Abbas Güçlü

Abbas Güçlü

aguclu@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

8 yıllık kesintisiz eğitim sistemi gibi 4+4+4 de tutmadı.

Onlarca yıllık gelenekten sonra ne 4 yıllık ilkokula ne de 4 yıllık liseye alışamadık.

Bu yüzden, uzun ömürlü olmasını beklemek de hayalcilik olur.

Twitter üzerinde yaptığımız ankette bu modeli benimseyenlerin oranının sadece yüzde 7’de kalması da bunun en açık göstergesi.

Peki, yerine nasıl bir model gelmeli?

İşte bu konuya ciddi anlamda kafa yormak gerekiyor.

Kafa karışıklığı yaratan bir başka önemli konu ise 12 yıllık zorunlu eğitim!

Yeterince kazanımı olmadığı ya da varsa iyi anlatılamadığı için bu konuda da sıkıntılar var.

Haberin Devamı

Bu haliyle gerekliliğine inananların sayısı öylesine az ki süreyi kısaltamayacağımıza göre, kişiyi geliştirmeye yönelik yeni modellerle, bu negatif bakış açısını mutlaka değiştirmek zorundayız.

Yoksa eğitimden kopuşlar ve işsizler kervanı daha da artacak!

Yeni model, mutlaka ve mutlaka bireysel ilgi, yetenek, beceri ve kişisel beklentileri de ciddiye almalı. Akademik anlamda ilerlemek isteyenlere olduğu gibi hayata erken atılmak isteyenlere ya da atılmak zorunda kalanlara da istekleri doğrultusunda her türlü destek sağlamalıdır.

Tıpkı dershane desteği gibi!..

Günde 500 test çözen öğrencilerin, pandemi döneminde, iki yumurta kırıp karınlarını doyuramadıklarını çok gördük... Yine aynı şekilde üniversiteye giremeyen ya da girip de mezun olanların, iş bulamadıklarında nasıl kıvrandıklarına ve meslek öğrenmek için ne kadar geç kaldıklarına da çok şahit olduk.

İşte bu nedenle, dünden bugüne gerçekleşen tüm sistem değişikliklerini de içine alan kapsamlı bir analiz yapılmalı ve geleceğe yönelik yeni model arayışı içine girilmelidir.

Hata yapılmaz mı, elbette yapılır.

Kötü olan o değil, hatada ısrarcı olmaktır ve  hatadan dönmek de bir erdemdir...

Yeni model, şimdiki gibi sınav ve diploma odaklı olmamalı, kişinin hayata tutunmasına olanak sağlamalıdır.

Mesleki eğitimde de öncelik üniversite değil kazandırılacak yetkinler olmalıdır.

En önemlisi de meslek yelpazesi, günümüz ve özellikle de geleceğe yönelik olarak hızla güncellenmeli ve istihdam odaklı hale getirilmelidir.

Haberin Devamı

Düzenlemenin özü de sınavlar ve diploma değil, yaşam için eğitim olmalıdır.

Dünyanın hiçbir yerinde, okula başlayan her çocuk üniversiteye yönlendirilmiyor. Gidenlerin oranı, dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile yüzde 30, 35 civarında. Kaldı ki çok daha az olanlar da var.

Bu noktada önemli olan doğru insan gücü planlaması, istihdam ve kişiye özgü eğitim modelleri olmalı, amaç da diploma değil, kişiyi mutlu edecek bir meslek ve o alanda bulacağı bir iş, emeğinin karşılığını alacağı adil bir kaz anç ve yaşam kalitesi olmalıdır...

Üniversite hayali kurdurup ortada kalan 18, 20 yaşındaki bir gence “Hadi git meslek öğren” demek, hem geç kalmış bir söylem hem de uygulanabilirliği olmayan  nasihat olmanın ötesine geçemez...

Yine aynı şekilde çocukluğunu ve gençliğini sınavlar ve diploma için harcayan bir üniversite mezununa da “Kusura bakma iş yok” deme lüksümüz olmamalı.

Bu noktaya hep birlikte geldik. Çözümü de yine hep birlikte bulmalıyız.

Haberin Devamı

Sınavlar için harcadığımız enerjiyi, zamanı, kaynakları ve en önemlisi de heyecanı, kişiye özgü doğru eğitim modelleri için harcamanın zamanı hâlâ gelmedi mi?..

Kolej ücretleri ve öğretmen maaşları

Özel öğretim kurumlarında ekonomi eğitimin önüne geçti.

Veliler ücretlere yapılan zamdan, öğretmenler maaşlarındaki düzenlemenin yetersizliğinden, okul sahipleri de çarkın artık zor döndüğünden şikâyetçi.

Durum böyle olunca da zaten tartışmalı özel okulculuk daha da tartışmalı hale geldi.

Devletin bu noktada, tüm tarafları rahatlatacak bir düzenlemeye gitmesinde sonsuz yarar var.

İş işten geçtikten sonra yani kriz patladıktan sonra yapılacak şipşak bir düzenleme yerine şimdiden bir can suyu verilse sanki çok daha iyi olur!..

Özetin özeti: Kabahatli değil sorun çözen arıyoruz. Bulduğumuzda hep birlikte onu ayakta alkışlamaya hazırız. Çok uzaklarda da aramayalım!..