Abbas Güçlü

Abbas Güçlü

aguclu@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Olmayana, yapılmayana kızarız. 

Peki, yapılmayanı yapanı takdir eder, destekler miyiz? 

Keşke gönül rahatlığıyla evet diyebilseydik. 

Türkçe konusunda çok büyük sıkıntılarımız vardı, MEB Türkçe sınıf geçme notunu 70’e yükseltti. O da yetmedi Türkçe’den kalan sınıfta kalır denildi. 

İyi güzel de Türkçe herhangi bir ders değil. Dayatmayla geliştirilmez tam aksine antipati yaratır. 

Doğru olan onu bir sevda haline getirmek ve bu yöndeki çabaları, maddi ve manevi olarak sonunda kadar desteklemektir. 

Bu noktaya geldiğimizi söylemek ise abartılı olur. 

Haberin Devamı

Alkış yerine köstek  

Malatya Kernek Anadolu Lisesi Müdürü Orhan Tuğrulca’dan içimizi cız ettiren bir mektup geldi. 

Bir önceki yazımda, çocuklara yönelik kaç kitap yayınlandığını sormuştum, o da yaptıklarını ve yaşadıklarını yazmış. İlki bana yazdığı ön yazı, diğeri de amirlerine ve Malatyalı hemşehrilerine gönderdiği mektup: 

“Size iki belge atıyorum, biri basın açıklaması diğeri kitap imza günü afişi. 

Bu iki belgeyi aynı zamanda davetiye olarak başta zamanın Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer olmak üzere Malatya Valisi, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediye başkanları, il milli eğitim müdürü, ilçe milli eğitim müdürlerine bizzat kendim bıraktım. Malatya AVM’de gerçekleştirdiğimiz bu imza gününe bir tek ilgili gelip öğretmen ve öğrencilerimizi tebrik etmedi. Hadi Bakan Bey, Vali Bey ve Belediye başkanlarının çok işleri vardı! Peki ya bizim Milli Eğitim çevresi?..” 

Öğrenci ve öğretmen yazarlar 

“Değerli Malatyalı hemşehrilerimiz, 

Öğrencilerimizin eserlerinden oluşan ‘Nasılsınız’ ve ‘Edebiname’ adlı kitaplar ile öğretmenlerimizin eserlerinden oluşan ‘Bulutların Üstünde (Erdal Bulut)’ ve ’Karakaya’nın Kuşları (Mustafa Çoban)’ adlı kitaplarımız KAL Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluşuyor. Son dört kitapla birlikte yayın hayatımıza sekiz adet kitap kazandıran öğrenci ve öğretmenlerimizi kutlar, siz değerli hemşehrilerimizi imza gününde yanımızda görmek istiyoruz. 

Şiir, hikâye, deneme ve araştırma nitelikli bu yeni kitaplarımızın yeni ufuklara yol açmasını temenni ediyoruz. 

Haberin Devamı

Kernek Anadolu Lisesi akademik başarısını geliştirmekle kalmayıp üreten okul anlayışıyla hareket ederek kitap ve yazarlık konusunda her geçen gün bir adım daha ileri gitmekte kararlıdır. 

Bu bağlamda yayıncılığı daha profesyonel bir aşamaya taşımak için 2017 yılında kurduğu KAL Yayınları ile sadece öğrencilerinin birikimlerini değil öğretmenlerin de birikimlerini dikkate alarak yelpazesini genişletmiştir. 

Tek derdimiz eli kalem tutan öğrenci ve öğretmenlerimizin emeklerini kitaplaştırmak suretiyle gelecek kuşaklara anlamlı bir tecrübe bırakmaktır. 

Gururla ifade edelim ki Türkiye’de ilk defa bir okul ölçeğinde bu sayıda kitap basılmış olması eğitim sisteminde önemli bir farkındalık oluşturacaktır. 

Dijital dünyanın çocuk ve gençlerimizi neredeyse esir aldığı, en verimli çağlarında tüm yeteneklerini çaldığı bir zamanda öğretmenlerimizin liderliğinde gerçekleştirdiğimiz bu yetenek avcılığının çok ama çok değerli olduğunun farkındayız. 

Şimdilik çok kaliteli yazılar çıkmayabilir. Ancak unutulmaması gerekir ki büyük yazarların birçoğu okul yıllarında yazdıkları mütevazı ürünlerle başlamışlardır. 

Haberin Devamı

Biz öğrencilerimize güveniyoruz. İleride bu ülkenin kültürel atmosferine anlamlı katkılar sağlayacaklarına inanıyoruz. 

6 Şubat 2023 tarihinde bölgemizde yaşanan ve üzerimize adeta bir kâbus gibi çöken deprem travmasını bir an önce üzerimizden atmak ve hayata yeniden tutunmak için öğretmen ve öğrencilerimizin eserlerinden oluşan kitap tanıtım ve imza gününde sizleri aramızda görmekten onur duyacağız. 

Selam ve saygılarımızla… 

KAL Yayınları Adına Kernek Anadolu Lisesi Müdürü Orhan Tuğrulca” Hocamızı, öğretmen ve öğrencilerimizi canı gönülden kutluyoruz. Yılmadan yola devam etmelerini diliyoruz. O alkış günün birinde mutlaka her şekilde gelecektir!.. 

Fazlası gerek 

Türkçe konusunda samimi ve kararlıysak, farklı arayışlar içerisine girmeliyiz. 

Örneğin, sınavlarda daha yüksek puan nasıl alınır yerine biraz da şu tür sorulara kafa yarmalıyız: 

Çocuklarımıza kitabı yeniden nasıl sevdirebiliriz? 

Kitap okumayı sürdürülebilir hale nasıl getirebiliriz? 

Dijital bağımlılıktan nasıl kurtulabiliriz? 

Yazma alışkanlığını nasıl kazandırabiliriz? 

Sınav dayatmasından kurtarıp, düşünce ve hayal dünyalarını 4-5 seçeneğin ötesine nasıl geçirebiliriz? 

Armağanlar sırasının en tepesine kitapları yeniden nasıl çıkarabiliriz?.. 

Özetin özeti: Yapacak çok iş var ama önce yapılanları görmek gerekmez mi?..