Geri Dön
SiyasetYeni dönem bilinen usul

Yeni dönem bilinen usul

18 yıl aradan sonra yapılan cumhurbaşkanı düzeyindeki ilk resmi ziyarette Türkiye ve İran arasında ticaret hacminin artırılması kararı alınırken, bölgesel politikalarda iki taraf da pozisyonunu korudu

Yeni dönem bilinen usul

Türkiye ile İran arasında Suriye sorunundaki zıt anlayışa rağmen güçlü ekonomik ilişkilerin öne çıkartılacağı yeni bir döneme geçilmesi için önemli adım atıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yeni dönemi değerlendirirken, “Şu örneği verdik, Fransa ile Almanya ne kadar birbirlerine benzeyen ülkeler olmalarına rağmen çok büyük ticaret ve karşılıklı yatırımlar söz konusuysa Türkiye ile İran arasında da aynı şekilde çok büyük ticaret ve yatırımlar olabilir, her alanda olabilir” dedi. Ekonomik işbirliğine rağmen iki ülkenin Suriye başta olmak üzere kritik konulardaki pozisyonlarını koruması da dikkati çekti. Ruhani, Suriye ve Mısır konusunda Türkiye ile yaşanan görüş ayrılıklarına karşılık, bu ülkelerde yapılan seçimlere atıfta bulunarak, “Önemli olan halkın belirleyici olması” dedi.
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, resmi temaslarda bulunmak üzere dün 7 bakanla birlikte özel uçakla Ankara’ya geldi. Ruhani’nin yabancı konukların Ankara’ya ayak bastıklarında ilk ziyaret ettikleri yerlerden biri olan Anıtkabir’e ziyarette bulunmaması dikkati çekti. Gül, Ankara’ya eşsiz gelen Ruhani’yi Çankaya Köşkü’nde resmi törenle karşıladı.

18 yıl sonra ilk ziyaret
Gül, konuşmasının başında Ruhani’ye, “Dost ve komşu” olarak seslendi ve “Değerli biraderim, aziz dostum” diye hitap ettiği Ruhani ile baş başa ve heyetler arasında verimli görüşmeler yaptıklarını dile getirdi.
Gül, şöyle devam etti:
“Ülkemizin bu nükleer silahlanma hususundaki tutumu da gayet açıktır, bölgemizde hiçbir ülkenin nükleer silaha sahip olmasını istemiyoruz. Kitle imha silahlarından arındırılmış bir Ortadoğu vizyonumuzu koruyoruz. Diğer yandan da hiçbir ülkenin nükleer enerjiden, barışçıl amaçlarla yararlanma hakkından mahrum bırakılmasına da müsaade etmiyoruz ve bunu da doğru bulmuyoruz. Bu konuda uluslararası normlara riayet edildiği ve Atom Enerjisi Kurumu ile tam ve şeffaf biçimde işbirliği yapıldığı sürece nükleer enerjiden barışçı amaçlarla faydalanmak hepimizin hakkıdır.”
Gül, açıklamalarının ardından, “Ruhani’nin ziyareti dolasıyla yapılan temasların iki ülke arasında yeni dönemin başlangıcı olup olmadığına” ilişkin soruyu da yanıtladı. Gül, yanıtına, “Bu sorunuza ‘evet’ demek istiyorum. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı çok sayıda bakan ve güçlü bir iş adamı heyetiyle geldi” diyerek başladı. Gül, şunları söyledi:
“Hatta şu örneği verdik, Fransa ile Almanya ne kadar birbirlerine benzeyen ülkeler olmalarına rağmen çok büyük ticaret ve karşılıklı yatırımlar söz konusuysa Türkiye ile İran arasında da aynı şekilde çok büyük ticaret ve yatırımlar olabilir, her alanda olabilir.”

Hedef 30 milyar dolar
Ruhani de, Gül ile ikili ve heyetler arası görüşmelerde iki ülke arasındaki ticaret hacmini geçen yıla göre iki katına çıkarma kararı aldıklarını belirterek, önceki anlaşmalar doğrultusunda çalışmaları halinde ticaret hacmini 30 milyar dolara çıkartabileceklerini vurguladı. Demiryolu alanında imzaladıkları anlaşmayla iki ülkenin raylı sistemi üzerinden Fars Körfezi ve Umman Denizi’ni Karadeniz ve Akdeniz’e bağlayacaklarını anlatan konuk Cumhurbaşkanı, ilişkilerin artırılmasının sadece iki ülkenin değil, bölgenin de yararına olacağını kaydetti. Ruhani, şöyle devam etti:
“İran ve Türkiye İslam dünyası ve bölgenin iki önemli ülkesi olarak, aşırılık ve terörizmle mücadele etmek konusunda kararlıdır ve rahmani İslam’ı gerçek İslam olarak tüm dünyaya tanıtacaktır.”