Geri Dön
Siyaset 'Onlarla aynı trene bindi, rencide etti'

'Onlarla aynı trene bindi, rencide etti'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arınç’a yüklenirken “Hadi yeminli Türkiye düşmanlarını; CHP gibi onların tetikçilerini anladık; peki yıllarca bu mücadeleyi birlikte verdiğimiz kimilerinin de aynı trene binmesine ne demeli?” diye sordu.

'Onlarla aynı trene bindi, rencide etti'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tutuklu eski HDP eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve iş insanı Osman Kavala’nın serbest kalması gerektiğine ilişkin sözlerinin ardından önceki gün Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu’ndan istifa eden eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’a sert sözlerle yüklenmeye devam etti. Erdoğan, “Bu teröristlerden birinin yazdığı kitabı herkesin okumasının tavsiye edilmesi hakikaten beni rencide etmiştir” dedi.

Erdoğan, dün AK Parti grup toplantısında yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

AZERİ KARDEŞLERİMİZ DÖNECEK: Dağlık Karabağ’da 30 yıllık bir adaletsizliğin son bulmasına katkı sunduk... Sayın Putin’le görüştük; ne gibi adımlar atabileceğimizi konuştuk. İnanıyorum ki Rusya-Türkiye-Azerbaycan olarak bölgeye barışı egemen kılmanın adımlarını atıyoruz.. Ulaşım sürecini de hallederek Azeri kardeşlerimizin bir an önce topraklarına dönme imkânını sağlamış olacağız.

KÜRT SORUNU YOKTUR: Kürt sorunu diyorlar. Ne Kürt sorunu ya? 2005’te Diyarbakır’da söyledim, ‘Bu ülkede Kürt sorunu yoktur. Varsa bunun sorumlusu benim ve bunu da biz çözeceğiz’ dedim ve çözdük. ‘Niçin kayyum atanıyor?’ diyenlere sesleniyorum: Bunlar oralarda devletten aldıkları imkânları dağa gönderenlerdi. Biz kayyumlarla beraber tüm bölgeyi tepeden tırnağa yaptık. Bambaşka bir Diyarbakır, Siirt, Şırnak var. Biz bu millete barış için geldik; nerede terör, terörist varsa bunların başını ezmek için varız. Terörden meşru siyasete geçiş yolunu açmak için her fedakârlığı yaptık... Hâl böyleyken birilerinin çıkıp da Türkiye’yi bambaşka bir fotoğrafın içinde göstermeye kalkmasının arkasında, haksızlığın ötesinde art niyet ararız.

RENCİDE ETTİ: Bunu yapan Avrupalı, Amerikalı çevrelerin niyetlerinin kesinlikle özgürlüklerin savunuculuğunu yapmak olmadığını azıcık vicdan ve izan sahibi herkes zaten biliyor. CHP başta olmak üzere benzer görüşlerin savunuculuğunu yapanların nereden beslendiğini de bizzat işin sahipleri ikrar ediyor. Hadi yeminli Türkiye düşmanlarını; CHP gibi onların tetikçilerini anladık, peki yıllarca bu mücadeleyi birlikte verdiğimiz kimilerinin de aynı trene binmesine ne demeli? Neymiş? Filancalar niye hâlâ hapisteymiş? Bunları herhalde ödüllendirecek halimiz yok. Bu teröristlerden birinin yazdığı kitabı herkesin okumasının tavsiye edilmesi hakikaten beni rencide etmiştir. Kitabını herkes okusun dediği kişi, elinde binlerce Kürt kardeşimin, askerimin, polisimin, öğretmenimin kanı olan bölücülük peşinde koşan bir terör örgütünün siyasetçi maskesi takmış savunucusudur.

ARTIK SİYASET KONUSU DEĞİL: Kürt kardeşlerimizin en büyük düşmanının silahlı ve siyasi temsilcileriyle bölücü terör örgütü olduğu hakikatinin gölgelenmeye çalışılmasına göz yumamayız. Aksi taktirde terör örgütü tarafından evlatları zorla dağa kaçırılan, tecavüze uğrayan annelerin; alçakça katledilen Aybüke, Necmettin, Mustafa öğretmenlerin ailelerinin yüzüne bakamayız. 6-8 Ekim olaylarında sergilenen rezillikleri unutursak milletimizin yüzüne bakamayız. Yasin Börü’nün ruhaniyeti karşısında çok eziliriz. Bu alçaklıkların, ihanetlerin, acıların doğrudan veya dolaylı müsebbibi olanların muhatabı tabii ki yargıdır. Artık bu mesele siyasetin konusu olmaktan çıkmıştır.

KABULLENEMİYORUM: Yargıya sesleniyorum: Anayasanın 138. maddesi beni ne kadar muhatap alıyorsa benim dışımdakileri de muhatap alıyor. 138. maddeyi eze eze kullananlara karşı gereğini niye yapmıyorsunuz? Size birilerinin talimat verme hakkı var mı? Benim ne kadar talimat verme hakkım yoksa ana muhalefetin de yok, diğerlerinin de yok. Ama bu talimatlar verilirken niçin gereğini yapmıyorsunuz? Atılan adımlar karşısında yargının bu denli sessiz kalmasını ben kabullenemiyorum. Her kim bu meseleyi hâlâ siyasetin konusuymuş gibi gündeme getiriyorsa niyetinden şüphe etmek gerekiyor.

HADDİNİ BİL: CHP’nin başındaki zat ‘Hâlâ bu iktidarın peşinden giden öğretmen varsa ben ona öğretmen demem’ diyerek faşizmin en sefil örneklerinden birini sergilemiştir. Haddini bil. Kendisinden beklentimiz, önüne gelene hakaret etmeyi bırakarak belediyelerinde artık gizlenemez hale gelen rüşvet ve yolsuzluk salgını hakkında neler düşündüğünü söylemesidir.

O madde ne diyor?

Anayasa’nın 138. maddesi şöyle: “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”

‘Ekonomide yeni bir seferberlik başlatıyoruz’

Ekonomide yeni bir yatırım, üretim, ihracat, istihdam seferberliği başlatıyoruz. Bütçe görüşmelerinin ardından bu doğrultuda kapsamlı reformları birer birer hayata geçireceğiz. Yatırım ikliminin ayrılmaz bir parçası olan hukuk reformlarını da hızlandırıyoruz. İnsan Hakları Eylem Planı’na da ekonomide güven iklimini artıracak şekilde genişleterek en kısa sürede son halini vereceğiz.

VARLIK BARIŞI ÇAĞRISI: Milletime 17 Kasım’da çıkan yasada yer alan varlık barışından yararlanma çağrısında bulunuyorum. Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer tüm sermaye araçları yurtdışından ülkemize getirildiğinde veya yurt içinde sisteme kaydettirildiğinde her türlü vergi ve takipten muaf olacaktır. İnşallah 30 Haziran 2021’e kadar sürecek bu uygulamayla çok daha büyük rakamları kayıt altına alarak ekonomimize kazandıracağız.

‘Tek hedef büyük ve güçlü Türkiye’

Türkiye’nin cumhuriyet tarihindeki en büyük reformu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişidir. Biz bunu söylerken hâlâ parlamenter sistemi savunanlar var. Bu ülke, yıllar yılı bu sistemi denemedi mi? Sistem değiştirildi ve yoğun bir şekilde yol alıyoruz. Bu tarihi reformu, milletimizin umutları ve talepleri doğrultusunda Cumhur İttifakı çatısı altında MHP ile birlikte gerçekleştirdik. Cumhur İttifakı, Türkiye’nin en geniş tabanlı siyasi dayanışma örneğidir. İnşallah önümüzdeki hukuki ve ekonomik reform gündemini de yine Cumhur İttifakı olarak hayat geçireceğiz. Sayın Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi bu ittifak, asla gizli veya açık pazarlıklar üzerine kurulu değildir. Bu ittifakın tek amacı ülkemizi büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaştırmaktır.

Yerli aşı nisanda

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüsle ilgili, “Geliştirilen tüm aşıları yakından takip ediyoruz. Bir kısmına şimdiden ön siparişlerimizi de verdik. İnşallah önümüzdeki ayın sonuna doğru aşıda ilk uygulamaları yapabileceğiz. En geç nisanda kendi geliştirdiğimiz aşıyı da uygulama seviyesine getirmeyi planlıyoruz” dedi.

Muğla'da şüphelileri takip eden ekibe silahlı saldırıda 1 polis şehit olduMuğla'nın Bodrum ilçesinde şüpheli şahısları takip eden ekibe silahla ateş edilmesi sonucu 1 polis şehit oldu, 1 polis ağır yaralandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler