Malum salgın ve kronik hastalıklarım nedeniyle epey bir süredir seyahat edemiyorum. Oysa bugün Hatay’da olsam, bildiğim lezzet duraklarında damağım çatlayıncaya dek keyfini çıkarırdım. Ben ne yaptım? Ankaralılar bilir. Tunalı Hilmi’de meşhur “kıtır” vardır. Yarım kokoreç, çeyrek midye tava ile kendimi teselli ettim karşılaşma öncesi.

Bu muhabbet ne diyen olabilir. Haklıdırlar. Geçen hafta “tescillenen” ve günlerce yaşanan görkemli şampiyonluk coşkusundan sonra, Hatayspor-Trabzonspor müsabakasının ne anlamı var diye sorarım bende?

Film bitmiş, formalite olmuş son üç viraj. Hâlâ geride kalan sezonun üzerine “gölge” düşürmeye kalkanlar olsa da, kabul edecekleri bir gerçek var; Trabzonspor şampiyon! Bileğinin gücü, alnının akı, anasının ak sütü gibi hak ettiği bir şampiyonluk. Bir pankart üzerinden polemik yaratıp, koca bir sezonu şaibeli ilan etmeye kalkmak, kendi başarısızlığını ve beceriksizliğini örtme çabasından başka bir şey değildir. Tam da dün akşamki maç öncesi yapılan açıklamalar, centilmenliği ve örnek iş insanlığı ile tanınan bir kulüp başkanına yakışmadı. Aksini düşünüyor ise sorarlar; “Seçildiğiniz 2018 yılından bu yana ne başarınız var ki, başkalarının emeğine laf ediyorsunuz?” diye. Kimse futbolun değeri niçin düşüyor, yayıncı kuruluşlar neden üç kuruş para veriyor, sponsorlar hangi gerekçeyle kaçıyor diye kafa yormasın. Sebebi Türk futbolunu dibe vurduran bu zihniyet.

Kavga, gürültü, hakemler üzerinden tartışma çıkarmak, taraftara şirin görünmek adına sanal düşman yaratmak, tüm kulüp yöneticilerinin yıllardır başvurduğu ilkel yöntemler. Oysa hepsinin evinde ayna var, sabah yüzlerini yıkarken bakmaları yeter! Maça gelince. Oturduğu yerden ahkam kesenlere örnek görüntülerle başladı. Hataysporlu oyuncular tam da düşündüğüm gibi rakiplerini alkışlarla karşıladı. Özlediğimiz, bizim de alkışladığımız tablo bu idi. Umarım birileri de ders almış, saygının anlamını içine sindirmiştir!

Abdullah Avcı beş gün sonraki kupa rövanşını düşünerek rotasyona gitmişti kadroda. İkinci kupaya uzanan yolda tedbirli olmak şarttı. Gözüm özellikle genç Murat Cem’in üzerindeydi. Tek yarı oynadı ama nazar değmesin iyi yolda, tıpkı Ahmetcan gibi fabrika kaliteli üretime devam ediyor. Bakasetas’ın ilk yarıda kaçırdığı penaltı vuruşunu uzun süredir gol atamama stresine bağlarken, kaleci Munir’in doğru köşeyi bilmesi de önemli idi. Avcı ikinci yarıya başlarken şampiyon takımın kazanmasını amaçlamıştı kuşkusuz. Cornelius, Visca ve Abdülkadir’i sahaya sürdü. Lakin erken gol, sezonun “sessiz” kahramanı Djaniny’den geldi. Günün en iyisi Berat’ın asisti güzel, gol vuruşu ondan iyi oldu. Abdullah hoca sonra Nwakaeme, ardından Dorukhan hamleleri ile skoru koruma ve artırma isteğini hissettirdi. Hatayspor ise beraberlik için çok uğraş verdi, çok yüklendi. Uzatma dakikalarında VAR odasından gelen karar ile eşitliği yakaladı. Geçen hafta tüm enerjisi ve motivasyonunu kullanmış bir takımın mücadelesini takdir etmemek akıl dışı.

Bazıları bu sonucu dahi beğenmemiş olabilir. Fakat kabul etmeleri gereken gerçek, Trabzonspor’un 2021- 22 sezonunun şampiyonu olduğudur. Fırtına noktayı koydu. Hâlâ anlamadınız mı?..