Geri Dön

OHAL’e onay

AK Parti ve MHP destekledi, CHP ve HDP “OHAL’e hayır” dedi, elektronik sistemle açık yapılan oylamada, 115 “Ret” oyuna karşılık OHAL’e “346 “kabul” oyu çıktı. Hükümet adına yapılan konuşmada “Bu millete karşı alınmış bir OHAL kararı değil. Esasen devlet kendisine bir OHAL kararı vermiştir” denildi

OHAL’e onay

MGK’nın tavsiye kararıyla Bakanlar Kurulu’nun ilan ettiği 3 aylık olağanüstü hal (OHAL) kararı Meclis’ten geçti. Türkiye genelinde 21 Temmuz Perşembe günü saat 01.00’den itibaren 90 gün süreyle olağanüstü hal ilan edilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi dün TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Yapılan oylamada, 115 “Ret” oyuna karşılık OHAL’e “346 “kabul” oyu çıktı. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “OHAL, olağan halin kalıcılığını sağlamak için. Amacımız 3 aydan kısa süre içinde atacağımız adımları atmak, süre dolmadan OHAL’i yeniden kaldırmak” ifadelerini kullandı.

Kahraman yönetti

TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın başkanlığında açıldı. Kahraman, özel bir gündem söz konusu olduğunu belirterek, gündem dışı konuşmalar yapılmayacağını bildirdi. Ardından OHAL uygulamasına ilişkin Başbakanlık tezkeresinin görüşmelerine geçildi. İlk konuşmayı hükümet adına Bozdağ yaptı. Konuşmasına “Gazi Meclis’i saygıyla selamlıyor, hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diyerek başlayan Bozdağ, Fetullahçı terör örgütünün ele başı Fetullah Gülen’in emir komutasına bağlı TSK içindeki paralel ordu mensuplarının başlattığı darbe teşebbüsünün, Cumhurbaşkanı’nın ölümü göze alarak İstanbul’a uçması, TBMM’nin sabaha kadar demokrasi nöbeti tutması, partilerin demokrasiye sahip çıkması, milletin ölümü göze alarak tankların uçakların üzerine yürümesiyle başarısız kılındığını anlattı. Bozdağ özetle şöyle konuştu:

İMKAN OLSAYDI BU KARARI ALMAZDIK: Esasında hükümetimizin OHAL ilan etmeksizin bu adımları atabilme imkanı olsaydı bu kararı almazdık. Ancak karşı karşıya olduğumuz kriz diğer krizler gibi değildir. Yaverinden tutun başkalarına kadar, Cumhurbaşkanımızın en yakınında duran insanlar, o kadar incelemeye, titiz denetlemeye rağmen görülemiyor. Bu büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu gösterir. O nedenle, bunların karşısında hepimizin birlikte hareket etmesi ve bunlarla mücadele noktasında alınmış bu OHAL kararının gerekliliği çok açık bir zaruret olarak ortada durmaktadır.

DEVLET KENDİSİNE OHAL İLAN ETTİ: Esasında bu OHAL kararı millete karşı alınmış bir OHAL kararı değildir. Esasında devlet kendisine bir OHAL kararı vermiştir. Hükümetimiz kendisine bir olağanüstü çalışma ve seferberlik ilan etmiştir. Devletimizin yapısı içerisinde bir kanser gibi sarılmış ve her tarafta gizlenmiş bulunan bu yapının, kısa süre içerisinde devlet aygıtından ayıklanması, temizlenmesi, bir daha tehlike ve tehdit oluşturmaması için, bu gerekli ve zaruri bir adımdır.

EKONOMİYLE İLGİLİ ADIM OLMAYACAK: Bu OHAL kararının farklı farklı yansıtılması, toplumun bütün hayat alanlarına sirayet edecek yasaklar gelecek, şu şu kısıtlamalar olacak şekilde değerlendirme yapılması büyük bir yanılgı olur. Burada sıkıyönetim ilanı söz konusu değildir. Yönetimin askere devri kesinlikle söz konusu değildir. Valilerin etkinliği, gücü artırılmaktadır, hızlı karar alma ve bunları uygulama imkanı getirilmektedir. Bunun ekonomiye ve hayatın diğer alanlarına dönük elbette birtakım yansımaları olabilir. Ama çok net söylüyorum. Bu konuda, ekonomi ile ilgili herhangi bir adım olmayacaktır.

40 SENEDİR GÖREMEDİĞİMİZ TEHLİKE: 15 Temmuz darbe girişimi başarısız kılınmıştır ama bunun tekrarlanmaması içi atmamız gereken adımlar vardır. Bununun artçıları olabilir yeni versiyonları ortaya çıkabilir. Hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam edersek önümüzde 40 senedir görmediğimiz bu tehlikenin gelecekte hepimiz için daha büyük bir tehlikeye dönüşmesine izin vermiş oluruz.

OHAL, OLAĞAN HALİN KALICILIĞI İÇİN: OHAL bir sıkıyönetim değildir, yönetim askerde olmayacaktır, kolluk yetkileri askeri makamlara geçmeyecektir. Bazı suçların yargılanması askeri mahkemelere devredilmeyecektir. Sivil idare daha etkin bir biçimde yönetimi yerine getirecektir. Bu nedenle OHAL’in ilan edilmiş olması, vatandaşlarımızın hayatında olağanüstü birtakım değişiklikler meydana asla getirmeyecektir. Esasında bu olağanüstü hal, olağan halin kalıcılaşmasını sağlamak için.

YANGINI SÖNDÜRMEMİZ LAZIM: Bir takım KHK’lar TBMM’ye sevk edeceğiz. KHK’leri neden önemsiyoruz. Çünkü ortada bir yangın var. Yangını söndürmek için elimizde imkan var. Suyu döküp yangını söndürmekle meşgul olmak dorumundayız. Zaman kaybetmek tehlikenin büyümesinden başka işe yaramaz. KHK’ler parlamentoya sevk edilecek. 30 gün içinde kanunlaşmak durumundadır. Bunların parlamentodan kaçırılması, parlamento iradesinin denetiminden kaçırılması söz konusu değildir.

PARLAMENTOYA DARBE DEĞİL: Bu, parlamentoya karşı bir darbe değil, parlamentoyu bombalamak isteyen, bu yüce çatıyı yok etmeyen isteyenlere karşı, milletin ve milletin parlamentosunun, hükümetinin bundan sonra anayasa ve hukuka göre vuracağı darbenin ilanıdır. Biz bunu ilan ediyoruz. Gizli kapaklı bir iş yapmıyoruz.

AMACIMIZ 3 AYDAN ÖNCE OHAL’İ KALDIRMAK: Amacımız 3 aydan kısa süre içinde atacağımız adımları atmak, süre dolmadan OHAL’i yeniden kaldırmaktır. Derdimiz yangını söndürmektir. Planlarımıza göre biz bunu en geç 3 ay içinde tamamlayacağız daha erken tamamlamak için gerekli gayreti de göstereceğiz.”

OHAL’e onay
‘Fetö çeteleri bir bir temizlenecek’

Başbakan Binali Yıldırım, OHAL kararının kabulünün ardından Meclis’te yaptığı konuşmada şunları söyledi:

BİR DAHA AYAĞA KALKAMAYACAKLAR: Kabul edilen OHAL kararı demokratik düzenimize, millî iradeye karşı 15 Temmuz gecesi başlatılan silahlı darbe teşebbüsünün doğurduğu sonuçları ve yaptığı tahribatı ortadan kaldıracak tedbirleri almaya yöneliktir. Bugün alınan kararla devlet millete değil, kendisine olağanüstü hal ilan etmiştir. Bu olağanüstü hal ilanıyla devlet içine yıllardan beri kümelenmiş FETÖ çeteleri, terör çeteleri bir bir temizlenecek ve ülkemizin istiklaline, demokrasisine zarar vermeye kalkışan bu mihraklar bir daha ayağa kalkmamak üzere bertaraf edilecektir.

OYUN OYNANMAYA ÇALIŞILIYOR: Bazı dost bildiğimiz çevrelerden birtakım kafa karıştırıcı haberler geliyor, Türkiye’nin ekonomisi üzerine birtakım oyunlar oynanmaya çalışılıyor. Şunu herkes bilmelidir ki 15 Temmuz gecesi bu girişim olmasına rağmen ilk mesai gününde, pazartesi günü normal piyasa şartları neyse borsasıyla, bankasıyla, finansal işlemleriyle hiçbir kesintiye uğramadan hayat devam etmiş ve bütün ekonomik faaliyetler sağlıklı bir şekilde yürütülmüştür.

REFORMLAR SÜRECEK: Bizim siyasi parti gruplarından beklentimiz, bu başlattığımız birlikteliğin, süratle, bu beladan kurtulmak için yapılacak düzenlemelerde de devam etmesidir. Özellikle yatırımlara, üretime, ekonominin büyütülmesine, reformlara yönelik getireceğimiz tedbirler, OHAL düzenlemeleri dışında başlattığımız şekilde önümüzdeki haftadan itibaren devam edecek.

MAĞLUP OLDULAR: Tankın gücü halkın gücü karşısında yetersiz kalmıştır, mağlup olmuştur. Cuntacılar conta yapmıştır ve yolda kalmıştır, halkın iradesi kazanmıştır.

OHAL uygun yöntem değil

HDP gibi CHP de tezkereye “hayır” oyu kullanacağını açıkladı. CHP adına konuşan Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, darbe girişiminin püskürtülmesi olan birinci aşamanın geçildiğini, şimdi ikinci aşamaya gelindiğini bildiren Tezcan, şöyle konuştu:

HESAPLAŞMA, NORMALLEŞME, DEMOKRATİKLEŞME: İkinici aşamanın üç evresi var. Bunlardan birincisi hesaplaşma süreci, ikinci evre normalleşme, üçüncü evre demokratikleşme süreci. Hesaplaşma sürecinden kast ettiğim intikam alma süreci değildir.

PARLAMENTO MERKEZ OLMALI: Normalleşmeye geçmenin yolu olağan usüllerdir. Olağanüstü yöntemlerden olağan sonuçlar çıkarmak zordur. Olağanüstü hal Anayasa’da yeri olan bir düzenlemedir. Ama bugünkü ortamda siyaseten uygun bir yöntem değildir. Parlamentoyu devre dışına çıkaran değil, tam da parlamentoyu işin merkezine alan bir çözüm yöntemini uygulamak zorundayız. Bunun yolu da olağanüstü hal değildir, parlamento iradesini hakim kılmaktır.

OHAL’e onay
‘Darbecilerin kanunu’

HDP adına konuşan Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş da şu görüşleri dile getirdi:

“DARBECİLERİN KANUNUNA SIĞINIYORUZ: OHAL kanunu, aynen Anayasa gibi darbecilerin getirdiği bir kanundur. Biz darbeyle mücadele ederken, darbecilerin getirdiği kanuna sığınıyoruz, bu büyük bir ironidir. OHAL ilanıyla darbeye karşı yek vücut duran Parlamento aslında devre dışı bırakılıyor. Kanun hükmünde kararnamelerle yönetilecek, yürütülecek bir sürecin stardı verilmiş durumdadır. Toplumsal uzlaşmayla demokrasi yönünde adım atmanın tarihsel fırsatı bu OHAL kararıyla geri tepilmektedir.

Şu anda demokrasi için OHAL, demokrasi nöbetiyle OHAL kutlamaları ne anlama geliyor? Gerçekten zehir içirip ‘Bu zehri iyi ki içiyorum. İyi ki bu zehir bana veriliyor’ demenin bir anlamı var mı?

OHAL’e onay
‘Çare demokrasidir’

OHAL’e “evet” diyen MHP adına konuşan Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise, özetle şunları söyledi: “Olağanüstü hal anayasal bir durumdur. Genel Başkanımızın bu örgüte dair yapmış olduğu ikazlara kulak verilmiş olsaydı 15 Temmuzda paletler sokaklarda olmayacaktı. Tezkerede belirlenen sınırların dışına kesinlikle çıkılmadan siyasi çıkar ve hedefler gözetilerek yeni fiilî durumlar peşine düşülmemesi gerekmektedir.

SIRLARI KENDİNE Mİ SAKLAMIŞ?: Ülkemizi bugünlere getiren devlet ve yönetim krizidir. Şahsi ve keyfî yönetimin getirdiği nokta 15 Temmuz aşamasıdır. İşi ehline vermezseniz, ülkeyi kurum ve kurallarıyla yönetmezseniz, şahsi ve keyfî yönetirseniz darbeyi de eniştenizden haber alırsınız. Hani MİT Müsteşarı sır küpünüzdü? Bu sır küpü sırları kendine mi saklamış?

KURUNUN YANINDA YAŞ DA YANMASIN: Görevden uzaklaştırılan ve gözaltına alınan kamu personeli sayısı 50 bini geçmiştir. Bu rakamla OHAL’e girilmesi kaygıları da beraberinde getirmektedir. Uygulamalar somut verilere dayanarak yapılmalıdır. Kurunun yanında yaş da yanmasın.

PKK İLE DE MÜCADELE EDİLMELİ: OHAL kararının içerisinde mutlaka PKK terör örgütüyle ve diğer bütün terör örgütleriyle mücadele de yer almalıdır. Doğu ve güneydoğuda asker kışlasındadır.

ÇARE DEMOKRASİ: Bir ayıklanmaya, yenilenmeye ihtiyacımız olduğu muhakkak. Ancak Amerika’yı yeniden keşfetmeye de gerek yok. Türkiye Cumhuriyeti bir çadır ve kabile devleti değildir. Çare demokrasidir, çıkış demokrasidedir.

Sevgilisi tarafından öldüresiye işkence edildiİstanbul'da yaşayan ve 1 sene önce cezaevine giren Dilber Argın, hastanede tanıştığı ve kendisi gibi hükümlü olan M.A.K. tarafından götürüldüğü metruk bir evde öldüresiye darp edildi. Kafasında 4 şişe kırılan Dilber Argın, yaklaşık 7 saat boyunca işkence ve tecavüze uğradığını söyledi. Ağrılar içerisinde kıvranan kadın, olay sonrası kaçan M.A.K.'nın yakalanmasını istiyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber