Geri Dön

İhsan Göktaş: Dernekte uyuşturucu vardı, fuhuşu görmedim

Birinci Ergenekon davasının bugünkü duruşmasında tutuklu sanıklarından İhsan Göktaş savunmasında, “Kuvayi Milliye Derneği'ne üye olmak istedim ama olmadı. Sahibi, başkanı Hüseyin Görüm üye olmamı engelledi. Benden şüphelendi" diye konuştu.

Kadıköy'deki Kuvayı Milliye Derneği Genel Merkezi'nde derneğin amaçları dışında çalışmalar yapıldığını gördüğünü ileri süren Göktaş, “Dernekte kanunun çiğnendiğini gördüm. Kadıköy'de Narkotik Şube ile irtibat kurdum. Orada ahlak dışı yapılan işlerin durdurulması için harekete geçtim" dedi. Davada tutuklu yargılanan Hüseyin Görüm'ün, yanındaki bazı insanları peygamber gibi sunduğunu öne süren Göktaş, Hüseyin Görüm'ün Kuran-ı Kerim'i altına esrar koyduğunu iddia etti. Kuvayi Milliye Genel Başkanı Fikri Karadağ'ı arayarak dernekle yapılan garip işleri anlattığını ifade eden Göktaş, “Dernekte, Uyuşturucu kullanıldığını gördüm, fuhuşu görmedim, seslerden anladım" diye konuştu.

Türkiye ve Avrupa basınında kendisiyle ilgili haberler nedeniyle deşifre olduğunu ve 2005 yılında Scientology örgütünden ayrıldığını söyleyen Göktaş “Tom Cruise ve John Travolta ile yemek yedim. İsteseydim bunları kullanırdım, çatır çatır para sayardım; ama ben hep basından uzak oldum" dedi.

‘SAVCI ZEKERİYA ÖZ’E KIRGINIM’

Öğleden sonra çapraz sorguya alınan İhsan Göktaş, daha önce Kuvay-ı Milliye Derneği’ne TBMM plakalı bir araçla gelen Nuri Vadarbaş tarafından tehdit edildiğini, bu konuda ve dernekle ilgili gördüklerini savcı Zekeriye Öz’e anlattığını, ancak bu konuyla ilgili kısımları dile getirmediği için Zekeriya Öz’e kırgın olduğunu söyledi.

Göktaş, toplantılara beni almazlardı. Ara sıra garip adamlar gelirdi. Gövde gösterisi yaparlardı. İsimlerini bilmiyorum. Hüseyin Görüm ve Fikri Karadağ dışında kimseyi tanımıyorum. Hüseyin Görüm için hiçbir zaman istihbarat çalışması yapmadım. Ben dernek içindeki yapılanmayı bilgisayarıma not alıyordum. Veli Küçük’ü de basından tanıyorum.

ÜMİT OĞUZTAN’DAN DİLEKÇE

Öte yandan Fatih Cumhuriyet Savcılığı'na avukatı Alper Yarımbıyık aracılığıyla suç duyurusunda bulunan Ümit Oğuztan, şikayet dilekçesinde, bir aracı iki kişiye satmak suçundan gözaltına alınan Tuncay Güney'in bu satıştan elde edilen paradan Ümit Oğuztan'a da 500 TL verdiğini söylemesi üzerine gözaltına alındığı belirtildi.

‘İŞKENCE YAPARAK İFADE ALDILAR’

Oğuztan'ın sorgusu sırasında soruşturma ile ilgisi olmayan ve bilgi sahibi olmadığı bir takım konuların kendisine sorulduğu dilekçede belirtilerek, dönemin İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürü Adil Serdar Saçan ve hakkında suç duyurusunda bulunduğu diğer kişiler tarafından insanlık dışı işkenceler yapılarak bilgi sahibi olmadığı konularda ifade vermeye zorlandığı ileri sürüldü.

Dilekçede, gözaltı sürecindeyken akşam 21.00'de başlayıp sabah 05.00'e kadar sürdürülmek üzere Oğuztan'ın çırılçıplak soyularak gözlerinin bağlandığı, elektrik verilmek suretiyle Oğuztan'a bayıltıncaya kadar işkence yapıldığı öne sürüldü.

Savcılığa verilen dilekçede, Ergenekon davası kapsamında Emniyet Müdürlüğü'nden ve MİT'ten gelen bazı CD'lerin bilirkişi tarafından çözümü aşamasında mülakat adı verilen bu sorgulama sırasında Ümit Oğuztan'a işkence yapıldığının ortaya çıktığı öne sürüldü. Avukat Yarımbıyık, dilekçede müvekkiline yapılan onurunu zedeleyici bu durumdan dolayı bahsi geçen kişiler hakkında yasal işlem yapılmasını talep etti.

14. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANI HAYRETTİN ERTEKİN’İN TAHLİYESİNİ İSTEDİ

Ergenekon soruşturması kapsamında ‘şüpheli’ olan Albay Dursun Çiçek’i tahliye eden 14. Ağır Ceza’nın başkanı Erkan Canak, Ergenekon davası sanığı Hayrettin Ertekin için de tahliye istedi. Danıştay saldırısı davasıyla birleştirilen 1. Ergenekon davası sanıklarından Hayrettin Ertekin’in tahliyesi istendi. Ertekin’in avukatı Taner Uzun, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak, müvekkilinin tahliyesini istedi. Bu arada sanık emekli Albay Fikri Karadağ’ın da avukatı Nevzat Çetin de aynı mahkemeye başvurarak, müvekkilinin tahliyesini talep etti. Mahkeme heyeti her iki tutuklu sanığın tahliyesini görüşmek için bir araya geldi. Başkan Erkan Canak ile üyeler Rüstem Eryılmaz ve Yakup Hakan Günay Fikri Karadağ’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bu yönde aynı görüşe sahip heyet Hayrettin Ertekin’in tahliyesinde görüş ayrılığı yaşadı. Sanık emekli Orgeneral Şener Eruygur’un eşi Mukaddes Eruygur’un ’12. ve 14. mahkemeler bizden’ dediği iddia edilen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Erkan Canak, Ertekin’in tahliye olması yönündeki muhalefet şerhini şöyle ifade etti: ‘’Sanık Hayrettin Ertekin’in suç vasfı örgüt üyeliği olup, atılı suçun vasıf ve mahiyeti, sevk maddesi sanığın 2 yıla yakın süredir tutuklulukta kalmış olmakla beraber aynı davada daha ağır iddia ve sek maddeleriyle ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan birçok sanığın ise tutuksuz yargılanması hakkaniyete ve ceza adaletine ters düşmekle birlikte sanık Hayrettin Ertekin’in 2 yıla yakın süredir tutuklu kalması dosyanın geldiği aşama göz önüne alınarak ileride mağduriyete sebebiyet vermemesi açısından bi hakkın tahliyesi görüşündeyim"

BABA ARSLAN: “HANGİ ANA BABANIN BUNA YÜREĞİ DAYANIR"

Bu arada Sanık Alparslan Arslan'ın babası İdris Alparslan, mahkeme salonunun önünde basın açıklaması yaptı. Babası, Alparslan Arslan'ın psikolojik durumunun başından beri bozuk olmadığını söylediğini ifade ederek, "Kendisine kimyasal ilaç verildiğini düşünüyorum. Böylece bir zihin kontrolü yapıldığına inanıyorum. uzun zamandır kendisiyle bağlantımız yok. Görüşemiyoruz. Defalarca dilekçe verdim ama su durumuyla alakalı bir sonuç alamadım" dedi. Oğlunun çok duyarlı ve okul döneminde çok başarılı birisi olduğunu belirten baba Arslan, Irak'ta Türk askerlerinin başına çuval geçirilmesi olayıyla ilgili olarak Irak'a gitmek istediğini söyledi. Doğduğunda Alparslan Arslan'ın sağ kulağına ezan, sol kulağına da kamet okuduğunu belirten baba Arslan, oğlunun durumundan endişe duyduğunu söyledi. Duruşma sırasında oğluna jandarmaların şiddet uyguladığını belirten Arslan, "Hangi ana babanın yüreği buna dayanır, soruyorum size. Duruşma sırasında çıkıp bağırmayı düşündüm ama dışarı atılırım endişesiyle sesimi çıkaramadım" diye konuştu

Tartıştığı kız arkadaşını sokak ortasında bıçakladıAydın'ın Nazilli ilçesinde, Ümit D. (25), tartıştığı kız arkadaşı Rüya Yılmaz'ı (23) sokak ortasında bacağından bıçaklayarak yaraladı. Polis ekiplerince gözaltına alınan Ümit D.'nin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, "Ben gururluyum, yapmayın etmeyin memleketten gidin dedim bıçakladım" ifadelerine yer verdiği görüldü.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber