Geri Dön

'Gerekirse Rusya’dan S-600 de alabiliriz'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya’dan S-400 alımına yönelik tepkilere yanıt verirken, S-600 de alınabileceğini, bunun Türkiye’yi korumaya yönelik olduğunu söylediErdoğan, “Biz NATO ülkelerinden istediğimiz silahları alamıyorsak ne yapacağız, başımızın çaresine bakacağız. Bu adımı atmak durumundayız ve atıyoruz” dediErdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türkiye’ye geleceğini söyledi. Erdoğan, bölgesel konuları ve iki ülke arasındaki işbirliğini masaya yatıracaklarını belirtti

'Gerekirse Rusya’dan  S-600 de alabiliriz'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya’dan S-400 alımına yönelik tepkilere yanıt verirken, S-600 de alınabileceğinin sinyali verdi. Erdoğan dün BM Kentler ve İklim Değişikliği Özel Temsilcisi ve eski New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg tarafından düzenlenen Bloomberg Küresel İş Forumu’na katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmasında şunları söyledi:

TERÖR ÖRGÜTÜYLE İŞBİRLİĞİNİ ANLAYAMIYORUM: Suriye’de bir DEAŞ terör örgütü var. Fakat Suriye’nin kuzeyinde bir başka terör örgütü var. Bu terör örgütü de Türkiye’deki PKK terör örgütünün bir yan kuruluşu. PYD-YPG terör örgütü şu anda Amerika’nın Rakka operasyonunda DEAŞ terör örgütüne karşı birlikte mücadele verdiği bir terör örgütü. Demokrasiye inanmış bir ülkenin bir terör örgütüyle işbirliği yaparak bir başka terör örgütünü yok etmesini ben anlayamıyorum. Çünkü biz bir demokratik, hukuk devleti olarak Amerika ile şunu konuştuk. Gelin bu işi beraber yapalım ve biz iki tugayımızı bu iş için tahsis etmeye hazır olduğumuzu söylediğimiz gibi ÖSO ile beraber bir Rakka operasonunu yapar, DEAŞ’ı temizleriz. Cerablus, Rai, Dabık, Bab’ta 2 bin kilometre karelik alanda 3 bin DEAŞ’lıyı biz etkisiz hale getirdik. Diğerleri kaçıp gittiler. Demek ki olabiliyor. Kimseden de destek almadan bunu yaptık. Rakka’da da biz bunu rahat rahat yapardık.

SİLAH VERME YANLIŞI: Irak’tan Suriye’deki bu terör örgütlerine gelen destek 3 bin TIR’ı aşmıştır. Burada tanklar, toplar, ağır zırhlı araçlar, mühimmat var. 3 bin TIR’ın üzerinde. Şimdi ben Türkiye olarak düşünüyorum. Kuzey Suriye’ye gelen bütün bu ağır silahların yarın bana karşı kullanılmayacağını kim garanti edebilir?

BİRLİKTELİĞİ BOZMAYA KİMSENİN HAKKI YOK: (IKBY’nin referandumuna olan reaksiyonunuz nedir?): Irak asla parçalanmamalı. Özel temsilcilerimi ben Sayın Barzani’ye gönderdim. Dedik ki sakın böyle bir yanlışın içersine girmeyin. Biz darda kaldığınız zamanlarda size her türlü desteği vermiş bir ülkeyiz. Ne yazık ki bu yanlışı şu anda yapmış durumdalar. Ayın 27’sinde benim MGK toplantım vardı. BM gündemi sebebiyle bu toplantıyı biz 22’sine aldık. MGK toplantımızda ne gibi yaptırımlar uygularız bunun kararını alacağız. Hedef şudur. Bir defa kesinlikle Irak’ta böyle bir bağımsız devlet ilanına biz taraf değiliz, asla olamaz. Böyle bir şeye müsaade edilmesi mümkün değil. Orada sadece Kürtler yaşamıyor. Orada Türkmenler, Araplar var. Bütün bunların birlikteliğini bozmaya kimsenin hakkı yok.

TÜRKİYE’Yİ KORUMAK GÖREVİMİZ: (Rusya’dan S-400 alımıyla ilgili soruya) Yanı başımdaki Suriye’de S-400 varken, ben kendim bir S-400’e, belki S-500’e, hatta hatta S-600’e sahip olmanın gayreti içinde olmak durumundayım. Bunlar kendimizi korumaya yönelik atmamız gereken adımlardır. Balistik füzelerle ilgili atmamız gereken adımlar da vardır. Bunlar bir yöneticinin ülkesini, 80 milyon Türkiye’yi korumak bizim görevimizdir. Bunun için de ne gerekiyorsa A’dan Z’ye bunu yapacağız. Biz NATO ülkelerinden istediğimiz silahları alamıyorsak ne yapacağız, başımızın çaresine bakacağız. Biz İHA’ları birçok dost NATO ülkelerinden istemişizdir, paramızla. Paramızla istediğimiz halde bunları alamadık. Daha basit, Sig Sauer tabanca, bunları alamamışızdır.

BAŞIMIZIN ÇARESİNE BAKACAĞIZ: Alamayınca ne yapacağız, başımızın çaresine bakacağız. Terör örgütün bu silahları bedava veriyorlar. Türkiye senin ortağın olacak, NATO’da beraber olacaksın, istediğin silahı NATO’daki ortağından, müttefikinden alamayacaksın. Bu neyle izah edilir. Onun için bu adımı atmak durumundayız ve atıyoruz.
Ve şu anda da hızla devam ediyoruz. Görüşmelerimiz, ortak çalışmalarımız devam ediyor. Ame biz bunları Amerika ile de Fransa ile de, meseli EUROSAM, Fransa, İtalya, Türkiye olarak üçlü anlaşmamız var. Bakın bu da oluyor. Demek ki olumlu yaklaşımlar karşısında Türkiye olumsuz değil.

Putin Türkiye’ye gelecek

(Rusya ile ittifakınız büyür mü? sorusuna): Bizim siyasetteki tezimiz şu, dostları çoğalt, düşmanı azalt. Biz buna çalışıyoruz. Rusya ile bir olumsuzluk yaşadık ama çok kısa zamanda bu olumsuzuğu gidermek suretiyle şu anda Rusya dış ticaret hacminde ciddi tırmanışa geçmiş vaziyette. Rusya ile 36 milyar dolara ulaşan bir ticaret hacmini yakaladık. Turizmde Rusya bu yıl Almanya’yı da geçmek suretiyle bir numara olacak. Pazartesi günü Sayın Putin ile bir araya geleceğiz, telefonla görüşmemiz olacak. Ama perşembe günü de bir akşam yemeği yiyeceğiz beraber. Bu gelişmeleri Suriye’de ne oluyor, ne bitiyor bunları konuşacağız. Şu anda İdlip’te bazı sıkıntılar yaşanıyor bunları konuşacağız.

NATO’da nükleer silahı olan ülkeler var

Türkiye, her şeyden önce NATO ülkesidir.. NATO ülkeleri içerisinde bırakın S-400’ü çok daha güçlü silahlara sahip olan ülkeler var hatta daha ileri gideceğim, nükleer silahlara sahip olan ülkeler var. Dünya nükleer silahları konuşuyor. Dünya nükleer silahları konuşurken, NATO’nun içerisindeki ülkelere, ‘Siz de NATO ülkesi olarak bu nükleer silahları bırakın’ diyor mu? Demiyor. Onlar hatta nükleer başlıklı silahların daha uzun menzilli olanlarını da yapmanın gayreti içerisindedir.

Bu kararı veren savcının kimliğini biliyoruz

Tamamen siyasi bir tavır söz konusu. Çünkü bu kararı veren savcının biz kimliğini gayet iyi biliyoruz. Kimliğini gayet iyi bildiğimiz için de burada alınan bu kararın ne denli yanlış olduğunu ben Sayın Başkan’a da söyledim. Kendileri de bu işin takipçisi konumunda olduğunu, federal devletten kaynaklanmadığını, eyaletten kaynaklanan bir durum olduğunu bana söylediler. Temenni ederim ki bu yanlış düzelir.

Minderden kaçan onlar olsun

(Türkiye AB’den neden vazgeçmiyor? sorusu) Ben diyorum ki karar merciinde olanlar onlar. Onlar bize kapıyı kapatsa biz kararı rahat veririz. Çok da meraklı değiliz. Ama onlar istiyorlar ki Türkiye buradan kaçsın. Yok, biz hiçbir zaman minderden kaçmadık, minderden kaçan da olmayız. Minderden kaçan onlar olsun. Kararlarını versinler, bizim kararımız kolay.

Türkiye’ye uygulanan siyasi bir ambargo

(Junker’in Türkiye AB’den uzaklaşıyor açıklamasıyla ilgili) Sene 1959, Türkiye gayri resmi olarak AB’ye müracaatını yaptı. 54 yıldır Türkiye AB kapısında bekletiliyor. Acaba bana şunu söyleyebilir mi Junker, Senden daha geç veya erken buraya gelip girenler oldu diyebilir mi? Türkiye’ye uygulanan aslında siyasi bir ambargodur bu. Türkiye’nin kişiliğine, şahsiyetine yönelik bir saygısızlıktır bu. AB müktesebatına ters bir yaklaşımdır bu.

Bize yalan söylediler

Hiçbir ülkeye böyle bir yaklaşım gösterilmedi. Bugün git yarın gel. Bize yalan söylediler. Bize doğru konuşmadılar. Vizede bu yalanı söylediler. Mülteciler meselesinde 2016’nın Temmuz’unda size 3 milyar Avro vereceğiz dediler. Yıl sonuna kadar artı bir 3 milyar Avro vereceğiz dediler. Şu ana kadar gelen rakam 820 milyon Avro. Dürüstlük nerede? Yok. Türkiye şu anda müzakere masasında. Sarkozy Fransa’nın başında, Merkel Almanya’nın başına geldiler. Geldikleri ana kadar ben Liderler Zirvesine katılıyordum. O zaman Fransa’da Chirac vardı, Almanya’da Schröder vardı. Üçlü olarak bizim çok yapmış olduğumuz toplantılar vardı. Onlar bizi adeta hazırlıyorlardı. Ne zaman ki Sarkozy, Merkel geldi bir defa müzakereci diye düşünülen bu ülkelerin Liderler Zirvesi’ne katılımasını kaldırdılar. Fasıllar aç kapa olarak yapılıyordu o zaman. Bunların gelişiyle ne oldu? Aç kapayı kaldırdılar. 15 fasıl vardı bunu, 35’e çıkardılar.

Bana hakaret edenlerin sayısını biliyor musunuz?

(Türkiye’de gazetecilerin hapiste olduğu iddiasıyla ilgili soruya) Sayın Trump’a hakaret edenler içerde değil diyorsunuz. Siz Tayyip Erdoğan’a hakaret edenlerin sayısını biliyor musunuz? Tüm ailemi muhatap alarak, bana her türlü hakareti yapanların sayısını biliyor musunuz? Ben bunları sayamıyorum bile. Ama her zaman sabretmişimdir. Böyle bir şey benim şahsımdan, kişiliğimden kaynaklanan değildir. Bunlar teröre karışmışlardır. PKK terör örgütünün bunlar hepsi içindedir, yandaşlarıdır. Bir kısmı FETÖ mensuplarıdır, yandaşlarıdır, içindedir.

Neredesin sen Amerikan yargısı

Ben 16 Mayıs’ta burdaydım. Beyaz Saray’a girerken PKK’lı göstericiler, siz onlara aktivistler diyorsunuz, orada her türlü gösteriyi yapıyorlar. Daha sonra Büyükelçilik rezidansına geçtik. Orada da aynı şekilde gösteri yapıyorlar, yakın mesafede. Polisin onlara ne yazık ki yine müdahale etmediğini gördük. Bu defa yakın mesafedeler. Benim kendi korumalarım, beni korumakla görevli olanlar ister istemez duruma müdahil olmak durumunda kaldılar. Hatta oradaki Türkiye’nin vatansever evlatlarından bazılarına megafonla vurdular. Başı, gözü kan revan içinde kaldı. Bakın çok ilginç onlardan kimseyi almadılar içeri. Benim korumalarım hakkında soruşturma açtılar. Çok ilginçtir bunların içinde 4 tanesi olay mahallinde yok, hatta iki tanesi Amerika’ya hiç gelmiş değil. Şimdi bunlar hakkında soruşturma açıyorlar. Nerdesin sen Amerikan yargısı?


Erdoğan, dün Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdulaziz Al Suud ile dün bir telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgesel konular değerlendirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bloomberg İcra Kurulu Başkanı ve eski New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg’i kabul etti.

Gerekirse Rusya’dan  S-600 de alabiliriz

Polisle çatışmaya girip kaçan şahıs yakalandıKonya'da kendisini gözaltına almaya gelen polis ile girdiği çatışmada yara almadan yakalanan Hamza T. (23), adliyeye sevk edildi. Poliste 35 suçtan kaydı bulunan Hamza T.'nin salı günü sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal ettiği için polis tarafından durdurulmak istendiği ancak ekip otosuna ateş edip, kaçtığı ortaya çıktı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber