Güven erozyonu, TEOG ve YGS

Hemen her kesimde müthiş bir güvensizlik var.
Dünya geneline baktığınızda da durum farklı değil.
Neredeyse hiçbir ülke bir diğerine canı gönülden güvenmiyor.
AB, NATO, Arap ya da Müslüman ülkeler ve benzeri ittifaklar da güven erozyonu yaşıyor...
Her ne kadar mümkün olmasa da, dünyadan bize ne, biz kendimize bakalım noktasına geldiğimizde ise karamsarlığımızın dozu daha da artıyor!
Fırtınada dümeni kırılmış gemi misali, bir o yana bir bu yana savrulup duruyoruz.
Birimizin doğru dediğine diğerimiz yanlış diyor, orta noktada buluşamıyoruz.
Hemen herkesin ağzından birlik çağrıları çıkarken, ilk delen yine kendimiz oluyoruz.
Ona güvenilmez, bununla yola çıkılmaz, onlardan bize hayır gelmez diye, sanki yeterince ayrışmamışız gibi daha da birbirimizden kopuyoruz.
Eskiden, en azından acılarda birleşirdik.
Şimdi onun acısı beni, benim acım da onları ilgilendirmez noktasına geldik.
Duygularımızla değil de, aklımızla mantığımızla düşündüğümüzde, bunun ne kadar yanlış olduğunu görüyoruz ama değişen bir şey olmuyor.
Bugün için en büyük sorunumuz terör gibi gözükse de, asıl daha büyük sorun, birbirimize duyduğumuz güvensizliktir.
Elbette sorunlarımız var, elbette hesap verilmesi gereken hatalar var ama şimdi başımızdaki daha büyük belalara odaklanmalıyız.
Şimdi değil de ne zaman diyenler mutlaka çıkacaktır.
Haklılar ama ne olur öncelik sıramızı doğru belirleyelim.
Aramızdaki güven erozyonunu daha da artırıp, birbirimizi yemeye devam ettiğimiz sürece, terör girdabından kurtulamayız.
Gelin önce onun üstesinden gelelim!..
TEOG açıklandı
Liselere giriş sınavı olarak bilinen TEOG sınav sonuçları dün açıklandı.
Peki ya hatalı sorular?
Bu konuda herhangi bir açıklama yok.
Muhtemelen iptal edilen soru da bulunmuyor.
Peki ya gecikmeli de olsa, yargı aksi yönde karar verirse ne olacak?
Tüm puanlama sil baştan yeniden mi yapılacak?
Hatadan dönmek bir erdemdir ama dayatmanın ya da yok saymanın bir erdem olduğunu söylemek çok zor!
MEB bakalım bunu ne zaman anlayacak!..
YGS maratonu başladı
Üniversite başvuruları başladı.
Bu yıl da iki milyonun üzerinde adayın üniversiteye başvurması bekleniyor.
Peki, çok önemli değişiklikler var mı?
Var.
Hem de fazlasıyla.
İyi fakülteleri kazanma şansı önceki yıllara göre daha da azalıyor. Çünkü baraj üstüne baraj getiriliyor.
Tıp, hukuk, mimarlık ve mühendisliklerden sonra, bu yıl eğitim fakültelerine de baraj geldi.
İlk 240 bine giremeyen eğitim fakültelerini tercih edemeyecek, öğretmen olamayacak.
Bu yılki yeniliklerden biri de açık uçlu sorular.
Kaç soru sorulacağı ve nasıl olacağı belli değil ama ilk denemesi bu yıl gerçekleşecek.
Bir başka yenilik ise katsayıların yeniden gelmesi.
Meslek lisesi mezunlarının sınavsız girişleri kaldırılıp, yerine alanlarıyla ilgili fakülteleri seçtiklerinde artı puan verilecek.
Gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz...
Başvuru süresini sakın kaçırmayın, yoksa üniversite hayalini bir yıl ertelemiş olursunuz!..
Başvuranların heveslerini köreltmek istemeyiz ama son yıllarda asıl sorun üniversiteye girmek değil, mezun olduktan sonra iş bulabilmek.
Şu anda işsizler sıralamasının en tepesinde onlar yer alıyor...
Onca mücadelenin, özverinin ve masrafın karşılığı işsizlik olmamalıydı!..
Özetin özeti: Her şey öyle karmakarışık hale geldi ki doğru olan ne, o konuda bile şüphelerimiz var!..