Abbas Güçlü

Abbas Güçlü

aguclu@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Heba olan zenginliğimiz diye üstün yetenekli çocuk ve alilerinin yaşadığı sıkıntıları dile getirmiştim. Mail yağdı. Meğerse aynı sorunları yaşayan on binlerce veli ve öğrenci varmış...
Peki asıl konuşması gerekenler arayıp, soruyorlar mı? Örneğin çocukları kapı önüne koyan okul yöneticileri, örneğin MEB, örneğin üniversiteler?..
Onlar ne zaman hangi sorunu ciddiye alıp, üzerine gittiler ki bu konunun üzerine de gitsinler!..
Ama beni en çok üzen, yaşanan onca sıkıntıyı görmezden gelen önyargılılar oldu!

Biz de okuldan atıldık
İsterseniz gelin önce anne-babaların yakınmalarına göz atalım:
“99 doğumlu bir oğlumuz var. 6 yaşında anaokuluna yazdırdık. Aynı sizin yazınızda belirttiğiniz olayları yaşadık.Yazınızı okurken 2005 yılı eylül-ekim aylarını hatırladım hemen.
2004/2006 yılları arasında bu alanda psikolog, psikiyatrist, çocuk psikiyatrisi olmak üzre gerekli bütün uzmanların yardımını aldık. Dolayısıyla bu konuda uzman kişilerin yönlendirmesiyle hareket ettik. Oğlumuza üstün zeka ve Asperger Sendromu tanısı konuldu.
2006’da normal okul çağı geldi. Oğlumuz ilçemizde bulunan her iki özel okuldan da birer hafta ara ile cebren kovuldu. Gerekçe çok basit:
Diğer veliler ile karşı karşıya gelmek istemiyoruz.
Oğlumuz şu anda bir devlet okulu 8. sınıfta. Öğretmenlerinin ifadesi aynen şu şekilde:
‘Ç., eğer elinden tutulup gerekli eğitim verilirse hem okulunun hem ailesinin yüzünü güldürecek bir çocuk.’
Oğlumuzun çok iyi bir yerde eğitim görmesi gerekiyor. Hem de geç kalmadan.”

Ortada kaldık
“Aynı tarz sıkıntıyı, çok değil daha birkaç hafta evvel biz de yaşadık.
4 yaşındaki oğlumu kreşe kayıt ettirdim ve daha 3. gün yetkililer beni kreşe davet etti.
Karşıma kreş müdürü, sınıf öğretmeni ve görevli pedagog geçip sizin oğlunuzu bu okulda istemiyoruz ve kaydını siliyoruz deyip elime evrakları tutuşturdular.
Gerekçesini sorduğumda, oğlunuz henüz 4 yaşında ama kendi yaş grubunun çok önünde gidiyor ve bizim kendi mevcut öğrencilerimizi çok fazla bozuyor gibi saçma bir açıklama yaptılar.
Oğlunuzun IQ seviyesi olarak yaş grubunun çok önünde ve siz oğlunuza farklı bir okul bulun deyip bizi resmen kovdular.
Bana gelecekle ilgili ne bir öneri ve ne de bir alternatif sunmadıkları gibi gitmiş olduğum aynı bölgedeki başka bir kreş yetkilisi arayınca da kesinlikle almayın, diğer çocuklar sıkıntı yaşar diyerek kayıt yapmamızı engellediler...”

Sorun kimde?
“Yazınızı, içim acıyarak okudum, zira aynı şey bizim de başımıza geldi.
4 yaşındaki oğlumuz, özel bir okulun ana sınıfına başlamak için adına ‘gözlem’ denilen yarım saatlik bir sınava tabi tutuldu.
2 gün sonra okula çağırıldık ve oğlumuzun, o okula uygun olmadığı söylendi.
Eşim ve ben çok iyi okullarda okumuş, mastır derecesi olan, Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde üst düzey yöneticilik yapan kişileriz.
Nasıl bir şok yaşadığımızı tahmin edemezsiniz.
Mecburen başka bir özel okula gittik, onlarda yarım saat görüşüp oğlumuzu ana sınıfına kayıt ettiler. Esas olaylar bundan sonra başladı.
2 hafta geçmeden okuldan telefonlar yağmaya başladı, oğlunuzun psikolojik desteğe ihtiyacı var, sınıf arkadaşları ile geçinemiyor, öğretmenlerini dinlemiyor, sınıftan kaçıyor, hatta sırasına ayağı ile vuruyor bile dediler.
Psikoloğa gittik.
Çocukta sorun olmadığı, zekasının yaşının önünde olduğu, bu yüzden sıkıldığı, daha diğer çocuklar anlatılanı anlamaya çalışırken bizimkinin çoktan ezberlediği ortaya çıktı.
Sonuç olarak 2 aylık sürecin sonunda (okulun verdiği boş sınıfta oturma cezalarına rağmen) bir gün bize çocuğun sınıf düzenini bozduğu, başka bir okula gitmesinin daha yararlı olacağı söylendi.
Yani 4 yaşındaki süper sevgi dolu ve süper akıllı oğlumuzla okullara kabul edilmiyor veya atılıyorduk. Tabii hemen kaydını aldık, daha sonra öğrendik ki sınıf öğretmeni diğer velilere ‘Bu çocuk çok zor, başa çıkamıyorum, nasıl okula kabul ettiler anlamıyorum’ diye dert yanıyormuş.
Yaşadığımız travmayı size anlatamam.”

Farklı bir bakış açısı
“Keşke diğer aileler ile ilgili bir empati yapıp yazsaydınız. Aşırı şımartılmış çocuk profillerinin, diğer öğrencileri nasıl olumsuz etkilediğini, siz daha iyi bilirsiniz. Aşırı özgüven sahibi modern aile tiplerini, okul gibi sosyal eğitim alanlarında oldukça sık görürüz.
Başına buyruk bir ailenin, ben merkezli düşüncesi gibi geldi bana size şikayette bulunan aile. Aşırı zekanın 5.5 yaşında belli olmayacağı herkesçe bilinir. Bu da ailenin kendini savunma yolu galiba. Bence aile kendini gözden geçirmelidir.”
Özetin özeti: En hayati konularda bile önyargılardan kurtulup ortak akla ulaşamıyoruz. Çocuklar söz konusu olduğunda bile!..