Geri Dön

Erdoğan: O banka zaten batmış

TÜSİAD'ın Yüksek İstişare Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, isim vermeden Bank Asya ile ilgili "Bir bankanın batırılması için çalışılmıyor. O banka batmış zaten. Taşıma suyla ayakta tutulmaya çalışılıyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneğinin (TÜSİAD) Four Seasons Otel'de düzenlenen 2014 yılının ikinci Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısına onur konuğu olarak katılarak, bir konuşma yaptı.

Toplantının ülke, millet ve ekonomi için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu buluşma vesilesiyle TÜSİAD Başkanlığı görevini üstlenen sayın Haluk Dinçer'e ve yönetim kurulunda görev alan arkadaşlarımıza yeni vazifelerinde üstün başarılar temenni ediyorum. Yeni bir Türkiye inşa olunurken TÜSİAD'ın da engin tecrübesiyle bu tecrübeden daha da istifade ederek yenilenen vizyonuyla Türkiye'nin kalkınmasına daha fazla refaha, daha ileri demokratik standartları yakalamasına katkılar sağlayacağına yürekten inandığımı ifade etmek istiyorum."

"28 Şubat hiçkimseye hiçbir şey kazandırmadı"

Şubat ve sonrasında başlayan sürecin, hiçkimseye hiçbir şey kazandırmadığının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunun istisnaları olmuş olabilir, 28 Şubat darbesi çok küçük bir azınlığın, mutlu bir azınlığın çok ciddi manalarda maddi kazançlar elde etmesini sağlamış olabilir. Ancak ülkenin geneline baktığınızda sanayiciden ihracatçıya, kobilerden esnafa, işçiden memura, çiftçiden köylüye, yoksula, işsize kadar herkes ama herkes o süreçte ciddi kayıplar yaşadı. 2002 yılından geriye doğru bakıldığında aslında bunun bir kısır döngü olarak Türkiye'nin önündeki en büyük sorun olduğunu hepimiz gördük. Bakın bu noktanın üzerinde özellikle durmak istiyorum. Türkiye'de öyle bir sistem, öyle bir döngü inşa edilmiş ki ne zaman işler iyiye gitse, ne zaman herkesin kazanmaya başladığı bir süreç başlasa işte o zaman darbe olmuş, o zamanlarda müdahale olmuş, o zamanlarda kaos ortaya çıkmış, kriz ortaya çıkmış."

Türkiye'nin bunu defalarca ve tekrar takrar yaşadığını anlatarak, "Hatırlayın dün idam yıl dönümü olan merhum Menderes'in başındaki hükümet, ekonomiyi büyütüyor ve refahın toplumun tüm kesimlerine yaygınlaşmasını sağlıyor ve böyle bir dönemde sokaklar karıştırılıyor, manşetlerle kaos pompalanıyor" diye konuştu. Erdoğan, o dönemlerde ekonomik operasyonlar yapıldığını ifade ederek, şöyle devam etti:

"En sonunda da askeri darbe yapıp hükümeti uzaklaştırdılar. Şimdi bu dönemi yaşça benden çok daha büyük olanlar kendileri de yaşadılar. 70'lerde aynı şekilde Türkiye belli bir ivme yakalayınca önce anarşi geldi, okullarımıza gidemez olduk. Böyle dönemleri yaşadık, sokaklar karıştı ardından askeri darbe geldi. Merhum Özal'ın başlattığı kalkınma süreci aynı şekilde akamete uğratıldı. Merhum Erbakan'ın 54. hükümetle başlattığı reform süreci 28 Şubat müdahalesiyle kesintiye uğratıldı. Açık söylüyorum içeride ve dışarıda birileri 'sadece biz kazanalım millete ne olursa olsun' dediler. Yüksek faizle 'kazanalım' dediler. Ucuz kamu kredileriyle, kamu kaynakları ve teşvikleriyle 'sadece biz kazanalım' dediler. O kadar ki bizim olmadığımız yerde hiçkimse olmasın dediler. Anadolu'da palazlanan yatırımlardan dahi rahatsızlık duydular. Bunların da önünü kesmeye çalıştılar."

Yalan haberlerle bu ülkenin itibarı zedelenmez

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Amerikan medyasında, Avrupa medyasında 3 tane yalan haber çıktı diye bu ülkenin itibarı zedelenmez. Biz onların ne yapmaya çalıştıklarını çok iyi biliyoruz" dedi.

Erdoğan, "Bizi kıyasıya eleştirenlerin ananas meselesinde ağızlarından bir söz çıkmadı. Her türlü hakareti yapanların, tespih meselesinde, rafineri meselesinde ağızlarını bıçak açmadı. Yargıda tehditler, şantajlar, en iğrenç hukuksuzlar ortaya çıkarken kimse çıkıp da bunları eleştirmedi" diye konuştu.

Konuşmasında New York Times'ta çıkan habere değinen Erdoğan, şunları kaydetti: "Böyle bir anlayış, böyle bir mantık, böyle bir dezenformasyona karşı biz Türkiye'de ülkemizin bütün STK'ları, etkin kuruluşları hep birlikte tavır almamız gerekmez mi? Onlar meşreplerinin gereğini yapacaklar ama biz şuna inanıyoruz; bu kervan yürümeye devam edecek."

"O banka batmış zaten"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Dün bir açıklama duyuyorum çok enteresan ve örnek, o da manidar. İşte 2000'li yıllarda malum 26 bankanın battığını söylüyor beyfendi, şimdi diyor bir bankanın batırılması için çalışılıyor. Bir bankanın batırılması için çalışılmıyor. O banka şu anda batmış zaten. Fakat bu, taşıma suyla ayakta durmaya çalışıyor. O, 26 batık bankanın olduğu dönemden biz farklı bir finans dünyasını devraldık. Şu anda bankalarımızın geldiği nokta çok açık net ortada. Şimdi bu batan böyle bir finans kuruluşunu, biz de o dönemde olan yanlışları tekrarlayarak aynen devam mı ettirelim?"


“KAYBOLAN İTİBAR O DERECELENDİRME KURULUŞLARININ İTİBARIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kredi derecelendirme kuruluşlarına da tepki göstererek, “Bu adamlar hangi ölçüleri baz alarak Türkiye’ye bu tür notu veriyorlar. Batmış olan komşu ülkeyi sen 6 derece yükseltiyorsun. Şu anda Avrupa ve başta Almanya verdiği yüksek kredilerle bu ülkeyi ayakta tutamıyor, sen 6 derece tırmandırıyorsun. Türkiye gibi şu anda ekonomide büyümesi devam eden ülkeye böyle bir not veriyorsun. Avrupa’da şu an böyle büyüyen bir ülke yok. Büyümesi en iyi olan Almanya 0.8 ile. Biz böyle bir dönemde büyüyoruz sen böyle bir not veriyorsun. Bunların üzerine birlikte gitmemiz lazım. Burada art niyet var. Bu ne şahsımın ne hükümetin sorunu. Hepimizin sorunu. Bunlara karşı güçlü durduğumuzda olay farklı olur. Bu karar siyasidir. Ne ekonomik ne bilimseldir. OECD genel sekreteri ‘biz onlarla aynı kanaatte değiliz’ diyor. Burada dayanışmamız hem sizler hem ülkemiz için çok önemli. Her türlü algı operasyonunun, her türlü darbe girişiminin karşısında biz milletçe durduk bundan sonra da durmaya devam edeceğiz. Falanca medya kuruluşu şunu yazmış, yazarsa yazsın. Biz buralara onlarla gelmedik. Kaybolan itibar Türkiye’nin itibarı değildir, o medya kuruluşlarının, o derecelendirme kuruluşlarının itibarıdır” ifadelerini kullandı.

"Bir bankanın yönetim kurulu başkanı..."

Açık konuşmayı sevdiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi: "Şimdi hiç kimse kusura bakmasın samimi konuşacağım. Çünkü benim gizli ajandam yok, açık konuşmayı severim. Mesela bir bankamızın yönetim kurulu başkanı çıkıyor, bir ifade kullanıyor. Son yıllarda istikrara güvenliğimize, birliğimize yönetim kurulları olarak bu tür yönelik saldırılara atıfta bulunarak, son derece karamsar bir tablo ortaya koyuyor. Neymiş? Elde edilen başarılara gölge düşmüş. Neymiş? Türkiye'nin yurt dışında itibarı zedelenmiş. Neymiş? Hukuk sistemi sorgulanmaya başlanmış. Bunu söyleyen şahsın yönetim kurulu başkanlığını yaptığı banka için bir inceleme yaptırdım, son 12 yılda aktifleri 8 kat, mevduatı 6 kat büyümüş. Şimdi değerli arkadaşlar; kusura bakmayın. Yani artık yan gelip yatan bir başbakan yok, şimdi Cumhurbaşkanıyım, cumhurbaşkanı da yok. Bir şey söylendiği zaman bunları inceleyen, incelettiren... Nedir ne değildir, hakikaten nerede bir yanlış var, bunu takip etmek durumundayız. Çünkü eğer gerçekten böyle bir şey varsa, geri sayıyorsak, geri gidiyorsak kendimize çeki düzen vermemiz lazım. Çünkü bu ülke, hepimizin, 77 milyonun. Çok daha iyi bir noktaya gelmemiz lazım. Ben tabi bunu görünce el insaf dedim. Kast edilen nedir? Az önce sayın Başkan da söyledi. Bakın, Gezi olayları ve 17-25 Aralık darbe girişimleri... Bu çirkin, bu ihanet girişimlerinin karşısında dimdik durduğumuz için son 12 yılda kazancına kazanç katmış olanlar çıkıyor, rahatsızlık ifade ediyor."

Zaman yumrukları sıkma depil tokalaşma zamanı

Erdoğan, "Zaman yumrukları sıkma zamanı değil, tokalaşma zamanıdır. Demokrasinin standartlarını daha ileri seviyelere taşıyarak, insan hak ve özgürlüklerini daha da genişleterek, yasakları, kısıtlamaları bırakarak, kardeşçe ve kardeşlik hukuku içinde büyümeyi sürdürmek zorundayız. Allah'ın izniyle gayret ettiğimiz sürece ulaşamayacağız hiç bir hedef yoktur. Yeter ki birbirimize inanalım, güvenelim. Yeter ki kurulan tuzakları hep birlikte fark edip, bu tuzaklardan uzak kalalım" dedi.

Kurban Bayramı sonrası İstanbullular toplu taşımayı tercih ediyorKurban Bayramı'nın sona ermesiyle İstanbullular sabah saatlerinde işlerine gitmek için yola çıktı. İşbaşı yapan vatandaşların toplu taşımayı tercih ettiği görüldü. Öte yandan bayram boyunca sakin geçen kent merkezindeki noktalarda ise hareketlilik başladı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber