Geri Dön
SiyasetKüçük partilerin büyük sıkıntısı

Küçük partilerin büyük sıkıntısı

Yargıtay Başkanlığı kayıtlarına göre Türkiye’de kâğıt üzerinde 88 siyasi parti bulunuyor.

Küçük partilerin büyük sıkıntısı

Çoğu bir heves ya da idealle kurulan ancak hiçbir faaliyet göstermeyen, tabelası bile olmayan, adı sanı duyulmamış partiler zamanla kapanıp siyasi partiler mezarlığında yerini alırken, kimi partiler de yasal zorunluluklarını yerine getirmediği için kapısına kilit vuruluyor. Ancak büyük olsun, küçük olsun tüm siyasi partiler tüzel kişilik olarak aynı denetime tabi tutuluyor. Siyasi partilerin gelir gider hesaplarını mercek altına alan Anayasa Mahkemesi (AYM) son denetimlerde kesin hesaplarında uygunsuzluk saptadığı 4 küçük parti hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Söz genel başkanlarda

Milliyet, pek çoğumuzun isimlerini AYM’nin suç duyurusu sonrası duyduğu Milliyetçi Türkiye Partisi (MTP), Doğuş ve Aydınlık Partisi (DAP), Hak ve Huzur Partisi (HHP) ve Kadın Partisi (KP) genel başkanıyla konuştu.

Kiminin genel merkezi bir arkadaş evi, kimi de eş-dost bağışlarıyla faaliyetini sürdürmeye çalışıyor.

Söz, soruşturma sürecinin sonunda partilerinin akıbetinden endişe duyan genel başkanlarda:

‘Kadına bakış açısı Kadın Partisi’ne de aynen yansıyor’

- Kadın Partisi’nin Genel Başkanı Benal Yazgan: “Partinin demirbaş listesi ve banka hesap ekstresi gözden kaçarak incelemeye gönderilmemiş. AYM’nin kararındaki ‘hesaplardaki uygunsuzluk’tan kastın da bu iki evrak olduğu anlaşılıyor. Aslında bunları mektupla isteseler kendilerine göndereceğiz. Belki de Kadın Partisi’nin kapatılmasıyla ilgili kapalı kapılar arkasında konuşulan bir şey olabilir. İstedikleri iki, üç basit evrak. Bir kapatma sebebi değil ancak suç duyurusunda bulunuluyor. Kadına yönelik toplumsal hayattaki bakış açısı parti üzerinde de aynen geçerli.”

‘Cebimden harcadığımı neden bağış göstermemişim’

- Hak ve Huzur Partisi Genel Başkanı Gürsel Yıldız: “Parti kurulduğunda yeri belli değildi, kendi çapımızda yürütüyorduk. Gelir gideri de kendi cebimden karşılıyordum. Bunu bağış olarak göstermem gerekiyormuş, ben onu göstermedim. Suç duyurusunun temeli bu. Ben hiçbir yerden bağış almadan kurucularımızla yaptığımız harcamalar vardı. Bunları belgeleyemediğimiz için böyle bir soruşturmaya konu olduk. Biraz geç de olsa bu belgelerimizi de sunduk. Bağış olarak gösterdik. Büyük bir ihtimalle para cezası yiyeceğiz.”

‘Arkadaşımızın bir evini genel merkez adresi gösterdik’

- Doğuş ve Aydınlık Partisi Genel Başkanı Dursun Ali Bacıoğlu: Genel merkez olarak kurulmuş, teşkilatları olgunlaşmamış bir partiyiz. Partinin demirbaşı yok, bunun beyannamesini verdik. Arkadaşımızın bir evini genel merkez olarak göstermiştik. Formaliteyi yerine getirememiş olabiliriz. Partinin gelir giderlerini toplasan bin lira, iki bin lira eder ya da etmez. İki bin liranın usulünden ne olur? Biz farklı bir fikrin insanıyız. Fikrimizi tanıtmak için 39 üyeyle partiyi kurduk. Ama pişmemiş, toplum bizi anlamaktan biraz daha uzak olduğu için partiyi geçici olarak kapattık.”

‘Keşke malımız mülkümüz olsa da hesap verseydik’

- Milliyetçi Türkiye Partisi Genel Başkanı Ahmet Yılmaz: “AYM’nin kararı rutin bir komedidir. Yıllık istenen evraklar vardır bütün partilerden istenir. Bu evraklardan ikisinin eksik olduğu, o yüzden usulsüzlük olduğu gibi bir gerekçe öne sürüyorlar. Geliri ve gideri, malvarlığı ve parası olmayan partiden hesap soruyorlar. Bunun kasıtlı olduğunu düşünüyoruz. Biz Hazine’den ödenek almıyoruz. Mal varlığımız olmadığı gibi gelirimiz, giderimiz de sıfırdır. Arkadaşlarımızın destekleriyle ayakta duruyoruz. Keşke malımız mülkümüz olsa da hesap verseydik... Bundan gurur duyarım.”