SiyasetUYAP’ı maalesef FETÖ’cülere kaptırdık

UYAP’ı maalesef FETÖ’cülere kaptırdık

11.01.2018 - 01:30 | Son Güncellenme:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adaletin tesisi için 15 yıldır çalıştıklarını, Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarını gerçekleştirdiklerini ancak Ulusal Yargı Ağı UYAP teknolojisini maalesef FETÖ’cülere kaptırdıklarını belirterek, özeleştiride bulundu

UYAP’ı maalesef FETÖ’cülere kaptırdık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılan Adalet Şûrası’nın açılış konuşmasını yaptı. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:
KAĞIT ÜZERİNDEKİ HUKUK: Adaletin tesisine hizmet etmeyen hukuk da kanun da toplum nezdinde hükümsüzdür. Kağıt üzerinde kalan kanunların ne anlama geldiğini en iyi siz hukukçular, hukukçularımız bilirsiniz. Ülkemizde uzun bir dönem işte böyle bir kağıt üzerinde hukuk dönemi yaşanmıştır.
UYAP’I KAPTIRDIK: Tüm zorlukları bilerek adaletin tesisi için 15 yıldır çalışıyoruz. Bu alanda temel kanunların yenilenmesinden geleneksel mimariye sahip modern adliye binalarının inşasına, Ulusal Yargı Ağı UYAP’ın kuruluşuna kadar Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarını gerçekleştirdik. Ama bir şeyi gerçekleştiremedik, UYAP gibi çok önemli bir teknolojiyi, mekanizmayı maalesef bu bir öz eleştiridir, FETÖ’cülere kaptırdık. Bu ağı, orayı o kendi sinsi emelleri için çok acımasız kullandılar ve oradan da gerçekten en büyük zulmü icra ettiler.
BUNLARDA ADALET YOK: Darbe girişimi gibi dünyanın en kuralsız en vahşi saldırısını dahi hukuk devleti ilkelerinden ayrılmadan bastırabilecek dünyada başka bir ülke başka bir millet tanımıyorum. Hepsini gördüm. 15 Temmuz gecesinde ve ertesinde hepsinin adeta iyot gibi yaklaşımları ortaya çıktı. Hiç kimse kalkıp da, ‘bize ne düşüyor?’ demediler. Ama kendi ideolojilerini paylaşan birilerine yönelik Türkiye’de yargı bir karar vermeye kalksa bununla ilgili olarak hemen hesaba çekerler. ‘Filanca niye içeride?’ Sizde böyle bir şey normal zamanda olduğu zaman biz size kalkıp, ‘filanca niye içeride?’ diyor muyuz veya bunu bize geri verin diyor muyuz? Ülkeme darbe yapanlar, senin ülkene geliyor, senin ülkendeki darbecileri koruma altına alıyorsun, bunları bize iade etmiyorsun. Bunlarda adalet filan yok. Kendimizi aldatmayalım. İşte en son ABD, Rıza Sarraf meselesini gördük, gördünüz. Bunun hukukla bir alakası var mı? Tamamıyla siyasi bir karar.

‘MOR BEYİN OYUNU BOZULDU’
FETÖ, ByLock üzerinden Mor Beyin uygulaması ile adaleti yanıltmaya çalıştı. Kurumlarımızın dikkati ve çalışması sayesinde bu oyun da bozulmuştur. Bu konuda ortaya çıkan mağduriyetler süratle telafi edilmektedir. Mevcut soruşturmaların ve yargıların da aynı titizlikle yapılarak masumlarla suçluların ayırımının, mahşeri vicdanı tatmin edecek şekilde ortaya konacağına inanıyorum” dedi.

‘Bize gözleri fal taşı gibi açık hakim lazım’

Adalet Şurası’nın “Medeniyetimizde Adalet Anlayışı” başlıklı oturumunda konuşan yazar Alev Alatlı, “Geçmişte yargıya güven yüzde 70’di, şimdi yüzde 30’lara düştü” iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Alatlı, hukuk eğitiminin belirlenecek alanlarda lisans derecesi almış öğrencilerin girebilecekleri yüksek lisans ve doktora programları seviyesine yükseltilmesi gerektiğini belirterek, “Baro, mutlaka elini taşın altına koymak zorundadır. ‘Adalet sistemi kötü’ diye çemkirmekle bu iş olmuyor” dedi.
Roma Hukukunu da eleştiren Alatlı, “Roma hukukunun gözleri bağlı tanrıçası bize göre değil. Türkiye’de ve yurt dışında, bizim gözleri fal taşı gibi açık hakimlere ihtiyacımız var. Bunun önemini ABD’deki davaya bakarak anlayabiliriz. Hakan Atilla’nın yargılandığı davayı gördükçe ürperdim” dedi.

‘FETÖ davaları bu yıl bitecek’

UYAP’ı maalesef FETÖ’cülere kaptırdık

Haberin Devamı



Başbakan Binali Yıldırım Adalet Şûrası’nda yaptığı konuşmada yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını anayasal teminatla güçlendirdiklerini söyledi.
Kamu denetçiliğiyle idarenin demokratik denetiminin sağlandığını son olarak OHAL İtiraz Komisyonu ile olağanüstü hal dönemi işlemlerini idari ve yargısal denetime açtıklarını belirten Yıldırım, “Ağır iş yükü altındaki mahkemelerin yükünü azaltacak adımları da ihmal etmedik. İstinaf yargısıyla, iki dereceli yargılamadan üç dereceli yargılamaya geçtik. Adli yargıda halen dokuz merkezde faaliyet gösteren istinaf mahkemelerinin sayısını da artıracağız ve 15’e çıkaracağız. Diyarbakır, Kayseri, Konya, Sakarya, Trabzon ve Van İstinaf mahkemeleri de önümüzdeki dönemde faaliyete geçecek” dedi
Başarının tek formülünün hak, hukuk ve adaletten sapmamak, hile ve tuzaklara, hukuku çiğneyenlere, hukuku yücelterek cevap vermek olduğuna vurgu yapan Yıldırım, “Hukuk devleti ilkesine halel getirmeyeceğiz. Keyfiliğe asla müsaade etmeyeceğiz. Yargıyı araç haline getirenlere adaletin ne büyük bir değer olduğunu her kararımızda göstermeliyiz” diye konuştu.
FETÖ davalarına da değinen Yıldırım, “Bunlar kesin hüküm yolunda süratle ilerlemektedir. Ümit ediyorum ki bu yıl sonuna kadar darbeye bizatihi karışanların görüldüğü bütün davalar sonuçlanmış olacaktır. İkinci grup da örgüt üyeliğiyle ilgili davalar vardır. Bunlar sayısal olarak çok da büyük bir yekün tutmaktadır. Hiç şüphesiz bu davalarda örgüt üyeliğinin tespiti, ayrı bir dikkat ve titizlik gerektiriyor. İşaretler FETÖ terör örgütünün ilgili, ilgisiz birçok insanı adli sürecin içine çekme gayretinde olduğunu göstermektedir. Bunun en güzel ve en güncel örneği, çok önemli bir delil olarak gördüğümüz ByLock’taki teknik kumpasın açığa çıkarılmasıdır. Kimsenin endişesi olmasın. Savcılarımız, hakimlerimiz bir kuyumcu titizliğiyle çalışacak. Haklıyı, haksızdan, suçluyu suçsuzdan, mağduru mücrimden mutlaka ayırt edecektir.”

Hatıra fotoğrafı

Gül, Erdoğan’a, “Divanı Hümayun toplantısı sırasında, elinde yay tutan Sultan Süleyman’ın adalet küresinden Kayseri kadısı hakkındaki şikayeti dinlemesi” konulu bir minyatür takdim etti. Erdoğan, salonda bulunan Başbakan Binali Yıldırım, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan yardımcıları Bekir Bozdağ, Hakan Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Gül, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın yanı sıra yargı mensupları ve Yazar Alev Alatlı ile hatıra fotoğrafı çektirdi.