Geri Dön

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moskova dönüşü uçakta konuştu: Teyakkuzda olacağız

İdlib’deki ateşkesle ilgili değerlendirmede bulunan Erdoğan, ateşkesin birkaç alanda önemli kazanımlar getirdiğini ifade etti. Gözlem noktalarının mevcut durumunun korunacağını belirten Erdoğan, “Rejimin olası ihlal ve saldırılarına karşı her an teyakkuz halinde olacağız” dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moskova dönüşü uçakta konuştu: Teyakkuzda olacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Moskova’da Rusya ile imzalanan ateşkes anlaşmayla önemli kazanımlar elde edildiğini belirtti. Erdoğan, rejimin anlaşmayı ihlal edip etmeyeceği yönündeki sorulara “Tabii rejimin olası ihlal ve saldırılarına karşı da her an teyakkuz halinde olacağız” yanıtını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moskova dönüşü uçaktaki gazetecilere zirveyi ve değerlendirdi. Erdoğan, özetle şunları söyledi:

PUTİN’İ DAVET ETTİM: Rusya Federasyonu ile kapsamlı ve çok boyutlu ilişkilerimiz var. Bu konuları ele alma imkanımızın yanında, bu yıl ülkemizde yapacağımız Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı için Sayın Putin’i ülkemize davet ettik... Suriye ve İdlib’deki gelişmeler ikili ilişkilerimizi olumsuz yönde etkilememelidir. Bu anlayışla bugün önemli bir adım attık ve ateşkes anlaşmasını yaptık.


AMACIMIZ ATEŞKESTİ: Başta şahsım olmak üzere mevkidaşım ile bakanlarımız ile bu süreci takip edeceğiz. Ve zaman zaman, belki gün aşırı birbirimizi arayacağız ki bu ateşkes sürecini kontrol altında tutalım, herhangi bir zemin kayması olmasın. Amacımız Suriye’de siyasi süreci işletmek ve Suriye iç savaşını sona erdirmektir. Buraya gelirken amacımız ateşkes sağlamaktı. Hamdolsun bunu temin ettik. Tabii rejimin olası ihlal ve saldırılarına karşı da her an teyakkuz halinde olacağız. Bu konudaki kararlılığımızı son bir haftada rejime verdirdiğimiz zayiatlarda güçlü şekilde gösterdik.

GÖZLEM NOKTALARI KORUNACAK: Malum,toplam 12 gözlem noktası var. Bu gözlem noktaları bizim için çok önemli. 12 gözlem noktası dışında tabii aşağıda da gözlem önem ifade ediyor. Bu durumların hepsi de aynen şu andaki durum gibi korunacaktır. Şu anda herhangi bir değişiklik söz konusu değil.

İLİŞKİYİ DİRİ TUTACAĞIZ: (İdlib krizi bitti diyebilir miyiz?) Az önce bir ifade kullandım. Yani biz şu anda işi o kadar sağlama aldık ki her an Sayın Başkan’la irtibat halinde olacağım. Dışişleri Bakanımız aynı şekilde muhatabıyla, Milli Savunma Bakanımız muhatabıyla, Milli İstihbarat Başkanımız muhatabıyla sık sık görüşmek suretiyle bu ilişkiyi sürekli diri tutacağız. Bir yerde çatlak patlak olduğunda hemen müdahale edeceğiz. Tabii aramızda her şey yazı ile olmuyor, söz ile olanlar da var. (‘Esed ile aramızdan çekil’ söylemi masaya yatırıldı mı?) Bu konu tatlıya bağlanınca böyle bir şeyi söylemenin de artık anlamı kalmadı.

REJİM DİRENEMEZ: (Rejimin dizginlenmesi, Rusların Esed tarafıyla bir görüşmesi oldu mu?) M4 karayolunun kuzeyinde 6 kilometre ve güneyinde 6 kilometre derinliğindeki alanda bir güvenli koridor tesis edilecek. Burada aynı zamanda kendileriyle devriye sistemini de çalıştırmaya başlayacağız. Bu zaten aynı zamanda Türkiye ve Rusya olarak bir dayanışmayı ortaya koyuyor. Rejim bu noktalarda zaten Rusya’dan gelecek herhangi bir talimata karşı çok fazla direnmez.

‘Aramıza kara kedi girmiş olabilir’

(Rusya ile) aramızda aslında çok da bir farklılaşma olmadı. Zaman zaman uluslararası ilişkilerde buna benzer gelişmeler, iniş çıkışlar olabiliyor. Rusya ile olan belki de bizim en son düşünebileceğimiz bir konu olabilir bu. Niye derseniz; bizim şu anda Rusya ile olan ikili ilişkilerimiz hiçbir şeye benzemez. Bir taraftan savunma sanayiinde attığımız adımlar, bir taraftan nükleer enerjide attığımız adımlar, bir taraftan Türk Akımı konusunda attığımız adımlar, bir diğer taraftan turizmde attığımız adımlar… Tabii bunların çok çok büyük önemi haiz. İkili ilişkilerimizin geldiği bu noktalarda bir de üçüncü ülkelerde beraber atabileceğimiz adımların planlamasını yaptığımız dönemi yaşıyoruz. Yani onun için de herhalde bir yerden şöyle kara kediler girmiş olabilir. (İsrail olabilir mi?) Yok. O kadar zayıf değil

LİBYA İÇİN BENZER BEKLENTİ: Libya’da Hafter’in uzlaşmaz tutumu ortada. Hiçbir anlaşmaya uymadığı gibi savaşı da körüklüyor. Bunu ABD, Almanya, İtalya gibi devletler de artık açıkça görüyor. Sayın Putin ile bu konuları ele aldık. Özellikle de bu Wagner konusunda Sayın Başkan’ın olumlu bir adım atacağını düşünüyorum. Böylece Libya’daki sürecin de aynen bu akşamki attığımız adıma benzer bir şekilde sonuçlanması ikimizin de önemli bir beklentisidir.

ABD’NİN MESAJLARI: Şimdi sözde güzel şeyler var ama uygulamada ne getirir ne götürür onu şu anda bilemiyorum. İşte dün akşam Büyükelçi ile beraber BM Temsilcileri de bizdeydi. Onlarla da uzunca durum değerlendirmesi yaptık. Kendileri birçok destek vaadinde bulundular. Temennim odur ki bu destekler yerine gelir; tabii bu destekler BM Güvenlik Konseyi’nde olabilecek veya atılabilecek adımlar olur. Bunun yanında bugünkü ateşkes olmayıp da süreç aynen devam etmiş olsaydı birçok silah, mühimmat araç gereç vesaire destekleri olabilirdi. Ama şu an itibarıyla bize Amerika’dan gelmiş herhangi bir destek söz konusu değil. Fakat tabii önümüzde şimdi bir de Libya meselesi var. Libya’da da yine bizim Amerika ile görüşmelerimiz var. Libya hakkında aynı şekilde Rusya ile de görüşmelerimiz var. Rusya’dan Wagner konusunda olumlu bazı beyanlar aldık. Temenni ederiz ki bu hayata geçer. Eğer hayata geçerse o zaman Libya’da bizim işimiz de kolay olacak, Serrac’ın işi de kolay olacak.


‘S-400 nisanda faaliyete giriyor’

S-400 şu anda artık bizim malımız. Bir taraftan S400 ile ilgili eğitim çalışmaları vesaire bunlar devam ediyor. S400’ü büyük oranda teslim almış vaziyetteyiz. Tamamı elimizde. Şu anda tamamı geldi. Nisandan itibaren de artık faal hale gelecek. Ama yine söyleyeyim, dün de söyledim yetkililerine; Amerikalılara ‘Eğer bize Patriot verirseniz biz sizden de Patriot alırız’ dedik.

‘CHP’nin ruh hali deli dumrul misali’

CHP’deki ruh halini benim anlatmam doğru olur mu? Bunlar adeta deli dumrul misali felaket yaşıyorlar. Ve şu an itibarıyla, bu sabah (önceki gün) gerek avukatım olsun gerek yargı olsun bu şahıs (Engin Özkoç) ile ilgili bu davaları açtılar. Yani dokunulmazlığının kaldırılmasına varıncaya kadar bu süreci takip edecekler. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanıyım. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na kalkıp da bu tür edepten, ahlaktan yoksun, böyle akla hayale gelmeyecek hakaretleri yapmaya ne yasalarımız ne örfümüz ne adetimiz müsaade eder. Tabii dün TBMM bugüne kadar yaşamadığı bir tabloyu yaşadı. Ülkemizde parlamentonun böyle tabloyu yaşamasını hiç istemezdik. Ama bu tabloyu yaşayan ve yaşatanlara önce o partinin başındaki şahsın gereken bedeli ödetmesi lazım. Onu da geçiyorum, dikkat edin bu şahıs her yönüyle her an her yerde maalesef birçok sakatlıklar yapıyor. Arifiye olayının (Tank Palet Fabrikası) perde arkasında da var... Tabi bu CHP’nin sorunudur ve milletimiz de bunlara vakti saati geldiğinde gereğini yapacaktır. Biz de yargıda konuyla ilgili gereğini yapacağız ve yapıyoruz... Türk siyasetinin kesinlikle buralara düşmemesi gerekirdi.

MİT’İ DEŞİFRE: Yargı gerekli adımı attı. Gelişmeleri biz de yakından takip ediyoruz.

‘Saldırının silahlı olması şart değil’

Türkiye’yi tökezletme girişimlerini püskürttükçe saldırılar şekil değiştiriyor. İdlib’de farklı bir olay sahnelenmeye çalışılıyor. Olay Rusya ile Türkiye arasında değil. Bizim burada karşımızda Rusya yok, karşımızda rejim var. Bu rejim şu anda maalesef öyle bir süreci yaşıyor ve yaşatıyor ki bölgede bugüne kadar kendi halkına acımasızca zulmeden bir rejim. Kendi halkına bu kadar acımasızca zulmeden bu rejim önce El Bab’da, Cerablus’da bütün bizim sınır bölgelerinden bizi hep rahatsız etti. Birçok kayıplarımız oldu, yüzlerce… Sonra ne oldu? Afrin’e geldi. Afrin’de aynı durum oldu. Ve Afrin’de de gereği yapıldı. Afrin’den sonra da işin buraya gelişi, İdlib’den bize olması muhtemel bir saldırıydı ve bu da oldu. Bu saldırının illa silahlı saldırı olması şart değil.

GÖÇÜ DURDURMUŞ OLDUK: İdlib’den milyonu aşkın insan bizim sınırlarımıza doğru iltica ediyorsa, göç hareketi başladıysa biz buna seyirci kalamayız. ‘Bunlar da gelsin’ diyemeyiz. Buradaki sıkıntının temelinde şu anda göç yatıyor. Ve bu bir düzensiz göçtür. Bu düzensiz göçün önünde tabi durmamız gerekiyor. Bunların da Türkiye’ye girdiğini düşünün… Bu size 5-5,5 milyon mülteci demek. Bunun altından Türkiye nasıl kalkacak? Bu göç hareketini de tabi ki durdurmamız gerekiyordu ve bunu bu şekilde durdurmuş olduk.

‘Yunanistan’la bizim tartışacak zamanımız yok’

(Mülteciler) Bizim Yunanistan tarafı ile bu süreçte ‘Açık kapı artık kapalı mı?’ bunu tartışacak zamanımız yok, o iş bitti. Biz kapıları açtık şu anda. Mülteciler gidebildiği kadar gidecek biz bunları zorla ülkemizden de çıkartmıyoruz. Ama tabii Yunanistan bunlara zulmediyor. Takip ettiğim kadarıyla, en son 5 vaka vardı öldürdükleri... Bulgaristan Başbakanı Borisov bize ‘Sofya’da bir toplantı yapalım’ dedi. Buna Yunanistan Başbakanı Miçotakis’i de davet etmek istedi. O gün iki ölüm vakası vardı. Bu olaydan sonra ben de kendisine dedim ki ‘Miçotakis’in olduğu yere gelmem ve onunla aynı fotoğraf karesinin içerisine de girmem.’ Zira bu işler bu kadar ucuz değil... Dolayısıyla bunlar olmamış olsa belki bu süreç çok daha farklı akacaktı.


AB VAZİFE ÇIKARIYOR: Aslında İdlib olayı ile AB’nin ilgisi yok ama onlar tabi bundan vazife çıkarma noktasında. Nasıl ki Libya ile ilgili Merkel Berlin zirvesi olayını gündeme getirdi aynı şekilde Macron buralardan bir şeyler çıkarmaya gayret ediyor. Buna benzer şekilde Avrupa ülkelerinin çoğu durumdan vazifeyi çıkarmakta mahirler. Ama yük paylaşımına gelince yük paylaşımında yoklar.

SEVİYE KAYBINA UĞRAMAYIZ: (Mülteciler) Batı maalesef çok yüzlü. Yunanistan’a hemen anında 700 milyon avro söz verdiler; ‘350’sini hemen gönderelim, 350’sini de sonra gönderelim.’ dediler. Bırakın 700 milyon avroyu, Şansölye bize 25 milyon avrodan bahsetti ama maalesef bir ses çıkmadı... Gelse de gelmese de biz bu kadar seviye kaybına uğramış değiliz, Allah’ın izniyle bu işi hallederiz.

ATEŞKESİN KAZANIMLARI

1 Ülkemizin sınırlarını rejim ve terör saldırılarına karşı daha korunaklı hale getiriyor

2 İdlib bölgesinde istikrar ve normalleşmeye zemin hazırlıyor 

3 Orada bulunan askerlerimizin güvenliğini teminat altına alıyor

4 Sivillerin korunması için önemli bir adım teşkil ediyor

Botları batan mülteciler Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldıÇanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında lastik botun batması sonucu can simitlerine tutunarak denizin ortasında mahsur kalan 27 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber