26.04.2004 - 00:00 | Son Güncellenme:
Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Song Aiguo DERYA SAZAK: Günümüzde piyasalarda bir Çin istilası yaşanıyor. 2005de tekstil kotaları kalkacak, Türkiye başta pek çok ülkede bu durum kaygı uyandırıyor. SONG AIGUO: Çin olarak ekonomide, ticarette biz ne yapmak istiyoruz, onun felsefesini açıklayayım: Dünyanın neresinde iyi bir model varsa onu öğrenmeliyiz, ondan yararlanmalıyız. Biz öyle diyoruz. Batılı ülkelerde iyi örnekler varsa, mesela ekonomik işletmecilik, bilgi teknoloji ya da verimlilik... onların üstün taraflarından yararlanmaya çalışıyoruz. Modern birikimlere açık duruyoruz. Tanıma ve yakalama stratejisi... Evet. Yetişmiş insan gücümüz her alanda artıyor. Planlı ekonomiden piyasa ekonomisine geçiş için çalışmalar yapıyoruz. Çin insanlı uzay uçuşu gerçekleştirdi... Kapitalizm ve sosyalizm medeniyetin birer sonucudur. Her iki sistemin de iyi taraflarından yararlanmalıyız. Yabancı sermaye Çine teknoloji de getiriyor. Piyasa olunca sosyalizm olmaktan çıkıyor. Hızlı büyümenin getirdiği sorunlar da var. Sosyal denge nasıl kurulacak? Biz öyle düşünüyoruz. Sosyalizm yolunu takip ediyoruz. Şimdiki önceliğimiz kendi insanımızı kalkındırmak. Bütün gücümüzle çalışıyoruz. Sosyalist ve kapitalist ülkelerin barış içinde bir arada yaşamalarını arzuluyoruz. Farklı sistemler birbirleriyle yarışsınlar ve üstün taraflarını öğrensinler. Tarihsel olarak Sovyetlerin biraz arkasından gitmiş olmak Çinin daha az hata yapmasına mı yol açtı? Biz geçmişimizi unutmuyoruz. Geleneksel değerlerimizi koruyoruz. Konfüçyüsü ve diğer düşünce akımlarını muhafaza ederek sosyalizmi geliştiriyoruz. Çini kalkındırmak için seçtiğimiz araçlar, ülkeye giren yabancı sermaye ve ekonomik liberalizm... Bunlar sahip olduğumuz değerlere aykırı değil, birbirini tamamlayan şeyler. Çin felsefesi, Uzakdoğu dinleri Konfüçyüs öğretisi ve Budizm insana dönük, naif ve maddeci tutkulardan uzak düşünceler değil mi? Ekonomik sistemi bu kadar yarışmacı kılarsanız, Batının vahşi kapitalizmi ile Çin sosyalizmi arasında ne fark kalacak? Hızla tüketim toplumu olmaya giderken kültürel yönden nasıl korunacaksınız? Küreselleşme her ülke için hem fırsatlar, hem sıkıntılar yaratıyor. 21. yüzyılda hiçbir ülkeyi kapalı bir şekilde geliştirmek mümkün değil. Dünyayla ahenkli bir şekilde entegre yoluna gidilmeli.Küreselleşmenin Çin açısından dezavantajları da oluyor. Dünya Ticaret Örgütü üyesi olduk. Bize uygulanan kotalar kalkacak ancak gümrük tarifeleriyle kendimizi korumamız da mümkün değil. Dış ürünlere açığız. Bu bizim için bir challenge, meydan okuma anlamına geliyor. Küreselleşme için ne diyorsunuz? Çin bu süreçten en çok yararlanan ülke oldu, oysa dünyanın pek çok bölgesinde küreselleşme yoksulluğu daha fazla körükledi. Çinin avantajı ne oldu? Mesela otomobil sanayii bizde o kadar kuvvetli değil. Önümüzdeki yıldan itibaren yabancı otomobile Çinin kapıları sonuna kadar açık olacak. Hangi sektörler dayanaksız?.. Türkiye ile ticarete önem veriyoruz. Geçen yıl 550 milyon dolarlık ithalat yaptık. Geçtiğimiz ocak ayındaki ithalat artışı yüzde 101 oldu. Bunlar güzel gelişmeler. Önümüzdeki ay Çinden bir alım heyeti daha geliyor. Otomotiv sektöründe Çinde şu sırada bir kota sistemi var, bu kotanın beşte birini Türkiyeye tanıdık. Çin tekstilde dünya tekeli haline geliyor, Türkiye ile dış ticarette avantajlı tarafsınız... 2.5 milyar dolar dış ticaret hacminde Türkiyenin ihracatı 500 milyon doları bulmuyor. Türkiye ile birbirimizi tamamlayabiliriz. Türkiyeden hammadde, kimyasal elyaf alıyoruz. İplik satıyoruz. Daha çok işbirliği yapabiliriz. Türk işadamları Çini keşfedip, Çin pazarına girsinler. Tekstilde ne olacak? ABDde ve İstanbulda meydana gelen saldırıları kınadık. Türk hükümetinin terörizme karşı verdiği mücadeleyi desteklediğimizi ilan ettik. Teröre karşı ortak mücadele vermeli, gerçek nedenlerini araştırmalıyız. 11 Eylül sonrası ABDnin terörü önleme gerekçesiyle Afganistan ve Irakta başlattığı savaşları ve ardından geliştirdiği Büyük Ortadoğu Projesini Çin nasıl yorumluyor? Kıbrısta adil ve kalıcı bir çözümden yanayız. AB üyesi bir Türkiye bizim için yararlı. Türkiye, Asya ile Avrupa arasında bir köprü rolünü oynayacak. Türkiyenin Kıbrısta aldığı inisiyatif ve AB üyeliği konusunda ne diyorsunuz? Tek kutuplu bir dünya sağlam değil. Çok taraflı bir yapıya ihtiyacımız var. Yayılmacı değiliz, süper güç olmak istemiyoruz! 21inci yüzyılda ABDnin küresel egemenliğine karşı koyacak tek güç Çin mi olacak? Ortadoğu istikrara kavuşmadan dünya barışından söz edilemez. Dünya eskisinden daha güvenlikli değil. Özel girişimciler de parti üyesi olabilir Hayır. ÇKP tabiatıyla işçi partisidir. Aydınlar da işçi sınıfının bir parçasıdır. ÇKP bütün ulusu temsil ediyor. Çin Komünist Partisi (ÇKP) 2002de sadece işçi ve köylülerden oluşan sınıf partisi olmayıp, tüm halkın partisi olacağı ve zenginleri de üyeliğe kabul edeceğini açıklandı. Bu sosyalizmden vazgeçilmesi anlamına gelmiyor mu? ÇKP muhakkak ileri üretim gücünü temsil etmeli. Özel teşebbüs sahipleri de ileri üretim ve kültür için çalışıyorsa partiye üye olabilir. Özel girişimciler de parti üyesi olabilecek... Reform politikası sayesinde kalkınma çok hızlı gerçekleşiyor. O zaman şöyle düşündük: Evvela halkımızın bir kısmı zengin olsun, bu şekilde halkın çalışma inisiyatifi kendiliğinden ortaya çıkarabilir. Bu durumda sosyalizm tanımı rafa kalkmıyor mu? İşçi sınıfı partisi kapitalistlere de açılıyor! Başkan Mao büyük bir önder. Bugün Çin sosyalizmde daha sağlam ilerliyor. Mao yaşasaydı bu sonuçtan çok memnun olacaktı, bu kesin. Mao yaşasaydı Çinin bugünkü durumuna ne derdi? Önceliğimiz sınıf mücadelesi değil Mao ile beraber Çin halkı modern tarihinde ilk defa Çinin efendisi oldu. Bu bir devrimdi. Ancak her şey istediğimiz gibi olmadı. Ekonomik büyüme yılda yüzde 6 civarındaydı ama yoksulluk devam ediyordu. Sosyalizm içinde kalkınma arayışları oldu ama yöntem doğru değildi. Her şey devlet sektörüne ve tarıma bağlandı. Yoksulluk aşılamadı.1978 yılında önceliğin sınıf mücadelesine değil, Çinin ekonomik kalkınmasına verilmesi kararı alındı. Ondan sonra sosyalizm çalışmaları tam anlamıyla doğru yöne geçti, Çinin kaderi değişti. Ekonomik yapısal reformlar hızlandı. Çinde sosyalizm ile ekonomik liberalizm sentezi nasıl gerçekleşti? Reform ve dışa açılma politikası sayesinde Çin ekonomisi çok hızlı bir şekilde gelişmeye başladı ve bu eğilim sürüyor, son 25 sene içerisinde ortalama büyüme hızı yüzde 9un üzerinde. Çin ekonomisi 2015te ABDnin büyüklüğüne erişecek. Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçisi Song Aiguo 1954 yılında doğdu. Ankarada göreve başlayalı 7.5 ay oldu. Türkçe biliyor. Ancak, daha önceden uzun sayılabilecek bir Türkiye deneyimi var. 1980 öncesinde Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde mastır yapan Aiguo, Türkiyede dördüncü kez bulunuyor. 1984 - 1990 yılları arasında Ankarada Çin Büyükelçiliği Müsteşarı olarak çalıştı. 1993 - 1996 yıllarında konsolosluk yaptı. Çankayada güven mektubunu sunarken, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Aiguoya "İkinci vatanınıza hoş geldiniz" dedi. KİMDİR?