Geri Dön
SiyasetBaba da Güneydoğu raporu hazırlattı

Baba da Güneydoğu raporu hazırlattı

Baba da Güneydoğu raporu hazırlattı

Başbakan Erbakan'ın `Güneydoğu Kalkınma Paketi' son MGK toplantısında tartışılırken, Cumhurbaşkanı Demirel de `Doğu ve Güneydoğu Anadolu sorununu çözümü için alınabilecek tedbirler' konulu rapor hazırlattı

SON MGK toplantısının gündemini oluşturan terör ve güvenlik sorunu konusunda Başbakan Necmettin Erbakan'ın sunduğu kalkınma paketindeki önlemler tartışılırken, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in talimatıyla hazırlatılan "Doğu ve Güneydoğu Anadolu sorununun çözümü için alınabilecek tedbirler" konulu rapor tamamlandı.
Devlet Denetleme Kurulu'nun Fahri Öztürk başkanlığında bütün güvenlik ve istihbarat birimlerince Demirel'in emriyle hazırlanan metinler üzerinde aylar süren çalışmalar sonunda tamamladığı 200 sayfalık rapor onay için Cumhurbaşkanı'nın masasına sunuldu. Rapor, bölgede yönetimin küçülmesinden, PKK'ya dönük anti propagandaya, uzman köy koruculuğu sisteminden yeni bir Koordine Kurumu oluşturulmasına kadar çok sayıda önlem içeriyor. Öte yandan Demirel'in Genelkurmay Başkanı Orgnereral İsmail Hakkı Karadayı ile bayram öncesinde Güneydoğu'ya gitmeye hazırlandığı öğrenildi.

Cumhurbaşkanı Demirel'in önümüzdeki günlerde Başbakan Erbakan'a göndereceği belirtilen Doğu raporunda bölgede, sosyal, siyasal ve ekonomik düzeni değiştirme arzusu ve bağımsızlık kazanma istediğinin yarattığı terör olaylarının demokratik hak ve hürriyetler ile yöreye akıtılan olanakların menfi propaganda için kullanıldığı, bazı ülkelerin terörist örgütlere yardımının da sorunu körüklediği belirtildi. Raporda, sorunun nedenleri özetle şöyle sıralandı:
* İç ve dış kaynaklı düşmanlarca körüklenen ırkçılık fikrinin yaygınlaşması: (Kürdistan fikrinin canlı tutulması, örgütün kürtçe eğitim ve kürtçe konuşma konusundaki anti progpagandası, bölgenin maksatlı olarak gelişmeninin engellendiği propagandası)
* Milli eğtiim politikasındaki istikrarsızlık
* Dış güçlerin tahriki: (Ermeni faktörü, Ortadoğuda'ki gelişmeler)
* Ekonomik nedenler, idari atama ve tayinler
* Örgütün baskı ve sindirme politikası

Bölge halkının devletten beklentisinin sadece güvenlik sorununun çözüme kavuşması olmadığı belirtilen raporda, "devletin ilgili tüm kurum ve kuruluşlarının aktif katılımı ile milli mutabakat sonucu oluşan politikaların koordineli çalışma içinde uygulanması" gerektiği belirtildi. Raporda dile getirilen önlemler şöyle:
* Halk desteğinin sağlanması ve psikolojik propaganda: Terörist örgüt ile bir yere varılamayacağı bölge halkına işi anlatılmalı. Örgüt yoğun psikolojik proganda ile çökertilmeli. Örgütü oluşturan yönetici kadrosu yıpratılmalı. İran, Suriye, Ermenistan, Kıbrıs Rum Kesimi gibi ülkelerin PKK'yı desteklediği bölge halkına anlatılmalı. Sorunun PKK'nın ileri sürdüğü gibi bir Kürt sorunu olmadığı vurgulanmalı.
* Ekonomik Kalkınma: Bölge insanının güç ve imkanlarını temel alan projeler geliştirilmeli. Bölgeye yapılacak yardımlarda o yörenin ihtiyaçları hedef alınmalı. Bölgeye yatırım yapacak vatandaşlara kredi ve teşviklerde öncelik tanınmalı. Bölge kökenli işadamlarının yatırımları teşvik edilmeli, şirket ve müteahhitlere yatırımları ve istihdamları ölçüsünde vergi indirimi sağlanmalı. Sınır ticareti açık tutulmalı ancak uyuşturucu ve silah kaçakçılığının önlenmesi açısından sınır kapıları idare ve personel açısından ıslah edilmeli. Toprak reformu gerçekleştirilmeli, nüfus planlaması yapılmalı. Devlet ekonomik olarak küçültelmeli, işveren değil denetleyici ve düzenleyici olmalı.
* Eğitim: Okullar mutlaka açık tutulmalı, güvenliğin tam sağlanamadığı yerlerde yatılı bölge okulları açılmalı. Özel kız meslek okulları açılmalı. Bölge çocuklarına görecekleri eğitimin sınırı ne olursa olsun Türkiye'nin bağımsızlığına düşman olan unsunlarla mücadele gereği öğretilmeli. Özel sektör eğitim ve kültür faaliyetlerinin içine çekilmeli.
* İdari ve bürokratik önlemler: Yerinden yönetim usülleri geliştirilmeli ve yetkiler merkezden devredilmeli. Bölgeye atanan kamu ve din görevlileri bölgenen etnik, kültürel ve dini yapısı hakkında eğitimden geçirilmeli. Oluşturulacak bir üst koordine kurumu ile topyekün mücadele izlenmeli.
* Köy Koruculuğu sisteminin ıslahı: sistem yeniden organize ile mutlaka ıslah edilmeli. Köy korucularının statüsü ve özlük hakları yeniden düzenlenmeli. İdari bakımdan İçişleri ve Maliye Bakanlığı'na bağlı "uzman köy koruculuğu" sistemi hedeflenmeli.