Futbolda “patron” sözcüğünü kullanmayı sevmem. Biri patron ise, diğerleri çalışanı gibi gelir bana. Oysa başarı için ekip ruhu, paylaşmak, birbirinin deneyimlerinden yararlanmak şarttır.
Nihat Özdemir’in istifasından sonra 4 yıllık sürenin tamamlanması için hafta içinde Futbol Federasyonu genel kurulu olağanüstü toplandı.
Tek aday olarak kabul gören Mehmet Büyükekşi, 2023 haziran ayına kadar başkan seçildi. Umarım kendini “patron” olarak görmez. Vaatlerini yerine getirebilmesi için futbolun tüm kesimlerinin desteğine ihtiyacı olacak.
Özerk futbol yasasının yürürlüğü girdiği ve Şenes Erzik’in başkan seçildiği 1994 yılından bu yana TFF genel kurullarını takip ederim. Bu kadar heyecansızını az gördüm. Katılım düşüktü. Kulüpler ilgisiz, delegeler bitse de gitsek havasında idi. Salona geldiği halde sandığı görmeyenler vardı. Geçersiz oyların yüksekliği dikkat çekti.
Başkan adaylığı için 234 imza topladığını beyan eden Büyükekşi’ye 158 oy çıkması insanın aklına iki seçenek getirdi; Kulüpler ve katılımcılar ya “nasıl olsa tek aday var, seçilecek” diye düşündü, ya da başka bir mesaj vermek istedi. .
Aman dikkat!
Büyükekşi gelecek yıl aynı salonda randevu isterken işinin kolay olmadığını söylemeliyim. Yıllardır çözülemeyen ve giderek büyüyen sorunların üstesinden gelmek için olağanüstü bir çaba ve enerji gerekiyor. Zaman kısıtlı.
Çok zor geçeceği şimdiden belli olan sezonu kazasız belasız tamamlamak ve herkesi memnun etmek mucize. Üstelik Türk futbolunun hakem gibi bir defosu varken, yayın krizi çözülmemişken ve kulüpler batma noktasına gelmişken. Büyükekşi’nin dediği gibi “kuş tek kanatla uçamaz.” Kanadın biri federasyon, diğeri futbolun paydaşları.
Lakin, başkan uzun vadeli avans istiyorsa “güven, istikrar ve adalet “ sözcüklerinin altını doldururken kimseye “taviz” vermemeli. Özellikle insanların birbirine sırtını dönmekten çekindiği bir süreçte “güvenin” altını kalın bir kalemle çizmeli.
Unutmadan; kulüp başkanlığı yapmak ile futbolu yönetmek arasındaki fark, ikincisinin öngöremeyecek tuzaklarla dolu olmasıdır. En güvendikleriniz yarı yolda yalnız bırakırlar sizi.

Cesur adımlar gerek

TFF bünyesindeki kurullar her zaman eleştiri odağı olmuştur. Başkan Mehmet Büyükekşi alışık olmadığımız bir tavır sergiledi. Atamayla gelen kurulların istifasını istedi.
Haklı; elini taşın altına koydu ise, kimlerle çalışacağını kendi belirlemeli. Şaibe olmamalı, futbolu zor durumda bırakacak uygulamalar bitmeli. İnandığı ve güvendiği kadroları kurmalı. Her adımının günahı ve sevabı Büyükekşi’ye yazılacaktır.
Başkanın avantajı, geçmişle hesaplaşma içinde olmaması. Beyaz bir sayfasına en ufak bir çizik atılmasına müsaade etmemeli.
Futbol dünyasının aktörleri tehlikelidir. Her kurulda, her kritik kararda söz sahibi olmak isterler!
Özellikle MHK tercihinde, dış kulvardan rol çalmak isteyenlere dikkat etmeli Büyükekşi. Kim ne derse desin Türk futbolunda hakemler bir yana, diğerleri öteki tarafa. Manipüle edilecek en zayıf halkadır hakemler. Camiadaki bölünmüşlüğü ve küskünlükleri giderecek bir MHK bulmanın kolay olmadığını biliyorum. Kurul üyeleri de önemli. Liyakat sahibi, saygınlığını yitirmemiş, tarafsızlığını korumuş, adalet duygusunun anlamını bilen isimler gerekli.
Bir federasyonu iki şey yüceltir veya tüketir. Milli takım ve hakemler.

Aman olma başkan!

Genel kurulun en göze batan yanı, Divan Kurulu’nun oluşumu ve oturum boyunca yapılan acemilikleri idi. Kulüpler, Adana Demirspor başkanı Murat Sancak’ı aday gösterdi ama, kendisinin de açıkça ifade ettiği gibi “süper ligin en fazla ceza alan başkanı olarak” oturumu yönetmesi, teamül dışı uygulamaları beraberinde getirdi. Sayın Sancak, “bu işi sevdim, yine talibim” dese de naçizane önerim, biraz daha dersine çalışması ve deneyim kazanmasıdır. Yoksa iki adayın yarışacağı bir genel kurul böyle sessiz sedasız bitmez.

Şampiyon sağ gösterip sol vuruyor

Trabzonspor kulübü transferde sağ gösterip sol vurmaya devam ediyor. Tıpkı geçen sezon olduğu gibi nokta atışı hamlelerle kadrosunu güçlendiriyor. Hatta bazı oyuncuları rakiplerinin elinden alıyor.
TFF genel kurulunda Trabzonspor başkanı Ahmet Ağaoğlu ile sohbet ettik. “Yazıp çizilenlere bakmıyoruz. Aylar öncesinden hocamızla hazırladığımız listemiz var. Alternatifi bol. Merak edenler Kamu Aydınlatma Platformunu takip etsin” diyor başkan.
Doğru söze ne denir? İcraatler ortada. Laf döndü dolaştı Nwakaeme’ye geldi. Net konuştu Ağaoğlu; “Mart ayında sözleşme teklif ettik. Üstelik en üst rakamı verdik. O ve menajeri ne yaptı? Avrupa’da ve Türkiye’de kapı kapı dolaşıp daha fazlasını aradı. Sonra dönüp anlaşma istedi. O defter kapandı, hizmetleri için teşekkür ederiz.”
Bu tavır ve transfer politikaları diğer kulüplere örnek olmalı. Ama görünen o ki, daha çok fırın ekmek yemeleri gerekecek!