Geri Dön

Başbakan’dan "Suriyeli muhaliflerin eğitimi" açıklaması

Başbakan Ahmet Davutoğlu, kısaca eğit-donat olarak tabir edilen Suriyeli ılımlı muhaliflerin eğitilmesi konusundaki yasal dayanağa ilişkin, "Bu faaliyetlerle ilgili Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun aldığı kararlar var. Yasal boşluk yoktur" dedi.

Başbakan’dan "Suriyeli muhaliflerin eğitimi" açıklaması

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 24 yıl aradan sonra Türkiye’ye ziyaret gerçekleştiren Singapur’un Başbakanı Hsien Loong Lee ile yaptığı başbaşa görüşmenin ardından Başbakanlık Merkez Bina’da ortak basın toplantısı düzenlendi. Davutoğlu, yaptığı konuşmada, "Bugün kadim dost bir ülkeden yakın bir meslektaşımızı Türkiye’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Kadim dedim çünkü Türkiye-Singapur ilişkileri belki de Asya’daki en eski ilişkilerdendir. Singapur’da çok yakın dostluk ilişkilerimiz devam etti. Singapur da gelecek sene 50. kuruluş yıldönümünü kutlayacak. Bugün ilişkilerimizin geldiği düzeyden büyük memnuniyet duyuyoruz. Singapur siyasi ve ekonomik kalkınmayı güçlendiren müreffeh bir altyapıya sahiptir. Bundan sonra daha sık ziyaretler gerçekleştireceğiz. Bakanlarımız arasında son 2-3 yıl içinde yoğun temaslar oldu. Ayrıca, güzel bir kararı duyurmaktan memnuniyet duyuyorum. Singapur, Türkiye’de mukim büyükelçilik açma kararı almıştı. Singapur mukim büyükelçi de en geç önümüzdeki yılın başında gelmiş olacak. Serbest Ticaret Anlaşması görüşmelerinin en kısa zamanda tamamlanmasına büyük önem veriyoruz. 1 milyar 100 milyar dolar civarına çıktı dış ticaretimiz. Ayrıca, Singapurlu yatırımcıları ülkemize bekliyoruz. Singapur’un kapasitesini bilen birisi olan daha çok Singapurlu yatırımcıyı ülkemizde görmek kararlılığındayız. Bayraklarımıza da bakıldığında dostluk işaretleri görülüyor. Hilal ve yıldız ortak özelliklerimiz" dedi.
Singapur’un Türkiye için hem ikili ilişkiler bağlamında hem de uluslararası alanda işbirliği imkanlarının geniş olduğu ülkeler arasında olduğuna işaret eden Davutoğlu, Singapur’un uluslararası ilişkilerde verdiği destek dolayısıyla teşekkür ettiğini ve Türkiye’nin Singapur’u G-20 zirvesine özel misafir olarak davet ettiğini bildirdi.

“SİNGAPUR, TÜRKİYE’NİN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİ ÜYELİĞİNİ DESTEKLİYOR"
Singapur Başbakanı Lee ise, "Ticaret ve yatırım fırsatları araştırma anlamında bu adımları atmış durumdayız. Serbest Ticaret Anlaşması’nın neticelendirilmesini arzu ediyoruz. Türkiye, Singapur’u önümüzdeki G-20’ye davet ettiği için teşekkür ediyorum. Singapur, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğini destekliyor" diye konuştu.
Davutoğlu ve Lee, açıklamaları sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin "Stratejik ortaklığın somut sonuçları ne olacaktır?" sorusuna Lee, "Stratejik ortaklıkta farklı alanları ele alıyoruz. Ekonomik, güvenlik alanında işbirliği. Singapur Uzakdoğu’da çok önemli hava taşımacılık merkezi. Yılda 40 milyon yolcu İstanbul’dan geçiyor, Singapur’da bu sayı 50 milyona ulaşıyor. İki ülke arasındaki hava taşımacılığı da önemli bir konu. Hava hizmetleri anlaşmasını da geliştirmeyi planlıyoruz" cevabını verdi.
"Yatırımlar konusunda görüşmeler gündeme geldi. Türkiye’nin çevresinde ciddi anlamda kaos yaşanıyor. Singapurlu yatırımcılar Türkiye’yi nasıl görüyor, endişe görülüyor mu?" sorusuna Lee, "Biz dünyanın farklı yerlerinde iş yapmak istiyoruz. Özellikle dünyada tabii kendi bölgemizde. Dünyanın çok farklı yerlerinde beraber iş yapma fırsatı görüyoruz. İstikrarlı ülkeler olduktan sonra bizimle uzun vadede iş yapma faaliyeti olan ülkelerle bunu görüyoruz. Sadece olaylara yanıt vermekten. Singapur, Türkiye’yi bir fırsat ülkesi olarak görmektedir. İş camiamızdan güçlü bir yanıt aldık. Bunların bazıları zaten Türkiye’de iş yapıyorlar. Ortama bakıyoruz ama bu bizi caydırmış değil. Hükümet iş ortaklığı sağlayabiliyorsa biz tabii ki bu çalışmaları yaparız" şeklinde cevap verdi.
Başbakan Davutoğlu ise, aynı soruya "Aslında dünyada şu anda siyasi istikrarla ekonomik kalkınmayı aynı anda sürdüren ülke çok değil. Siyasi kalkınmayı ekonomik kalkınmayla yürüten ülkeler birbirini çok iyi anlarlar. Türkiye- Singapur ilişkisi bu anlamda örnek bir ilişkidir" karşılığını verdi.

"KAMU DÜZENİ ÇÖZÜM SÜRECİNİN ALTYAPISINI HAZIRLAR"
Çözüm sürecine ilişkin bir soru üzerine Başbakan Davutoğlu, "Çözüm süreci kamu düzenine alternatif değildir. Yani, çözüm sürecinin arkasına saklanarak kimse kamu düzenini bozma hakkına sahip değildir. Yarın çözüm süreci toplantımızı arkadaşlarımızla birlikte yapacağız. Son gelişmeleri birlikte değerlendireceğiz. Çözüm süreci konusundaki kararlılığımız devam etmektedir. Kimsenin şundan da tereddüdü olmasın, kamu düzeni için ne gerekiyorsa yapılacak. Tehdit eden ne varsa aynı anda tepki gösterilecek. Kamu düzeni çözüm sürecinin altyapısını hazırlar. Dün Hakkari’de çok ciddi taciz atışları oldu, karakola yönelik tacizler oldu. Bunlar tahammül göstermemiz mümkün değil. TSK gerekli tedbirleri aldılar. Çözüm sürecinde kararlılığımız sabittir, yol haritamızı tespit ettik. Bu çerçevede adımları atma kararlılığımız var. Yararlılığımızdan kimsenin şüphesi olmasın" şeklinde konuştu.
Ortadoğu bölgesi ve Türkiye’nin etrafındaki bölgelerin aslında son yıllarda değil hep kritik olduğunu anlatan Davutoğlu, "Türkiye bu dönemleri aşmayı bildi. Finansal yapımız dünyanın en güçlü yapılarından birisidir. Dünya küresel ekonominin sarsıntılarını hissederken Türkiye’de ekonomik kriz bulunamadı, istikrarlı büyümesini sürdürdü. Ülkenin geleceği anlamında siyasi süreklilik, istikrar, öngörülebilirlik yatırım için aranan şarttır. Şu anda etrafımızda birçok ülke yönetilemez duruma düşmüştür. Birçok ülke yönetilemez durumda kırılgan ülkedir. Suriye, Irak ve Lübnan, Türkiye’nin siyasi hayatını etkilemediği gibi ekonomik büyümesini de etkilememiştir. Güçlü bir finansal yapı ile teminat altındadır. Bugünün sıkıntılarını aşma kapasitesi olarak da önümüzdeki dönemde yatırımcıyı çekmeye devam edeceğiz. Bu, Türkiye’nin siyasi hayatını etkilemediği gibi ekonomik hayatını da etkilememiştir. Geleceğe yatırım yapacak olanlar Türkiye’yi seçmektedirler. Önümüzdeki dönemde de dış yatırımcıyı çekmeye devam edeceğiz. Ayrıca, İstanbul’da son dönemde artan uluslararası şirket sayısına bakarsanız aslında çevredeki krizler Türkiye’nin en önemli çekim alanı olduğunu teyit etmiştir. Dünyanın en büyük havalimanı Türkiye’de inşa ediliyorsa bunda da Türkiye’nin sağlam ekonomik yapısı ve güçlü siyasi yapısı vardır" diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN GÜVENLİ BÖLGE TALEBİ TAMPON BÖLGE İLE KARIŞTIRILMAMALIDIR”
Başka bir gazetecinin, "Eğit-donat olarak kısaca tabir edilen Suriyeli ılımlı muhaliflerin eğitilmesi konusundaki yasal dayanak nedir?" sorusuna Davutoğlu, "Bu faaliyetlerle ilgili Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun aldığı kararlar var. Bütün Türkiye’de bu tarz faaliyetler Suriye’de ılımlı muhalefeti güç boşluğu oluşmasını engellemek için oluşturduğumuz durumdur. Yasal boşluk da bu anlamda yoktur. Türkiye’nin güvenli bölge talebi tampon bölge ile karıştırılmamalıdır. Talep ettiğimiz husus, saldırılardan kaçan, varil bombalarından kaçan zavallı Suriyeli halkın sığınabileceği bölgelerin ihtisas edilmesidir. Türkiye’de 2 milyona yakın Suriyeli ağırlamak durumunda kalmazdı. Ağırlama konusunda yaptığımızı dünya biliyor. İnsani güvenli bölge talebinde bulunuyoruz, mülteci sorunu da böyle çözülür. Uluslararası koalisyonun deklare edeceği orada ihtiyaçları karşılanır. Uçuşa yasak bölgede esas büyük mülteci akınlarının kara operasyonu olduğu dönemde değil, hava saldırılarının olduğu dönemlerde olduğunu görüyoruz. Halep, İdlib havadan varil bombaları atılınca sivil halk kaçmaya başladı. Havadan gelecek saldırılara karşı sivil halk korunması şart. Afaki fikirler değil, tecrübeden edindiğimiz birikimle yapılan tekliflerdir. Türkiye’nin bu kaygıları giderilmeden Suriye içinde risk oluşturulacak çabaya girilmememeli" cevabını verdi.
Davutoğlu, "Sınır bölgemizdeki akrabalara yardım etmeyeceğimiz anlamına gelmez, yeni bir husus değil. 2012’den beri çağrı yapılıyor, terör gruplarının at koşturacağı güç boşluğu ortaya çıkmazdı" ifadelerini kullandı.
Toplantı öncesi Türkiye ve Singapur arasında bir dizi anlaşma imzalandı.

Ömer Çelik: "Türkiye'de provokasyon mevsimi kapalıdır''AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti MYK'sı sonrası yaptığı açıklamada, "Türkiye'de provokasyon mevsimi kapalıdır. Camileri, kiliseleri, havraları hedef alan, kadınlara şiddet dilini kullananların karşısındayız." ifadelerini kullandı. Toplantı corona virüs sürecinin ardından normalleşme günlerinde yapılan ilk yüz yüze ve Genel Merkezde gerçekleşen MYK toplantısı oldu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber