajları verdi:

“TBMM, dün Milli Mücadele’nin ana karargâhıydı, bugün de aynıdır. Aynı tarihi vasfını ve vakur özelliğini muhafaza etmektedir. 16 Nisan halk oylamasından sonra TBMM daha da güçlenmiştir. Değişen hükümet etme sistemiyle birlikte 23 Nisan 1920 ruhu perçinlenmiş, milli egemenlik pekişmiştir. Hiçkimse kriz çığırtkanlığı yapmamalıdır. Hiçkimse sokaklardan medet ummamalı, karışıklıktan ve dış tazyikli kışkırtmalardan istifadeyi düşünmemeli, bunu aklına dahi getirmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti sokakta bulunmadı, sokakta kurulmadı, sokağa da bırakılamayacaktır. İlk Meclis’in muhterem mebusları ne yaptıysa, bu kutlu çatı altında 15 Temmuz gecesi aynısı yapılmış ve bir destan yazılmıştır. 97 yıl evvel beka mücadelemizi veren Gazi Meclis, yine aynı ruh ve iradeyle varlığını korumaktadır.”

‘Çözüm sürecine dinamit döşendi’

Özel Oturum’da HDP adına konuşan Grup Başkan Vekili Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım da şunları kaydetti:

“23 Nisan 1920’de kurulan TBMM, etnik, inanç çeşitliliğinin önemi açısından bazı noktalardan eleştirilse de bugünden çok daha iyi durumdaydı. Sonraki dönemlerde ülke tekçi anlayışa doğru yöneldi. Ülke bin bir renkli çiçek ruhuna her yaklaştığında sivil görünümlü milliyetçi militaristler ve üniformalı askerler tarafından yeni darbeler planlanmış, savaş planları yapılmıştır. En son Çözüm Süreci olarak adlandırılan devletin Kürt halkı ile barış iklimine de 30 Ekim 2014 MGK’sı ile dinamit döşendi ve AKP Hükümeti çözüm sürecine noktayı koydu. Ve o günden beri şehirlerin yıkıldığı, binlerce insanın yaşamını yitirdiği ve yaralandığı, yine binlercesinin tutuklandığı bir karanlık döneme girmiş olduk. Bu karanlık dönem 15 Temmuz darbe girişimine giden yolu açmıştır. Tüm ülkenin yargısının bağımsızlığının da tarafsızlığının da biteceği; parlamentonun işlevsizleşeceği; tekliğin ve erilliğin gittikçe daha fazla yüceltileceği bir nokta, sonuçlarını bizim meşru görmediğimiz referandumdan sonra karşımızda durmaktadır.”

Tam 45 yaşında! Gözü gibi bakıyor... Hepsini reddetti!Manisalı iş kadını Deniz Alya Eryılmaz (34), eşi tarafından kendisine evlilik yıl dönümü hediyesi olarak satın alınan ve halk arasında 'Hacı Murat' olarak adlandırılan 1975 model Murat 124 marka otomobiliyle yakından ilgileniyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber