Geri Dön

'Nisan ayı çok çetin geçecek'

İdlib’deki krizin çözümü için Rusya ile 5 Mart’ta varılan yeni mutabakat ve bölgede bundan sonra oluşabilecek yeni gelişmeleri değerlendiren Prof. Dr. Hasan Köni, “Rusya’yı yeniden karşımıza almak, Suriye’de sıcak savaşın içine girmek anlamına geliyor. Rusya’yı karşımıza almamamız gerekir. Nisan ayı çok çetin geçecek” yorumunda bulundu.

'Nisan ayı çok çetin geçecek'
MERT İNAN İstanbul

 

İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Köni, son gelişmeler ışığında İdlib’de sürecin nereye evrileceğini ve Türkiye’yi bekleyen diğer riskleri Milliyet’e değerlendirdi. ABD’nin önümüzdeki günlerde Kuzey Suriye için Kürt kartını masaya getirebileceğine dikkat çeken Köni, “Rusya ile yakınlaşmamız, ABD’nin hiç istemediği bir durum. ABD, kendi çıkarları için bölgede Rusya, Suriye ve İran ile boğuşmamızı istiyor... Rusya ile yeni bir kriz daha büyük sorunlara yol açar” dedi. Köni’nin sorularımıza yanıtları özetle şöyle:

- Rusya’ya karşı kozlarımız neler?

Türkiye jeopolitik olarak önemli bir ülke. Ruslar, Boğazlardan gemilerini geçirerek, Suriye ve Ortadoğu’daki deniz gücü yapılanmasını ayakta tutuyor. Ancak Rusların da bize karşı eli kuvvetli. Turizm, tekstil ve Türkiye’den yaptıkları ihracatlar, ülkemize katma değer yaratıyor. Enerjide Ruslara bağımlıyız. Rusya da enerji gelirleri açısından Türkiye’ye bağlı durumda. Bana göre önümüzdeki nisan ayı çok kritik. Nisanda dananın kuyruğu kopar.

- Nisan ayında bizi ne bekliyor? 

Nisanda ABD’den yaptırım gelebilir. Rusya’nın da mali durumu iyi değil. ABD’ye karşı bize maddi el uzatacak tek ülke Çin. Rusya’yı yeniden karşımıza almak, Suriye’de sıcak savaşın içine girmek anlamına geliyor. Rusya’yı karşımıza almamamız gerekir. Nisan ayı çok çetin geçecek.

- Suriye ve bölgede barış hayal mi?

Eğer Suriye’de çatışma ortamı sonlanırsa, Türkiye’nin tampon bölge oluşturmasına izin verilir. Ancak bu durumda Kürtlerin siyasi talepleri masaya gelir. Şayet ortaya çıkacak barış tablosu İsrail’in hoşuna giderse, ABD, Suriye’den çekilir. Ortadoğu’daki barışın tek koşulu İsrail’in varlığının tüm bölge ülkeleri tarafından kabul edilmesi. ABD emperyal bir güç ancak sömürgeler para yiyor. İsrail lobisi izin vermeden, Trump’ın Suriye’den çıkması söz konusu değil. Ne yazık ki önümüzdeki 5 yıllık dönemde Suriye’de barış olması mümkün değil. İsrail’in asıl korkusu, İran. Herkes Rusya’nın sıcak denizlere indiğini söylüyor ancak İran da Akdeniz’e çıkmış durumda. 

- Süreç nereye evrilir?

Kürt koridorunu engelledik. ABD, İsrail’e tehdit oluşturmayan Amerikancı bir İran istiyor. İran ise Ortadoğu’da bölgesel güç olma peşinde. ABD’nin olası İran’a yönelik askeri müdahalesine İsrail ve Suudi Arabistan dışında hiçbir ülkenin karışmak isteyeceğini düşünmüyorum. İran, Asya jeopolitiğinde olan bir ülke. Türkiye ile İran hiçbir zaman karşı karşıya gelmez ve gelmemeli. Türkiye’nin çıkarları İsrail ve Mısır ile ilişkileri onarmaktan geçiyor. ABD böyle bir adıma sıcak bakar. İsrail’in desteği elimizi güçlendirir. İran’ı karşımıza almadan milli çıkarlarımız çerçevesinde diplomasi trafiği hayata geçirilmeli.

- Akdeniz’de sular daha da ısınır mı?

Kıbrıs’ta tek devletli modele geçirilirse, Türkiye’nin Kıta Sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge olarak ileri sürdüğü tezler çöker. Tek devletli modelde KKTC’ye ait bölgelerde petrol arama hakları AB’ye bağlı Kıbrıs devletine geçer. Deniz Kuvvetleri’nin uyarıları sonucu Libya ile anlaşma yapıldı. ABD bölgeyi karıştırmak istiyor. ABD’nin Afrika Komutanlığı var. Batı Afrika sahillerinden Cibuti’ye kadar 10 askeri, 10 tane de biyolojik askeri üssü var.  ABD, Afrika’nın Akdeniz kıyılarını aşağıdan kontrol ediyor. Türkiye, tahmin edilemeyecek tarzda kendi sınırları dışında çıkarlarını korumak için hamle yaptı.

‘SOROS İNANDIRICI DEĞİL’

- Soros’un Putin’e karşı Türkiye’yi destekleyen sözleri nasıl okunmalı? 

Soros, tamamen İsrail ve ABD politikaları eksenin bir açıklama yaptı. Hiç inandırıcı değil, kibarca ‘Türkiye’yi destekleyelim, Rusya ile savaşsın’ demeye getiriyor.