Geri Dön

Bülent Arınç'tan Melih Gökçek'te şok sözler

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Melih Gökçek'in kendisini istifaya çağırmasına ateş püskürdü. Arınç "Gökçek benim görevden alınmamı isteyecek kadar haysiyetli bir adam değildir" dedi.Arınç, Gökçek'i, adaylığı sırasında paralel yapının kucağında oturmak ve bu yapıya Ankara'yı parsel parsel satmakla suçladı.Arınç, dikkat çeken bir de bilgi verdi. Arınç, 2009 ve 2014 seçimlerinde Gökçek'in adaylığına itiraz ettiğini, partisinin adaylık kararından sonra Gökçek'i desteklediğini söyledi: "Yeter artık Ankara’ya yakışmıyor' dedik, 'Yeni birisine gerek var' dedik. Ama siyasette bildiğim bir şey vardır, adaylığı üzerine karar verince eleştirilerimi bıraktım, onun seçilmesi için çalıştım.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Köşk'te gerçekleşen ilk Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklamalar yaptı.

Arınç, Melih Gökçek'in "Bülent Arınç istifa etmeli, istifa etmezse görevden alınmalı, seni istemiyoruz " sözlerine çok ağır cevaplar verdi. Arınç, Gökçek'le ilgili, "Benim görevden alınmamı isteyecek kadar haysiyetli bir insan değildir. Bir yerlere yaranmak istiyor, oğlunun milletvekilli adaylığını garantilemek istiyor. Benim cemaat denilen olguya karşı sempatimi herkes bilir. Gökçek oy isterken bu yapının kucağında oturmuştur ve bu yapıyla Ankara'da parsel satmıştır. Zengin işadamlarına okullar yaptırmıştır." dedi.

İşte Arınç'ın konuşmasından satırbaşları:

"Resmi Konut'ta çözüm süreci ile ilgili çalışan arkadaşlarımızı toplantımızı yapmış olduk. Avrupa Birliği konusundaki gelişmeleri bakanımız Volkan Bozkır sordu ve karşılıklı çalışma içerisinde bulunduk. 2015 planı da sunulmuş oldu. Bu da bürokrasi ve kırtasiyeciliğin azaltılması planıdır. Sayın Başbakanımız yine seçim süreci ile ilgili olarak Genel Merkez'de yapmış olduğu çalışmalardan bilgiler sundu. Gündemimizdeki konular bunlardır.

- SORU CEVAP BÖLÜMÜ

* Yaptığınız açıklamaları Hükümet Sözcüsü olarak mı yaptınız veya şahsi açıklamalarınız mı? Melih Gökçek'in istifa çağrısı hakkında ne diyeceksiniz?

Değerli arkadaşlar cumartesi ve pazar günü bildiğiniz gibi konuşmalar yaptım.

Burada bir kısım basın sayın cumhurbaşkanımız ve hükümet arasında bir çekişme durumunu olduğunu belirten bir yazı yazdılar ve dedikodular yaptılar.

"Duygusal çıkışlar yaptı, sert çıkışlar yaptı" diye çok basit, çok sığ şeyler konuşuluyor. Yeni bir siyasetçi değilim. Sözlerimi yanlış anlamak kaygısından kaynaklandı.

Cumhurhurbaşkanımızla hukukumuzun yıllar öncesine dayandığımızı ve o süreçten geldiğimizi bilmemiz lazım. Cumhurbaşkanımıza saygısızlık yapmamız mümkün değildir.

"CUMHURBAŞKANIMIZ HALKIN KAHRAMANIDIR"

Cumhurbaşkanımıza nezaketsizlik yapmayız, hukukumuz kardeş hukukudur bunu bilin. Sayın cumhurbaşkanımız devletin başıdır, bizim liderimizdir, çile insanıdır, aile reisidir. Halkın kahramanıdır.

Sayın cumhurbaşkanımız bazı konularda duygularını ifade ediyor ve ifade ederken.
Onu yanlış bulduğumuzu söylemek değil, olayın eksik kalmış noktalarını tamamlamaktır.
Ben hükümetin bir üyesiyim hükümetimi elbette savunurum, eksik bilgileri tamamlamak da görevim olur.

"BEN CAM GİBİ BİR ADAMIM"

Konuşmamı analiz ederseniz polemik göremezsiniz. Benim sözlerimi o hiç yanlış anlamaz, ben de onun sözlerini hiç alçaltıcı kabul etmem.

Çözüm süreci ve diğer konularda cumhurbaşkanımız eksik bilgilendirdiysek kusuru kendimizde ararız. Sözler ortadadır, arkasında.

Ben cam gibi bir adamım önüm arkam bellidir. Kimsenin adamı değilim, kimsenin çantasını taşımadım. Ben evimi, ailemi bu dava için harcamış, tüketmiş bir insanı.

Sayın başbakanımla bütün şerefimle temin ediyorum. Cumartesi, Pazar günü konuşmamı değil ki içeriğini konuşmuş olayım.

Konuşmamdan önce başbakan ile görüşmem olmadı. Sayın Ahmet Davutoğlu tamamen masumdur, bu suç değil ama.

Ama bizim o görüşmeleri başkaları dışarı başka aksettirmiş olabilir. Benim adım Bülent Arınç.

Her mikrofon uzatılışında bunu açıklamak zorunda mıyım? Ben uzatılan mikrofondan kaçmamış bir adamım.

GÖKÇEK'E AĞIR CEVAP: HAYSİYETLİ BİR İNSAN DEĞİL

"Gökçek benimle ilgili tweetler atmış. Bu terbizyesizce bir açıklamadır. Evet içeride bazı arkadaşlarımıza ne cevap vermem gerektiğini sordum 'Muhatap almayın, Gökçek kim siz kim' dediler. Gökçek benim görevden alınmamı isteyecek kadar haysiyetli bir insan değildir. Benim bir sevdam var, o sevda adam kandırma değil, koltuk sevdası değil, makam sevdası değil, çıkar ilişkisi değil, birilerininki gibi.

Ben burada bir dava için varım. Bu dava için ömrümü feda ettim. Ülkeme, milletime hizmet etmek için bu görevleri üstlendim. Allah kısmet ederse seçimlerden sonra bu görevde olmayacağım. Şerefimle yaşayacağım, sadece emekli maaşıyla geçinen ama kalbi huzur içinde olan bir insan olarak Ankara'nın sokaklarında dolaşacağım. Buna herkes emin olsun. Beni istifaya davet etmek, beni görevden almak için birilerine çağrıda bulunmak senin hakkın değil, haddin de değil."

KİMİN NEREDE HAVLAYACAĞINI BİLİRİZ

Okkalı cevap vermemi aklıma getirdim ama yapamayacağım. Birincisi benim Gökçek’e değil ama onun değerli eşine büyük saygım var, çok değer verdiğim bir insandır. Bugün burada Gökçek hakkında bir şey konuşsam herhalde Nevin hanımı üzmek istemem. İkincisi yeni bir tartışma konusu ortaya atarak seçimlerden önce kafaları, zihinleri karıştırmak istemem. O yüzden Gökçek ile ilgili 100 konuyu 8 Haziran'dan itibaren ömrüm vefa ederse konuşmak isterim. Ama o gün gelinceye kadar hükümetimi yıpratacak, AK Parti'yi yıpratacak bir sözün, bir işin içinde olmam. Biz kimin nerede havlayacağını, hangi işler çevireceğini biliriz. Biz gözü açık adamız, siyaseti iyi biliriz"

OĞLUNUN MİLLETVEKİLLİĞİ ADAYLIĞINI GARANTİLEMEK İSTİYOR

Bir yerlere yaranmak istiyor oğlunun milletvekilli adaylığını garantilemek istiyor. Bunlar bel altı işlerdir. Ahmet Hakan denen kişi benimle ailemle ilgili yazı yazmış onu delil olarak kabul ediyor. Son geldiği noktayı çok eleştirmiş bir insanım ama biliyorum ki sayın Hakan, Gökçek'ten çok daha haysiyetlidir, namusludur.

BEN HÜKÜMETİMİZİMİN YANINDAYIM

"Benim Cemaatle ilgili sevgimi 78 milyon bilir. Ama 17-25 Aralık çıktığından beri ben Hükümetimin yanında yer aldım. Cumhurbaşkanımın yanında yer aldım. Sadece ben değil eşimle ve ailemle biz, paralel devlet yapılanmasının bir milli güvenlik meselesi olduğunu bilip, bununla mücadele eden insanlarız. Ben buyum. Her şeyimle ortadayım. Amerika'ya giden, olimpiyatlara koşan benim, bu hizmetlerin ne kadar iyi olduğunu anlatan benim. Ben bunları gizlemedim ki."

ANKARA'YI PARSEL PARSEL SATMIŞTIR

"Ama Gökçek bunlardan daha fazlasını yapmıştır. Belediye başkanlığı adaylığında ve seçimlerde oy isterken bu yapının kucağında oturmuştur. Bu yapıya Ankara'yı parsel parsel satmıştır. Yurt yerleri vermiştir, zengin iş adamlarına okullar yaptırmıştır. İmar planlarında değişiklikler yaptırmıştır. Şunları yaptırmıştır, bunları yaptırmıştır. 30 Mart seçimlerine kadar da ağzından da bu paralel yapıyla ilgili bir tek kötü cümle çıkmamıştır. Çok zor seçimi kazandıktan sonra birilerine yaranmak için mücadele ediyor görünmektedir. Kanunen vermiş olduğu yerlerin hepsini iptal etme kaygusundadır. Mahkemelerde boğuşmaktadır. Biz o zaman, hiçbir zaman Ankara'yı veya devletin imkanlarını bu yapı için onların eline, kucağına bırakmadık."

ADAYLIĞINA İTİRAZ ETTİM
Arınç, 2009 ve 2014 seçimlerinde Gökçek'in adaylığına itiraz ettiğini bildirerek partisinin adaylık kararından sonra Gökçek'i desteklediğini belirterek şunları söyledi:
"Yeter artık Ankara’ya yakışmıyor' dedik, 'Yeni birisine gerek var' dedik. Ama siyasette bildiğim bir şey vardır, adaylığı üzerine karar verince eleştirilerimi bıraktım, onun seçilmesi için çalıştım. Bir AK Partiliye yakışan da bu olmuştur. Dolayısıyla o günden kalan bir hıncını şimdi bir şekilde çıkarmaya çalışıyor. 8 Haziran'a kadar müsaade. Bir, bunu kişisel olarak yaptığını düşünüyorum, 8'inden sonra hesabını sorarım. Ama birileri arkadan kuklacılık yaparak bunu kullanmak istemişse benim kulaklarım iyi duyar, onları da teşhir ederim. Onlar da şimdiden korkmaya başlasınlar. Bana bunu saldırtan kişi veya kişileri 8'inden sonra, Allah'ın izniyle ortaya çıkarırım. Ama yüzde 99 kendi inisiyatifiyle bunu birilerine yaranmak duygusuyla yaptığını düşünüyorum. Tekrar eşinden ve onu sevenlerden özür diliyorum. Bana böylesine hayasızca hakaret eden bir şahsa herhalde bunları söylemem gerekirdi."

* Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında cumartesi gecesi yapılan görüşme soruldu.

Zannedersem bir açıklama yapıldı bu konuda. Haberdar değilim ben özel kalem müdürlüğü yapmıyorum. Pazar günkü açıklamaların bu görüşmeyle hiçbir ilgisi yok.

Öcalan'ın Nevruz mesajında hangi hususlar olduğunu Kamu Güvenliği Müsteşarlığı analiz ediyor. Bizim beklentimiz farklıydı olmaması gerekenler çıkmalıydı. Açıklandığı kadarıyla bile olumlu bulduğumu söylemiştim.

İZLEME HEYETİ

* Erdoğan'ın açıklaması sonrası izleme heyeti gözden geçirilecek mi?

Bu konu bizim kabulümüzdür çözüm süreci içinde böyle bir mekanizmaya ihtiyaç olduğu kararımız altına alınmıştır. Bu heyette bulunanların akil insanlar arasından olacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Bunun sayısının 5-6 arasında olacağını düşünüyorum. İzleme heyetine hangi görev verilecek ne şekilde görev yapacaklar bunu da belirlediğimiz bir listemiz var.

Geçen haftadan bu yana Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği bir konu var. Cumhurbaşkanımızı izleme heyeti konusunda çözüm sürecinin geldiği nokta üzerinde geçen hafta çıkan kanun üzerinde daha fazla bilgilendirme ihtiyacımız doğdu. Burda bir eksikliğin bizim tarafımızdan olduğunu kabul etmem gerek. Sayın Cumhurbaşkanımıza süreçle ilgili bilgi arz edeceklerdir.

PKK, İMRALI TERMİNOLOJİSİNE BAĞLI KALAMAYIZ

* Öcalan'ın önerdiği Hakikatle Yüzleşme Komisyonu konusu.

Eşme'den bahsedilmiş olması Hakikat Komisyonu'ndan söz edilmiş olması.... PKK veya İmralı'nın terminolojisine bağlı kalamayız. Diyalog başka müzakere başka şeydir. Biz müzakere sözünü kabul etmiyoruz. Henüz o noktada olmadığımız düşündüğümüz için.

KPSS KOPYA İDDİALARI

Bugünkü Bakanlar Kurulu gündeminde bu konu ile ilgili olarak hiçbir şey görüşülmedi. Adli süreç kimleri kapsıyor savcılık çok güzel şekilde açıklamış. Ben daha fazla bir şey söyleyemem.

CUMHURBAŞKANINI ÇÖZÜM SÜRECİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME

Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuyu baldıran zehri içmek gibi nitelendirdiğini hepiniz biliyorsunuz. Süreci başlatan kişinin her şekilde detaylı bir şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini söylüyorum. O ne zaman emrederse Başbakanımız, Bakanlar Kurulu onu bilgilendirir."

Toplantıdan tweet attı

Bülent Arınçtan Melih Gökçekte şok sözler

Çinli 'Süper Baba' kızını böyle kurtardıÇinli bir baba, büyük bir aynanın küçük kızının üstüne tam düşeceği anda hızlı bir refleksle kızıyla aynanın arasına girdi. Kızını son anda kurtaran baba sosyal medyada 'süpermen' ilan edilirken, o anlar evin güvenlik kamerasına yansıdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber