Birileri ÖSYM’ye koronayı hatırlatmalı!

MEB, yeni yıla kadar, yüz yüze her türlü eğitim faaliyetini durdurdu.

YÖK daha esnek davrandı, topu üniversitelere attı. Genelinde, hibrit eğitim söz konusu!

ÖSYM ise Ali kıran baş kesen olmaya devam ediyor.

Sanki bütün dünya ve özellikle de ülkemizde hiç korona vakası yaşanmıyor gibi, yoluna, dün nasılsa, bugün de öyle devam ediyor!

Ne virüs umurunda ne de gençlerimiz.

Ne sınavları yüz yüze yapmaktan vazgeçiyor ne de aldığı katı kuralları pandemi koşullarını göz önünde bulundurarak yumuşatıyor.

Örneğin, sınava girerken hâlâ cebinizde araba anahtarı bulunduramazsınız!..

Ateş olsa ne olur, cürmü kadar yer yakar demeyin. Yılda 10 milyon kişiyi sınavdan geçiriyor!..

Biri onlara dur demeli!

Avrupa’da korona salgınında ikinci dalgaya geçişte turistlerin etkisi olduğu araştırmayla ortaya konuldu.

Peki bizde? Turistlerin etkisi ne kadar bilinmez ama sınavların öyle ya da böyle bir etkisinin olduğu kesin!

Önümüzdeki haftalarda önemli sınavlar var. Bunlardan biri de ALES ve işte adayların yaşadığı onca tedirginlikten sadece biri:

“Bildiğiniz gibi ülkemizde sıklıkla merkezi sınavlar yapılmaktadır. Önümüzdeki hafta sonu (06/12/2020) ALES yapılacak.

Sınav saati 10.15 ve binalara son giriş saati 10.00 olarak belirlenmiş.

Bu saat sokağa çıkma kısıtlamasının bittiği zamana denk gelmekte.

Bu sınav en az lisans mezunu kişilerin gireceği bir sınav.

Hem mecbur olmadıkça sokağa çıkmayın demek hem de sınava yanınızda araç anahtarı sokamazsınız demek her sınava giren kişi için bir kişinin daha dışarı çıkması demektir.

Zamanında bazı kötü niyetli kişilerin soruların güvenliğini sağlamamasının cezasını, o zamandan bu yana sınava girenler çekmekte.

Bu konu kolaylıkla çözülebilecek bir şey olmasına karşılık yasaklama kolaya gelen bir çözüm.

Yasağın kaldırılması ise daha kolaydır. Köşenizde buna yer verip sürece olumlu katkı vereceğinizi umuyorum.”

Derebeylik gibi

Eskiden derebeylik ne ise ÖSYM de o.

Dediğim dedikçi ve işin ilginç yanı hiç kimse kendine hesap sormuyor, soramıyor!

YÖK Başkanı Saraç ÖSYM’yi YÖK’ten kopartıp özerk hale getirdiği için hâlâ mutlu mu bilemiyorum ama birileri yaptıklarını ve keyfiyetlerini mutlaka sorgulamalı!

ÖSYM’yi 70’li yıllarda rahmetli Altan Günalp kurmuştu ve o dönemde, sadece ülkemizin değil, dünyanın en güvenilir ve itibarlı kurumları sıralamasında hep en tepelerde yer alırdı!

Yükseköğretim kurumlarına geçişte ölçme, seçme ve yerleştirme yapmak amacıyla kurulan Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), zamanla, devlet sınav merkezi haline geldi ve YDS, ALES, DGS, TUS, EUS, YDUS, YKS, KPSS gibi sınavları da uygulamaya başladı.

O yetmedi, Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Sayıştay Başkanlığı gibi kurumların talepleri doğrultusunda yeni sınavlar yapmaya başladı.

Yılda 10 milyon adayı sınavdan geçiriyor ve büyük paralar kazanıyor. Yaptığı yanlışlar ise maalesef buradan Çin’e yol olur!..

Özetin özeti: Dünya genelinde, ÖSYM dışında, hiçbir hükümet ya da kurum yoktur ki koronayı ciddiye alıp, ona göre yeni yaptırımlar getirmesin ama onun umurunda bile değil!..