Öngörüm; Koronavirüsün yeni dünya düzenini sağlamak için elini çabuk tutacağı yönünde.
Hesapta var olan, ancak kademeli olarak uygulamaya konulması planlanan her şeyi öne çekeceğini düşünüyorum.
Belki üç yıl sonra yaşamak zorunda kalacaklarımız, aylar sonra önümüze konacak.
Siyaset, ekonomi, sağlık, eğitim ve spor. Büyük olasılık medyamız da Covid-19’un şok dalgalarıyla sarsılacak.
Sinyaller kuvvetli geliyor, bu kaçınılmaz olacak!
Hep diyoruz ya, futbol da nasibini alacak süreçten diye.
Sadece maddi açıdan sağlam kalanların değil, altyapısı güçlü olanların yarışacağı bir dönem bekliyor bizi.
Bu sezon nasıl tamamlanır, kim şampiyon olur, kimler küme düşer kestiremiyorum.
Sıkıştırılmış lig ve kupa programı her türlü sürprize açık.
Lakin görünen o ki; yukarıdaki kriterler dikkate alındığında, Trabzonspor orta vadede diğerlerinden bir hayli kârlı olacak.
Öte yandan; ligi zirvede tamamlarsa, asgari 20-25 milyon euroyu daha cebe koyacak.
İkincilik de anlamlı. Şampiyonlar Ligi’ne nereden başlarsanız başlayın, pastadaki pay iştah kabartacak boyutta.
Hele virüsün yarattığı hasarı düşünürseniz, her kuruş kulüplere büyük katkı sağlayacak.

Hepsi çok değerli!
Trabzonspor’un bir avantajı da, değeri artan yıldızlarının fazlalığı. Üstelik tümü üretim harikası ve düşük maliyetli transferlerin ürünü.
Kaleci Uğurcan, Abdülkadir Ömür, Sörloth, Ekuban ve Nwakaeme uzun zamandır ciddi teklifler gelen isimler. Öyle 3-5 milyon euroya filan gitmezler. İhracat kapısını açan Yusuf Yazıcı kadar değerli hepsi.
Başkan Ahmet Ağaoğlu, herkesin takdir ettiği bir yönetim tarzı sergiliyor. Yaptıklarını tekrarlamaya gerek yok.
Basit bir hesapla her sezon bir oyuncusunu gerçek değerinde satarsa, bordo-mavili kulüp en geç 5 yıl içinde banka kredilerini temizlemiş, futbolcu ve personeline borcu kalmamış, gelirlerini artıran, sportif başarısı sürdükçe kazanan bir kulüp haline gelecek. Bacası sürekli tüten futbolcu fabrikasının güvencesi de bir yana.
Bu tabloyu ezeli rakipleri görmüyor mu? Görüyor ve endişe ediyorlar geleceklerinden.
Trabzonspor’u örnek alsalar, geriden gelip farkı kapatamayacaklarını biliyorlar.
Kendi yağı ile kavrulan kulüpleri tenzih ediyorum. Ancak bazılarının yan yolları tercih etmesi bu yüzden.
Sonuç alırlar mı? Belki günü kurtarırlar ama, yarınları karanlık!
İddia ediyorum; virüsten en büyük çıkarı maddi ve manevi anlamda Trabzonspor sağlayacaktır!

Dua etmeyelim!
12 Haziran’a dek kulüplerde Covid-19 ile ilgili pozitif tanılar konmaz ise, ligler kaldığı yerden devam edecek.
Dileğim, maçlar oynanırken de herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması. TFF Sağlık Kurulu’nun hazırladığı “Futbola Dönüş Protokolü” harfiyen uygulanırsa, risk en alt düzeye iner.
Burada en önemli sorumluluk kulüplerin İdari Direktörleri ve sağlık ekibinde. Küçük bir detayı bile atlamamaları ve ellerindeki verileri TFF ile paylaşmaları şart.
Şeytanın avukatlığını yapmak istemem ama, özellikle küme düşme hattındaki takımların yakından takip edilmesi gerek.
Yeni tip virüs ile şaka olmaz. Hele hele “oyun” hiç olmaz.
Liglerin sağlıkla tamamlanması için TFF’nin her senaryoyu dikkate alması, oturup dua etmekten iyidir!

Hakeme psikolojik destek
Paradan vazgeçtim. İşin o bölümünde ciddi bir adaletsizlik var zaten. Ligler başladığında hakemlerin uzun süre kampa alınması, kaçınılmaz olarak psikolojik bazı sorunlara da yol açacaktır.
Onlar da etten kemikten yapılmış, duyguları olan insanlar. Aileleri var, işleri var, özlemleri var.
Merkez Hakem Kurulu’nun 8 haftalık süreçte bu gerçeği göz önünde bulundurması ve “destek birimi” oluşturması, maçların sağlığı açısından da zorunlu.
RİVA; sadece eğitim, atama ve kontrol üssü değil, sosyal anlamda da hakemleri rahatlatacak bir rehabilitasyon merkezi olmalı.

Sosa ve endişeler!
Maçlara ara verilmesinden sonra takip ediyorum, Trabzonspor uzun süredir tam kadro ve adım adım normal çalışma temposunu sürdürüyor.
Tek sorun, sözleşmesi bitecek oyuncuların yaşadığı kafa karışıklığı ve sonuçları.
Örneğin Sosa. Eşi Arjantin’de. İki kızı ile Trabzon’da yaşamak Sosa’yı yıpratıyor kuşkusuz. Böyle günlerde en önemli şey aile dayanışması.
Örnek bir profesyonele yakışan, biraz daha özveride bulunmak ve şampiyon takımın kaptanı unvanı ile kupayı kaldırmak.
Tercihine saygı duymakla beraber Sosa da biliyor ki, ülkesine döndüğünde Trabzonspor’dan kazandığı paranın dörtte birini alamayacak.
Süper Lig’de başka takıma gitse, kendisine yakışmayacak. Çünkü vedalar onurlu olmalı.
Eğer ayrılık kararı verilirse, en güzel tablo kaptanın alkışlarla Arjantin’e uğurlanmasıdır bence!
Onu izlemek keyif veriyor bana. Gönlüm, bir futbolsever olarak kalmasından yana elbette.

Tosun Paşa ve fikstür!..
Premier ligde forma giyen milli oyuncumuz Cenk Tosun, şampiyonluk adayının Trabzonspor olduğunu söylemiş.
Ve eklemiş, “Başakşehir ve Galatasaray ile çekişir.”
Dışarıdan bir gözün yaptığı değerlendirmenin, daha objektif ve gerçekçi olduğunu düşünüyorum.
Ancak göz ardı edilmemesi gereken, Trabzonspor’u çok zor bir maç trafiğinin beklediği.
5 hafta içinde biri kupa olmak üzere 4 deplasmanı var. Evinde ise iki maç oynayacak.
Bence 5 Temmuz tarihi belirleyici olacak. Galatasaray- Trabzonspor karşılaşması ya düğümü çözer, ya diğer takımların ekmeğine yağ sürer!

Uçaklar havalanıyor da!..
Kafalardaki en önemli soru, ligler başladıktan sonra deplasman seyahatlerinin nasıl yapılacağı idi.
Futbol Federasyonu, ana sponsoru Türk Havayolları ile yaptığı görüşmeden olumlu sonuç alındığını açıkladı.
Benim anladığım, makul ücretlerle kulüplere uçak kiralanması sağlanacak.
Sağlık açısından güvenli yolculuk ve zaman kazanmak demektir bu.
Umuyorum Süper Lig ile sınırlı kalmaz ve kimse alt kategorilerdeki futbolcu, teknik adam ile görevli personeli yok saymaz!