Geri Dön
SiyasetKomutandan astlara mesaj

Komutandan astlara mesaj

Org.Başbuğ, genç askerlerle sürekli diyalog halinde olduğunu belirterek, “Teğmen kalkıp da Genelkurmay Başkanı’nın ilgilendiği konulara dipten giremez. Ona müsaade etmem” diye konuştu

Komutandan astlara mesaj

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, “Ben hala kendimi teğmen gibi hissediyorum. Bazen teğmen bazen orgeneral gibi hissediyorum. Teğmen ne demek biliyor musuz? Hücum eden demektir” dedi. Ordunun komuta kademesinin istifa etme düşüncesi olmadığını belirterek, “İstifa ederek kimseyi sevindirmeye niyetimiz yok” dedi.
Orgeneral Başbuğ, Küresel Terörizm ve Uluslararası İşbirliği Sempozyumu’nun katılımcılarına dün akşam Merkez Orduevi’nde bir resepsiyon verdi. Neşeli olduğu gözlenen Başbuğ, resepsiyonda gazetecilerle uzun süre sohbet ederek soruları yanıtladı. Başbuğ, kurumlar arasında sorun olup olmadığının sorulması üzerine, “Devlet adamları ilişkilerini kopartmazlar. Biz de devlet adamıyız. Problem olsa bile bunlar zaman zaman tamir edilebilir. Devlette kavgalı görüntü istemem” dedi.
Başbuğ, emniyet teşkilatından bir şikayeti olup olmadığının sorulması üzerine, “Her yerde her kurumda hata yapanlar olabilir. Kurumlarımızın hepsi devletimizin kurumları. Kurumlarda hata yapanlar olabilir ama bu kurumun tümü olabilir mi?” diye konuştu. Başbuğ, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, “Başbuğ, irticayla mücadele eylem planı belgesi konusunda Köşk’te ‘maalesef yapılmış’ demiş” sözlerinin sorulması üzerine, “Hayır böyle bir şey yok” dedi.

‘Vallahi siz düşünün’
Başbuğ, Askeri Ceza Kanunu’nun 95. maddesinin ast-üst ilişkilerini zedelemekle ilgili olduğunu belirterek, medyaya “Belgeyle ilgili yapılan beyanatlar, konuşmalar vesaire bunlar ast-üst ilişkilerini zedelemeye yönelik olursa vallahi siz düşünün” diye uyarıda bulundu. TSK olarak zor bir dönemden geçtiklerini söyleyen Başbuğ, “Ama şunu iftiharla söylüyorum. TSK’nın en disiplinli olduğu dönem, birlik bütünlük içinde olduğu dönem de bu dönem. Tabii ki münferit olaylar olacaktır” dedi.

Başbuğ’a yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle:
Soru: Aşağıda, ‘Ne oluyor nereye gidiyoruz?’ deniyor mu?
Başbuğ: TSK’da herkesle konuşuyorum. Malatya, Ankara ve İstanbul’da toplantı yaptım. Yöneltilen soruların hepsine açığım. Bana onbaşıdan generale kadar hepsi soru sorar. Nereye gidersem orada toplanıyoruz. En son gittiğim Gölcük’te subay astsubay yaklaşık 250 - 300 kişi vardı.

Soru: Kaygı dile getiriliyor mu?
Başbuğ: Olur mu hiç kaygı duymak. Herkes görevini yapacak.

Soru: Ağustos gelse de bir an önce bitse dediğiniz oluyor mu?
Başbuğ: Hayır, yok böyle birşey. Beni bilen biliyor, tanıyan tanıyor. Her zaman şunu söylüyorum, görevimin biteceği son dakikaya kadar önümde yüzyıl varmış gibi çalışırım.

Soru: Yaşanan bu itiş kakış askerlerinizi etkiliyor mu? Altta homurdanma var mı?
Başbuğ: En son gittiğimde Gölcük’te hepsini topladık, subay, astsubay. Bu önemli tabii. Herkes görevini yapacak. TSK’da gençlerle de konuşuyoruz, uzmanı da oluyor, astsubayı da oluyor, teğmeni de oluyor. Soruyoruz da... Ama teğmen, teğmenlik görevini üstlenecek. Teğmen kalkıp da Genelkurmay Başkanı’nın ilgilendiği konulara dipten giremez. Ona ben müsaade etmem, o olmaz. Bölük komutanı bölük komutanlığını, Tabur Komutanı tabur komutanlığını, Tugay Komutanı tugay komutanlığını bilmeli. Herkesin sorumluluğu farklı. Hiç bir zaman bölük komutanının Genelkurmay Başkanlığı yapmasını istemem. Herkes kendi sorumluluğunu bilecek. Ama üstleri de onları bilgilendirecek tabii...

Soru: Sizin yayınladığınız bir emir var. Polisle herhangi birşey olmaması yönünde. O konudaki hassasiyetiniz sonuç verdi. Ama bu yöndeki çabaların devam edeceği yönündeki endişeniz ne noktada?
Başbuğ: Umarım herkes gerekli olan mesajı ve ikazı almıştır. Böyle birşey olmaz. Aldığını zannediyorum.

Soru: Kamyon ihbarı ciddiye alındığı için tepki gösterdiniz...
Başbuğ: İhbar e-maili, ‘Bombalar Nevruz’da kullanılacak’ diyor. ’Muş’da kullanılacak, Güneydoğu’da kullanılacak’ diyor. Beni tepki vermeye zorluyorsunuz. Orada çizilen senaryo, hakikaten bırakın askerleri siz bile kabul ediyorsanız. Böyle bir senaryo var diye. Bittik o zaman. Cidden, olur mu öyle şey?..
Diyarbakırspor’un maçlarında çıkan olaylarla ilgili soru üzerine Başbuğ, “Diyarbakırspor’un birinci ligde olmasını arzu ederiz. İki maçını hükmen kaybederse muhtemelen düşüyor” dedi.

İSLAM DİNİ TERÖRLE ÖZDEŞLEŞTİRİLEMEZ

Komutandan astlara mesaj

Bilkent Otel’de gerçekleştirilen Küresel Terörizm ve Uluslararası İşbirliği Sempozyumu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un açılış konuşmasıyla başladı. Başbuğ’un yaptığı konuşmanın satırbaşları şöyle:

PAKİSTANLI KOMUTAN:
Pakistan’daki terör saldırısında oğlunu kaybeden 11. Kolordu Komutanı Korgeneral Muhammed Mesut da burada. Amacım burada bu acıyı kendisine tekrar hatırlatmak değil ama hepinizin huzurunda yaşadıkları bu büyük acıyı bir defa daha kendisiyle paylaşmaktır. Ancak terör karşısında boyun eğmemeliyiz. Acımızı yüreğimize gömmeli, mücadelemize kararlılıkla devam etmeliyiz. İslam dinini terörle özdeşleştirmek de küresel terörizmin politik amacına hizmet eder.

İNSAN ODAKLI:
Devletler ve milletler, gereken durumlarda bedel ödemeye de hazır olmalıdır. Yeri geldi ulus olarak tek başımıza mücadelemizi sürdürdük. Terörle mücadele insan odaklı olarak yürütülmeli, mücadele insanların kalbine ve beynine hitap etmelidir.

EKOSİSTEM:
Terörizm, içinde varolduğu ekosistemin bir parçasıdır. Coğrafyaya uzaktan hâkimiyet çok zordur. Onun için diyoruz ki güvenlik kuvvetlerine, sizin de ekosistem içinde bir aktör olmanız gerekiyor. Nasıl bir aktörlük? 7 gün, 24 saat, kesintisiz. Devletin ulaşamadığı köylere hizmet götürmek de TSK’nın görevidir.

KORUCULUK:
Geçici köy korucuları bölgede önemli bir hizmet görüyor. Korucuların kanun ve devlet yanında bu mücadelede yer alması şu açıdan da çok önemli; sorunun etnik bir çatışma olmadığını ve bölücü terör örgütünün bölge halkının desteğini sağlayamadığının da önemli bir göstergesidir. Üç-beş hata yapan için, sistemin tümünü suçlamak bir noktada örgütün amacına hizmetle doğru orantılıdır.

MEDYA:
Terör, eylemlerinin medyada yer almasını sağlayarak etkinlik kazanıyor. Elbette haber özgürlüğüne saygılıyız, objektif değerlendirmelere saygılıyız. Bazen bu özgürlüklerin topluma zarar verme sınırının da olması gerektiğini kabul etmemiz lazım.

Tolon’a yakın ilgi

Komutandan astlara mesaj

Sempozyumun açılışına İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, kuvvet komutanları, İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Ashkenazi’nin de aralarında bulunduğu 8 ülkenin genelkurmay başkanı katıldı. Törende, Ergenekon sanıkları emekli orgeneraller Hurşit Tolon ile Tuncer Kılınç da davetliler arasında yer aldı. Başbuğ, sempozyumda verilen aranın ardından tekrar salona dönüşünde, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner ile ayakta sohbet eden Ergenekon davası sanığı, emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un yanına giderek kısa bir süre görüştü.

Okudunuz mu?
Başbuğ, gazetecilerle sohbeti sırasında basını zamanında bilgilendirme konusunda bazı sıkıntılar yaşadıklarını dile getirerek, “Doğru haber vermeniz için bilginin zamanında gelmesi lazım. Birlik kendi çatışmayla uğraşırken size bilgi vermeye kalkması çok zor. ‘Sonuçta birlikleri rahat bırakalım’ diye düşünüyoruz ” diye konuştu. Başbuğ’un, Milliyet’te yayımlanan Fikret Bila ile yaptığı söyleşileri kastederek, “Okudunuz mu?” diye sorması üzerine bir gazeteci, “Okuduk efendim” dedi.