Geri Dön
Siyaset‘Bühtandan geri dönüldü’

‘Bühtandan geri dönüldü’

Erdoğan, “Niyetimiz kriz çıkarmak değil, egemenlik haklarımızı korumaktır. Ülkemize dönük bühtandan geri dönüldü. Büyükelçilerin daha dikkatli olacaklarına inanıyorum” dedi.

‘Bühtandan geri dönüldü’

 

ASLIHAN ALTAY KARATAŞ Ankara - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Osman Kavala açıklamasının ardından geri adım atan 10 büyükelçiyle ilgili “Bağımsız ve tarafsız yargımız ile yargı mensuplarımıza yönelik bu saygısızlığa gereken cevabı vermek devletin başı olarak herkesten önce bizim görevimizdir. Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin hakkını, hukukunu, onurunu, çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır. Ülkemizin bağımsızlığına ve milletimizin hassasiyetlerine saygı duymayan hiç kimsenin sıfatı ne olursa olsun bu ülkede barınamayacağını da ayrıca ifade etmek istiyorum” dedi. Yaklaşık 4 saat süren Kabine toplantısının ardından Millete Sesleniş konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan özetle şunları söyledi:

PANİĞE KAPILDILAR: Geçmişte uzunca bir süre ülkemizi istedikleri gibi yönlendirenler, istedikleri gibi şekillendirebilenler Türkiye artık kendi duruşunu sergilemeye başladığında paniğe kapıldılar. Bir süredir yaşadığımız siyasi, ekonomik, toplumsal, diplomatik saldırıların gerisinde işte bu panik halinin yol açtığı acelecilik ve saygısızlık vardır. Türkiye’nin nezaketini, teenisiyle davranma tarzını zaaf olarak gören, eski alışkanlıklarına yönelenler yaptıkları yanlışı kabul etmedikleri sürece hak ettikleri cevabı alacaklardır.

SİGAYA ÇEKMESİNE TAHAMMÜL EDEMEYİZ: Son dönemde bazı ülkelerin büyükelçileri tarafından yapılan hadsiz ve talihsiz açıklamayı da aynı çerçevede değerlendiriyoruz. Bu açıklama herhangi bir kişi ve konuyu değil, doğrudan ülkemizin yargısını ve egemenlik haklarını hedef almıştır. Her şeyden önce bu tavır ülkemizdeki yargı teşkilatımıza ve tüm yargı mensuplarımıza yapılmış bir büyük hakarettir. Anayasamızın 138. maddesinde belirtildiği şekilde Türk yargısı kimseden talimat almaz, kimsenin emrine girmez. Kendi yasama ve yürütme organlarımızın bile anayasa gereği işine karışamadığı yargımızı bir grup büyükelçinin sigaya çekmesine tahammül edemeyiz.

CEVAP VERMEK BİZİM GÖREVİMİZ: Dünyada nice acılar yaşanır, zulümler yapılır, adaletsizlikler sergilenirken Türkiye’yi dillerine dolayanların amaçlarının hak hukuk takibi olduğuna kimse bizi inandıramaz. Bağımsız ve tarafsız yargımız ile yargı mensuplarımıza yönelik bu saygısızlığa gereken cevabı vermek devletin başı olarak herkesten önce bizim görevimizdir. Cumhurbaşkanı olarak malum açıklamayı yapan büyükelçiler hususunda ülkem ve milletim adına ortaya koyduğumuz tavır, işte bu sorumlu ve samimi duruşun tezahürüdür.

NİYETİMİZ KRİZ ÇIKARMAK DEĞİL: Bizim niyetimiz asla kriz çıkarmak değil, ülkemizin hakkını, hukukunu, onurunu, çıkarlarını ve egemenlik haklarını korumaktır. Nitekim bugün aynı büyükelçilikler tarafından yapılan yeni bir açıklamayla yargımıza ve ülkemize yönelik bühtandan geri dönülmüştür. Viyana Sözleşmesi’nin 41. Maddesine yani ülkelerin kanunlarına ve nizamlarına uyulacağı, içişlerine karışılmayacağı taahhüdüne bağlılıklarını ifade eden bu büyükelçilerin artık Türkiye’nin egemenlik hakları konusundaki beyanlarında daha dikkatli olacaklarına inanıyoruz.

BU ÜLKEDE BARINAMAZ: Ülkemizin bağımsızlığına ve milletimizin hassasiyetlerine saygı duymayan hiç kimsenin sıfatı ne olursa olsun bu ülkede barınamayacağını da ayrıca ifade etmek istiyorum. Diğer yandan bu süreçte kimin ülkenin ve milletin yanında durduğunu kimin de ellerin kılıcını çaldığını bir kez daha hep birlikte gördük. Türkiye’nin bugün yaşadığı en büyük sancılardan biri de bu tür meselelerde yerli ve milli duruş sergilemeyi bir türlü başaramayan kimi siyasetçi, eski diplomat ve medya mensubundan oluşan güruhtur. Kişisel hırsları, ideolojik saplantıları ve kalplerini karartan kinleri uğruna, kendi ülkelerinin aleyhindeki kampanyaların gönüllü aparatlığına soyunan, sözcülüğünü üstlenen mankurtları milletimiz yakından takip etmektedir. Önümüzdeki dönem güvenlikten ekonomiye pek çok sorunumuzla birlikte bu hastalıklı zihniyetten de kurtulacağız.

ESKİ SÖMÜRGECİLERİ RAHATSIZ EDİYOR: En çok önem verdiğimiz konulardan biri Afrika kıtasıyla ilişkilerimizi geliştirmektir. Bu anlayışla 30 Afrika ülkesine 50 seyahat gerçekleştirdik. Sömürgecilerin sürekli biçim, yol, yöntem değiştirerek kıtayı ellerinde tutma gayretleri bitmedi. Türkiye’nin Afrika’ya bakışı Batı’dan çok farklıdır. Tarihinde sömürgecilik lekesi ve katliam ayıbı bulunmayan bir ülke olarak kıtaya insan merkezli yaklaştığımızı muhataplarımız da görüyor. Bunun için de bizi farklı bir yere koyuyorlar. Türkiye’nin karşılıklı saygıya, birlikte kazanmaya ve paylaşmaya dayalı politikaları artık yavaş yavaş kök salmaya, karşılık bulmaya başlamıştır. Türkiye’nin Afrika’da attığı her adım, elbette kıtayı kendi arka bahçeleri olarak gören ülkeleri eski sömürgecileri rahatsız ediyor. Ülkemiz aleyhinde batıda yürütülen kampanyaların gerisindeki sebeplerden birisi de budur. Kimse kusura bakmasın, biz Afrikalı dostlarımızla ortak bir gelecek inşa etmeyi, dolayısıyla sömürgecilere rahatsızlık vermeyi sürdüreceğiz.

BAŞARAMAYACAKSINIZ: Büyük ve güçlü Türkiye siluetinin şekillenmeye başladığı şu dönemde, ülkemizi 2023 kavşağında yeniden eski düzene, yani siyasi kaos, ekonomik yıkım, sosyal çatışma iklimine döndürmek isteyenler var. Kim bunlar? CHP deyince çılgına dönüyorlar. Dışarıda ve içeride tek bir koro halinde yürütülen kampanyanın amacı bizden kurtulmak değil, ülkemizin hanesine yazdırdığımız demokrasi ve kalkınma kazanımlarını yok etmektir. Dertleri bu.

‘Fırsatçılara göz açtırmayacağız’

HER EVDE ARABA VAR: Utanmadan sıkılmadan “aşı yok, evine götürecek ekmeği yok” diyor. Böyle bir yalan olur mu? Kim bunu diyen CHP’lisi, İP’lisi. Bunlar korkulması gereken yüceler yücesinden de korkmuyorlar ki. Bunlarda edep, haya yok. Şu anda bakıyorsunuz her evde araba var, kapıcısında var. Şu anda 2. el araba yetişmiyor zaten. Bunları nasıl görmemezlikten geliyorsunuz? Vatandaşa anlatıp kandırabilirsiniz ama bizi kandıramazsınız. Çünkü biz hepsinin istatistiğini tutuyoruz. Büyük vizyonlara ve hedeflere odaklanırken, gözümüzün önündeki burnumuzun dibindeki meselelere sırtımızı dönmüyoruz. Terörle mücadeleyle işsizlikle mücadele bizim için aynı mesafededir. Bunların hepsi de aynı makinanın farklı parçaları gibi birbiriyle yakından ilişkilidir.

ARTIŞI EN AZ YANSITAN ÜLKE: Bu dönemdeki talihsizliğimiz, küresel kriz ile ülkemize yönelik saldırıların aynı dönemde zirve yapmış olmasıdır. Türkiye bu fiyat artışlarını halkına nispeten en az yansıtan ülkelerin başında geliyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde durum çok daha vahimdir. Yaşanan fiyat artışları ve diğer sıkıntıların insanlarımızı bunaltmaması için gereken tedbirleri alıyoruz. Elektrik ve doğalgaz fiyatlarındaki maliyet satış oranlarında devlet olarak epeyce ciddi seviyede sübvansiyon yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu doğrultuda atacağımız ilave adımlarımız olacak.

DENETİMLERİ SIKILAŞTIRIYORUZ: Salgın döneminde fedakarlık yapan vatandaşlarımızın üzerine daha fazla yük binmemesi için gereken önlemleri almakta kararlıyız. Fırsatçılık yapanlara da göz açtırmayacağız. Bu konudaki denetimleri ve müeyyideleri sıkılaştırıyoruz.

AŞI DAVETİ: Salgın tehdidi tamamen kalkana kadar tedbirlere riayet etmeyi sürdürmemiz gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum. İleri yaştaki vatandaşlarım başta olmak üzere herkese gönüllülük esasına göre 2. ve 3. doz aşılarını bir an önce olmalarını hatırlatıyoruz. 29 Ekim’de İstanbul’da AKM’nin açılışını yapacağız tüm İstanbullular bu açılışa davetli, gerçekten muhteşem bir eseri meydana getirdik.

altın fiyatları masaüstüaltın fiyatları mobil
Saplantılı aşık dehşeti! Yüzünü usturayla kestiAdana’da bir kadın, kıskandığı ve sürekli darp ettiği için ayrıldığı sevgilisi tarafından önce tabancayla vuruldu, ardından restoranda darp edilip, yüzü ustura ile kesildi.