Geri Dön

Eğitim teknolojilerinde gelecek nasıl olacak?

Corona virüs nedeniyle dijitalleşen hayat, doğal olarak eğitim sektörünü de değiştirdi. Tüm dünyada yaşanan pandemi sonrasında, eğitim teknolojileri hangi alanlara yönelmeye başladı? Eğitim teknolojilerinde yapılması gereken doğru yatırımlar neler? Okullar yaşanan pandemiye nasıl hazırlandı? Bahçeşehir Koleji ve Uğur Okulları İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel ile yaşanan pandemi sonrasında dijitalleşen yaşamı ve eğitim teknolojilerini konuştuk...

Eğitim teknolojilerinde gelecek nasıl olacak?

Batuhan Dönertaş / Özel

Uzaktan eğitim sürecinde 10 hafta geride kaldı. Süreç 19 Haziran’a kadar da devam edecek. Bu dönem eğitimin dijitalleştiği, eğitim teknolojilerinin de ön plana çıktığı bir dönem oldu. Görünen o ki eğitimde dijitalleşmenin tarihini, korona virüsünden bağımsız anlatamayacağız. Biz de yaklaşık 150 Bin öğrenciye eğitim öğretim hizmeti veren, Bahçeşehir Koleji & Uğur Okulları İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel ile dijitalleşen eğitimi ve uzaktan eğitim teknolojilerini konuştuk.

“TÜRKİYE’DE BİR BENZERİ DAHA YOK”

-Uzaktan eğitim sürecini artık geride bırakmaya hazırlanıyoruz. Öncelikle böyle bir duruma hazırlıklı mıydınız? Bu süreci nasıl yürütüyorsunuz?

Bundan 4-5 ay önce biri bize pandemi olacak, evlerimizden dışarı çıkamayacağız deseydi sanırım o kişiye “film senaryosu mu yazıyorsun” diye sorardık. Belki de hiçbirimiz böyle bir salgını öngöremedik. Ancak geleceğin öğrenmesinin “Uzaktan Eğitimle” olacağını biliyorduk. Bu nedenle, kendi adımıza çok net ifade etmek isterim ki, uzaktan eğitim sürecine gerek dijital alt yapımız gerek de insan kaynağımız sayesinde ellerimiz havada yakalanmadık. Yaklaşık 10 yıldır uzaktan eğitime yatırım yapıyoruz. Bu yatırımımız sonucunda Türkiye’de bir benzeri daha olmayan bir platform kurduk. Adı Metodbox... En basit anlamda, yapay zeka tabanlı kişiye özgü dijital öğrenme platformu... 2 yıldır, yani koronadan önce de öğrencilerimiz bu platformu kullanıyordu. Fakat tabi ki korona günlerinde daha efektif hale geldi. İçinde okul öncesinden lise son sınıfa kadar her kademedeki öğrenci için çok zengin bir içerik mevcut. Okul öncesindeki çocuk girip sesli masal dinliyor, ingilizce animasyonlarla yeni bir dil edinmeye dijital ortamda da devam ediyor. Lisedeki öğrenci girip üniversite sınavına hazırlanıyor. İlkokul ve Ortaokuldaki öğrenciler, tüm konuları öğretmenlerinin anlatımından dinliyor. Ancak tabi ki “tamam bu kadar” demiyoruz. Ankara ve İstanbul’daki iki ayrı teknoparkta 60 mühendisimiz ve yüzlerce eğitimcimizle, platformumuzu, öğrenci, veli ve öğretmenlerimizden gelen geri bildirimler doğrultusunda sürekli güncelliyoruz, yeni içerikler üretiyoruz.

-Yapay zeka temelli dediniz... Bunu biraz açar mısınız? Nasıl çalışıyor içindeki yapay zeka?

Çok basit bir örnekle açıklayayım. Diyelim ki doktora gittiniz. Doktor size reçete yazmadan önce ne yapar? Önce bir kaç tahlil yapar, röntgeninizi çeker ondan sonra ilaç verir değil mi? Bu platform da tam olarak bunu yapıyor. Öğrenci mesela geometri testi çözüyor. Test bitiminde bu yazılımın içindeki yapay zeka öğrenciye ‘Senin uzunluk ve alan hesaplamaların iyi de, senin temel eksiğin kare kökler. Sen ona çalış’ diyor. Yani zaman kaybettirmiyor. Çocuğun temel sorununu tespit edip, direkt eksik olduğu noktaya yönlendiriyor. Özellikle sınava hazırlanan 8. Ve 12. sınıftaki öğrencilerimizin platformdaki bu yapay zekadan faydalandığına dair geri bildirimler alıyoruz. Platform üzerinden LGS ve YKS’ye hazırlanan öğrencilerimize Türkiye geneli’nde deneme sınavları da yapıyoruz.

-Öğrencileriniz bu sisteme girip kendi kendine mi çalışıyor? Öğretmenleriniz bu işin neresinde?

Metodbox’ın içeriğini oluştururken de, çocuklarımızla bu süreci yönetirken de başrol yine öğretmenlerimizin. Öğrencileriyle sürekli iletişim halindeler. Uzaktan eğitimi yakından takip diyoruz. Müfredata göre ders programı ve içeriklerini öğretmenlerimiz hazırlıyor, online dersler ile canlı olarak öğrencilerinin Metodbox platformu ile öğrendiği tüm içerikleri tekrar ediyor, pekiştiriyor ve herhangi bir öğrenme eksiği olmadan süreci yürütüyorlar.

Genel müdürlüğümüzdeki eğitimci kadrolarımız da çocuklarımızı online olarak yazarlar, oyuncularla buluşturuyor, online seminerler, konferanslar, kariyer buluşmaları düzenliyor.

Bu arada çok yakında yerli, milli, güvenli görüntülü konuşma uygulamamızı da hayata geçiriyoruz.

“YERLİ GÜVENLİ GÖRÜNTÜ KONUŞMA UYGULAMASI”

-Yalnızca Türkiye’de değil, dünyada milyonlarca öğrenci uzaktan eğitimini Zoom üzerinden gerçekleştiriyor. Böyle bir uygulamadan mı bahsediyorsunuz?

Evet, Zoom son bir ayda dünyada en çok değerini artıran markalardan biri oldu. Bizim de hali hazırda benzer bir uygulama için çalışmalarımız vardı. Bu süreçle birlikte çalışmamızı hızlandırdık. Tamamen Türk mühendislerimiz, yazılımcılarımız, yerli, milli, güvenli bir görüntülü konuşma sistemi geliştirdi. Şu anda test aşamasında. Öğrencilerimiz, öğretmenleriyle, Metodbox’ın içinden yani tabletlerine, telefonlarına başka bir uygulama yüklemelerine gerek kalmadan bir araya gelecek. Tıpkı okullarındaki sınıfları gibi, Metodbox’da da online sınıfları olacak.

Bu uygulamanın ismini istedik ki öğrencilerimiz, velilerimiz, öğretmenlerimiz koysun. Herkes önerilerini sundu.  İsmini Trabzon’daki bir öğrencimiz buldu. SeeMeet... Adı ingilizce ama okunuşunu biz biraz türkçeleştirip simit diyoruz. Adının ingilizce olmasının nedeni de ileride bu teknolojiyi yurt dışına ihraç etmek istememiz.

“DİJİTAL EĞİTİME 20 MİLYONLUK YATIRIM YAPTIK”

-Sözleriniz arasında, 10 yıldır bu işe yatırım yapıyoruz dediniz. Ne kadarlık bir yatırımdan bahsediyorsunuz?

Sadece son 5 yılda bu işe yaklaşık 20 Milyon TL’lik yatırım yaptık. Biz 52 yıllık bir eğitim kurumuyuz. Ve 52 yıldır eğitimden aldığımızı yalnızca eğitime harcıyoruz. Başka da hiçbir işle uğraşmıyoruz. Tek işimiz bu.

DİJİTAL EĞİTİM YETERLİ Mİ?

-Dijital eğitim yeterli mi peki sizce? Yani yüz yüze eğitimle aynı şey mi?

Tabi ki hayır. Yüz yüze eğitim başka. Uzaktan eğitim başka. Şu an yapılan en büyük hatalardan biri bu ikisini karıştırmak. Bu ikisi birbiriyle kıyaslanamayacak kadar farklı.

Okullar eğitim ve öğretim yuvasıdır deriz hep değil mi? Öğretim nedir? Bakanlığın belirlediği müfredatı planlı, programlı öğretmektir. Ben uzaktan eğitim sürecinde bunu, yani öğretimi verimli ve başarılı bir şekilde yaptığımızı söylüyorum.

Eğitim ise başka şey. Eğitim, bireyin doğduğu anda başlar; aile, okul ve çevre etkileşimiyle yaşam boyu sürer. Eğitim, hem çocuğu yaşama hazırlarken hem de onun her yönüyle gelişmesini sağlar. Bu gelişim en çok sosyal etkileşimler sonucu oluşur. Bu nedenle çocuğun okul ortamında olması,arkadaşlarıyla,öğretmenleriyle birarada edineceği deneyimin yeri başkadır. İnsan sosyal bir varlık ve buna ihtiyaç var. Hani bazen şaşırırız. “Yahu çocuk üniversite sınavında derece yaptı. Ama iki çift lafı bir araya getiremiyor. Kendi yaptığı işi bile anlatmakta zorluk çekiyor” deriz… İşte eğitimle öğretimi bir tutamayacağınız gibi birbirinden ayıramayacağınızı da en güzel o örnekler gösteriyor bize.

Tüm velilere şunu da söylemek isterim. Sağlığımızdan daha önemli hiçbir şey yok. İçleri ferah olsun. Sağlığımız yerinde olduktan sonra çocuklarımız eğitimden, öğretimden geri kalmaz. Her şey bitecek. Ve biz yine okullarımızda buluşacağız.

Kurt sürüsünün ortasında kaldı, canını böyle kurtardıBatman’ın Gercüş ilçesinde kurt sürüsünün ortasında kalan tavşan, ölümden kıl payı kurtuldu. O anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber