Geri Dön

Oumuamua dışında güneş sistemimizde daha fazla yıldızlararası nesne bulundu

ABD Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) Hubble teleskobu ve gözlem evlerinden elde edilen verilerden, keşfedildiği geçen yıl ekimden bu yana gizemini koruyan Oumuamua'nın kuyruklu yıldız olduğu saptanmıştı. Bilim adamlarına göre Oumuamua adlı asteroid uzayda tek olmayabilir.

Oumuamua dışında güneş sistemimizde daha fazla yıldızlararası nesne bulundu

Onur Binay/milliyet.com.tr

Bilim insanları keşfettikleri ilk yıldızlar arası gök cismi Oumuamua'nın kuyruklu yıldız olduğu sonucuna varmıştı. Avrupa Uzay Ajansından uzman Marco Micheli, bir kuyruğa sahip olmadığı için ilk başta asteroid olarak kabul edilen Oumuamua'nın yüksek hızının sadece Güneş, gezegenler ya da büyük asteroidlerin yer çekimiyle değil içindeki gazların salınmasının sonucunda ortaya çıktığı bilgisine ulaşıldığını kaydetti.

Oumuamua'nın haziran başından bu yana saatte 114 bin kilometre hızla hareket ettiğini belirten Micheli, bu kadar hızlı hareket eden bir cismin ancak bir kuyruklu yıldız olabileceğini ifade etti. Micheli, kuyruklu yıldızların içlerindeki gazı kullanarak hızlı hareket ettiklerini belirtti.

Ancak şimdi gizem derinleşiyor. Yeni bir araştırma, güneş sistemimizde yüzlerce “Oumuamua boyutlu yıldızlararası nesneler olabileceğini” öne sürüyor. Bunların bir kısmı Büyük Sinoptik Yüzey Araştırması Teleskopu (LSST - Large Synoptic Survey Telescope) tarafından tanımlanabilir.

Harvard Üniversitesi’nden Profesör Abraham Loeb ve öğrenci Amir Siraj’ın araştırmasına göre ise sistemimizde pek çok yıldızlararası nesne var ve bu nesneleri gözlemleyebiliriz. Şu anda yayım öncesi portalı olan arXv’ye yüklenen makale, Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımlanmak için inceleniyor.

2018 TL6, 2017 SV13, 2011 SP25, ve 2017 RR2 adlı gök cisimleri, eksantriklik, yörünge periyotları, güneşe en yakın ve en uzak olduğu noktalar gibi veriler açısından karşılaştırılarak tanımlanırken, 350 kadar gök cisminin sistemimize dışarıdan geldiği açıklan. Bu nesneler, gezegensel sistemlerin nasıl oluştuğunu anlamak için potansiyel olarak değerli bir hedef sağlayacak. Siraj ve Loeb, nesnelerin kuyruklarında kimyasalların oranlarını ölçmek için yüksek çözünürlüklü spektroskopinin kullanılabileceğini ve bu da aslında nesnelerin güneş sistemimizden dışarı çıkıp çıkmadığını gösterecek.

Kendi alt sistemini oluşturan Jüpiter, Güneş ile karşılıklı olarak çekim alanı oluşturuyor. Profesör Loeb, bu durumla ilgili olarak, "Güneş-Jüpiter sistemi, yıldızlararası cisimlerin takılıp kaldığı bir balıkçı ağı gibi hareket ediyor" açıklamasında bıulundu. Loeb’e göre, herhangi bir zaman diliminde yıldız sistemimize hapsolmuş olan cisim sayısı binlerle olabilir.

Minik öğrenciden ‘Karlar İçinde Yanan Yürek’ şiiriVan’ın Bahçesaray ilçesinde ikamet eden Hamza Demirtaş isimli minik çocuk, 41 kişinin hayatını kaybettiği çığ faciasının ardından kaleme aldığı ‘Karlar İçinde Yanan Yürek’ şiiriyle yürekleri burktu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber