Geri Dön

‘Türkiye’yi karalamaya gücünüz yetmez’

Alman Ekonomi Bakanı’nın “Türkiye, Alman şirketlere soruşturma başlattı” iddialarını yalanlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi karalamaya gücünüz yetmez. Bu tür şeylerle de bizi korkutmaya gücünüz hiç yetmez” dedi

‘Türkiye’yi karalamaya gücünüz yetmez’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Alman Ekonomi Bakanı’nın hiçbir mesnede dayanmayan, tamamen dolaylı mesajlarla ülkemize yatırım yapan şirketleri ürkütmeyi, tedirgin etmeyi amaçlayan beyanlarını buradan şiddetle kınıyorum ve bu asla siyasete, siyasette temsil makamında olanlara yakışmaz” dedi.
Erdoğan, dün Çırağan Sarayı’nda İkitelli İstanbul Şehir Hastanesi Kredi Anlaşması İmza Töreni’nde yaptığı konuşmada, Ege Denizi’nde meydana gelen deprem nedeniyle hem Türkiye de hem de Yunanistan’daki herkese geçmiş olsun dileklerini ileterek, “Allah ülkemizi ve tüm dünyayı bu tür afetlerden korusun” diye konuştu.
Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:
ŞİDDETLE KINIYORUM: Biz ülkemize davet ettiğimiz herkese ‘Gelin birlikte kazanalım’ çağrısı yapıyoruz. Bizimle çalışmak isteyen herkese ülkemizin kapılarının sonuna kadar açık olduğunu buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum. Biz böylesine iyi niyetle muhataplarımıza yaklaşırken, bazılarının ticaretle siyaseti birbirine karıştırmakta ısrar ettiklerini görüyoruz. Alman Ekonomi Bakanı’nın hiçbir mesnede dayanmayan, tamamen dolaylı mesajlarla ülkemize yatırım yapan şirketleri ürkütmeyi, tedirgin etmeyi amaçlayan beyanlarını buradan şiddetle kınıyorum ve bu asla siyasete, siyasette temsil makamında olanlara yakışmaz.
HEPSİ YALAN: (Alman şirketlere soruşturma iddiası) Ben, Milli İstihbarat Teşkilatımı, İçişleri Bakanımı aradım ve kendilerine sordum; ‘Şu ana kadar Alman şirketleriyle ilgili başlattığınız herhangi bir soruşturma, araştırma var mı? Dün arkadaşlarımdan aldığım cevap şudur; Hiçbir Alman şirketiyle ilgili başlatmış olduğumuz bir soruşturma, araştırma yoktur, hepsi yalandır. Buradan Alman dostlarıma, tüm dünyaya şunu hatırlatmak istiyorum: Türkiye’yi karalamaya gücünüz yetmez. Bu tür şeylerle de bizi korkutmaya gücünüz hiç yetmez. Biz bugüne kadar Türkiye’de faaliyet gösteren Alman firmalarını nasıl güvence altında çalıştırdıysak bundan sonra da aynı şekilde güvence altında çalıştırmaya devam ederiz. Onların garantisi biziz, güvencesi biziz. Çünkü biz ‘kazan kazan’ esasına göre onlarla bugüne kadar çalıştık. Ama şu anda olayı farklı mecraya çekmek suretiyle Almanya’nın Türkiye ile olan münasebetlerini burada zedelemek,lekelemek isteyenler, yanlış yolda gidiyorlar. Tam aksine Türkiye’deki teröristleri Almanya’da saklayan hükümet, önce bunun hesabını vermeli.
ALMANYA KENDİNE ÇEKİDÜZEN VERMELİ: Türkiye’den kaçan teröristler Almanya’da niçin saklanıyor? Onlara orada verilen maddi destekleri neyle izah edecekler? Elimizde tüm video kasetlerle ekranlarda sürekli yayınlanan ve Avrupa Birliği’nin yasak koymuş olduğu, terör örgütü olarak kabul ettiği PKK’yı kendi caddelerinde Alman polisinin koruması altında gösteri yapmasına müsaade eden Almanya, bunu neyle izah edecek? Onun için Almanya kendine çekidüzen vermelidir. Bizi de asla bu tehditlerle ürkütemez bunu bilmelidir. Kendi yargıları ne kadar bağımsızsa şunu bilmeleri lazım ki bizim yargımız onlardan daha da bağımsızdır.
ÇADIR DEVLETİ DEĞİLİZ: Türkiye’nin istihbarat ve güvenlik kuruluşları belli. Biz bir çadır devleti değiliz, kabile devleti de değiliz. Biz bin yıllara baliğ bir devletiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin böyle bir geleneği vardır, böyle bir geçmişi vardır. Bunlar böyle bir çalışma yürütmediğine göre bu iddia sadece uluslararası şirketlerin kafasını karıştırmaya, ülkemizi karalamaya yönelik bühtandan ibarettir. Esasen Almanya kökenli şirketler ülkemizde en rahat çalıştığımız, en güzel işleri yaptığımız kuruluşlar arasında özel bir yere sahiptir. Böyle bir kara propagandayla ülkemizde son 15 yılda 9 milyar dolara yakın yatırım yapan Alman şirketleri üzerinde baskı kurmaya çalışıldığı ortadadır. Uluslararası yatırımcıların tamamı gibi Alman şirketlerine de ülkemizin kapıları ve milletimizin gönlü sonuna kadar açıktır. Dünyada serbest pazar ekonomisi denilen bir şey var. Serbest piyasa denilen bir şey var. Ama bunlar demek ki serbest pazar ekonomisini de öğrenememiş, serbest piyasayı da bilmiyorlar. Hasbelkader yakaladıkları zenginlikle şimdi tehdit etmeye kalkıyorlar.”

Yarın Körfez’e gidecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, yarın başlayacağı Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar ziyaretinde Katar bağlamında yaşanan ihtilafa ilişkin son gelişmeler ve sorunun çözümüne yönelik atılabilecek adımlar ele alınacak.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23-24 Temmuz’da Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’a ziyarette bulunacak. İlk durak Cidde’de Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz Al Suud ile görüşecek olan Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Muhammed bin Selman bin Abdülaziz Al Suud’u da kabul edecek. Erdoğan, Kuveyt’te Emir Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah’la, Katar’da Emir Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’yle bir araya gelecek.
Görüşmelerde, bu ülkelerle ikili ilişkilerin tüm yönleriyle ele alınması, ayrıca bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulması öngörülüyor. Bu çerçevede, Körfez ülkeleri arasında Katar bağlamında yaşanan ihtilafa ilişkin son gelişmelerin ve sorunun çözümüne yönelik atılabilecek adımların ele alınması planlanıyor. l ANKARA Milliyet

‘Su akar yatağını bulur’

Türkiye’yi AB’ye almayanların, şartları uygun olmayan nice ülkeyi birliğe buyur ettiğini gördükten sonra artık bunların hiçbirine şaşırmıyoruz. Kendi elleriyle, kendi güvenilirliklerini yok edenlerle bizim işimiz yok. Yolumuz da aynı değil. Türkiye yeniden şekillenen dünya siyasetinde ve ekonomisinde, kendine en doğru, en adil, en kazançlı yeri mutlaka bulmuştur, bulacaktır. Ne terör örgütlerinin azgın saldırıları ne de uluslararası düzeyde sergilenen ikiyüzlülükler buna engel olabilir. Atalarımızın dediği gibi şunu da bilmemiz lazım, su akar yatağını bulur.

Yersiz ve kasıtlı uyarı

Türkiye’nin yabancı şirketlerle ilgili kara liste veya benzeri bir çalışması olduğu iddiasını ortaya atanları ispata davet ediyorum. Herhangi bir mesnede dayanmadan, böyle bir iddiayı dile getirmek, hiçbir sorumlu siyasetçinin yapacağı iş olamaz. Almanya’nın Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan ülkemizin ‘seyahat için güvensiz olduğu’ yönündeki uyarıyı da son derece yersiz ve kasıtlı bulduğumu belirtmek isterim. Ülkeler, dedikodularda yönetilemez. Kendilerine gelince hukuk devletinden ödün vermeyenlerin, konu ülkemiz olunca hukuku hiçe saymalarını kesinlikle kabul etmiyoruz.
KİMSE KARA LEKE ÇALAMAZ: Bu denli özgürlükleri kabullenmiş, benimsemiş bir Türkiye, bu denli demokrasiyi benimsemiş, oturtmuş bir Türkiye’ye kimse bu tür kara lekeleri çalamaz. Ama yargımızı da verdikleri talimatlarla yönlendirmeye güçleri yetmez. Türkiye konusunda bu tür beyanlarda bulunan herkesi ülkelerin egemenlik haklarıyla ilgili ilkelere saygı göstermeye davet ediyorum.

Türkiye'nin günlük corona virüs tablosu ( 24 Eylül 2020 )Sağlık Bakanı Fahrettin Koca koronavirüste son durumu paylaştı. Türkiye’de son 24 saatte 113 bin 317 Covid-19 testi yapıldı, 1721 kişiye hastalık tanısı konuldu. Son 24 saatte 74 kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti, ağır hasta sayısı 1573 oldu. 1241 kişinin Kovid-19 tedavisinin tamamlanmasıyla iyileşenlerin sayısı 271 bin 964'e yükseldi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber